Kategoriler
haber

Margot Robbie ve Christian Bale Aynı Filmde

David O. Russell, yeni filminde yine favori oyuncusu Jennifer Lawrence’a yer vermesi beklenirken Margot Robbie ile anlaştı. Filmle ilgili henüz kısıtlı bilgilerimiz şöyle:

-Filmin ismi ve konusu henüz belli değil.
-David O. Russell, yıllar sonra ilk kez bir roman uyarlaması veya gerçek bir hikaye üzerine film çekmiyor. Orijinal öyküyü kendisi yazacak.
-Margot Robbie bu filmde Christian Bale ile çalışacak.

Kategoriler
haber

Robert De Niro, Rockefeller’ı Oynayacak

David O. Russell’ın ünlü ve sabık zengin John D. Rockefeller’ın hayatını anlatacağı filmde, daha önce birlikte çalıştığı bir isme başrolü verdiği söyleniyor. Bugün Robert De Niro’nun baş rolü oynayacağı iddiaları güçlü bir şekilde dile getirildi.

Rockefeller’ın zengin olma ve yaşlılığının ilk dönemini anlatacak filmin senaryosu Charles Randolph tarafından yazıldı… De Niro’nun bu yıl Scorsese ile çekeceği filmin ardından bu projede yer alacağı konuşuluyor.

Kategoriler
haber

The Weinstein Company İflas Etti, Yeni Film ve Dizilerinin Geleceği Belirsiz

Harvey ve Bob Weinstein kardeşlerin kurdukları, özellikle ödül sezonunda yıllarca adından söz ettiren The Weinstein Company‘nin mali durumu son birkaç yılda kötüleşmişti. Her yıl borçları daha da artan, filmleri de gişede batan TWC’ye ölümcül darbeyi Harvey Weinstein’ın taciz-tecavüz skandalları vurdu. Ekim ayında Weinstein’ın kirli çamaşırları ortalığa serilince Bob kardeşi Harvey’i şirketten kovup şirketi rayına oturtmaya çalıştı ama başaramadı. 400 milyon dolardan fazla borcu olan şirketi başkalarına satmaya çalıştı Bob ama açılan kamu davasıyla bunun önüne geçildi. Geriye de iflası açıklamaktan başka bir seçenek kalmadı. Bu hafta TWC iflas ettiğini duyurdu. Bundan sonrası mahkemeye kaldı. TWC’nin sahip olduğu her şey satılıp alacaklılara dağıtılacak. Bir yandan iflas süreci devam ederken diğer yandan Harvey’nin taciz/tecavüz soruşturmaları da devam ediyor. Pek çok kişi, Harvey’i mahkemeye vermişti. Lakin bu iflas açıklaması, kurbanların aleyhine olmuş deniyor. Zira davaları kazansalar bile şirket iflas ettiği ve öncül alacaklılar bankalar olduğu için Harvey’nin taciz ettiği kadınlar paralarını şirketten alamayabilirler.

Gelelim TWC’nin film ve dizilerine. Şirketin borçları Everest’i aşmış olmasına rağmen TWC halen yeni yapımlara imzasını atıyor, eskisi kadar olmasa da ödül sezonunda varlığını koruyabiliyordu. Geçen yıl çektirip ödül sezonu için beklettiği, Benedict Cumberbatch-Michael Shannon-Tom Holland-Nicholas Hoult’lı dönem filmi The Current War kötü eleştiriler alınca Oscar kampanyasından vazgeçilmiş, bu yıla ertelenmişti. Ama TWC’nin iflasıyla The Current War‘un geleceği belirsiz hâle geldi. Belki mahkeme sırasında hakları başka bir stüdyoya satılırsa filmi izleyebiliriz. TWC’nin araftaki diğer filmiyse Robert De Niro ve Christopher Walken’li komedi filmi The War with Grandpa. Bu filmin de geleceği belirsiz. Lakin TWC paraya ihtiyacı olduğu için filmi yapımcılarına 2.5 milyon dolara satmıştı. Dağıtımcı bulunursa film vizyona girebilir. TWC’nin Mark Wahlberg’li dizi uyarlaması The Six Billion Dollar Man‘in haklarınıysa Warner Bros. 7.2 milyon dolara satın almıştı. Bu filmin çekimlerine yakın zamanda başlanacak. Keza Rooney Mara ve Joaquin Phoenix’li Mary Magdalene‘in de hakları Focus’a satılmış, film bu ay vizyona çıkarılmıştı. Hakları satılmayan, şu an arafta olan diğer filmse The Intouchables‘ın yeniden çevrimi olan The Upside. Bryan Cranston, Kevin Hart ve Nicole Kidman’lı filmin vizyona girip giremeyeceği belli değil.

David O. Russell’ın Robert De Niro ve Julianne Moore’lu isimsiz mafya dizisi de skandal nedeniyle Amazon tarafından iptal edilmişti. Russell iki sezon-on altı bölümden oluşan bu diziyi 2017 sonbaharında çekmek istemiş ama hem skandal nedeniyle, hem de çekim öncesinde diziye çok para harcandığı için dizi iptal edilmişti. Gelelim korku filmi Polaroid‘e. Düşük bütçeli film, Bob Weinstein’ın Dimension Films etiketiyle vizyona çıkarılacaktı ama olmadı. Bu filmin de geleceği belirsiz durumda. MTV’nin Scream dizisinin üçüncü sezonu tamamlanmış, ikinci sezonun üstünden bir yıldan uzun bir süre geçmiş ama yeni sezonun yayın tarihi halen belli değil. İflas nedeniyle dizi yakın zamanda dönmeyebilir. Hotel Mumbai‘ye gelelim. Dev Patel’le Armie Hammer’ın başrollerini üstlendikleri, 2008’de Hindistan’daki Mumbai Saldırıları’nı konu alan bu filmin de vizyon tarihi belirsiz. TWC’nin programı The Project Runaway ise yeni sezonuyla devam edecekmiş. TWC’de durum böyle. Bakalım son filmlerini yıl içinde izleyebilecek miyiz.

Kategoriler
haber

Jennifer Lawrence, David O. Russell’la Tekrar Çalışmayı Planlıyor

Jennifer Lawrence geçtiğimiz hafta oyunculuğa vereceğini açıklamıştı ama ardı ardına yapılan haberlerden sonra ikinci bir açıklama yapıp ara vermeyeceğini söyleyip haberleri yalanlamış. Bugünse yeni projesini açıkladı. Lawrence senarist-yönetmen David O. Russell‘la dördüncü kez çalışmayı düşünüyor. Daha önce Silver Linings Playbook, American Hustle ve Joy filmlerinde çalışan ikilinin bu sonbaharda yeni filmlerinin çekimlerine başlayabilirler. Ama henüz filmin adı da, konusu da açıklanmadı. Lawrence bir gece Russell’ın onu arayıp olası filmle ilgili fikrinden bahsettiğini, projeyi sevdiğini söylemiş. Yani 2019 sonbaharında Russell-Lawrence ikilisi ödül sezonuna dönebilirler. Öte yandan aktrisin hazırlık aşamasındaki Burial Rites (Luca Guadagnino yönetecek), Bad Blood (Adam McKay yönetecek), Zelda (Ron Howard yönetecek) yakın zamanda çekilemeyecekler.

Kategoriler
haber

Amazon, TWC’yle İşbirliğini Sonlandırdı, David O. Rusell’ın Dizisini İptal Etti

The Weinstein Company birkaç yıldır ekonomik açıdan zor durumda. Bu ay ekonomik sorunlarına bir de markanın geleceğini tehdit eden taciz-tecavüz suçlamaları eklendi, şirketin kurucusu Harvey Weinstein pek çok kadın sinemacıya taciz, hatta tecavüzle suçlandı. Bu skandal üzerine Amazon, TWC’yle işbirliğini sonlandırma kararını aldı. TWC’yle Amazon bu yıl iki dizi hazırlıyorlardı. İlki Mad Men‘in yaratıcısı Matthew Weiner’ın kaleme alıp yönettiği, her bölümü farklı öykü ve oyunculara odaklanan antoloji dizisi The Romanoffs. Bu dizinin çekimleri devam ediyor. Dördüncü bölümün tamamlandığı açıklandı. Dizi, Amazon-TWC ortaklığının bitmesinden etkilenmeyecek, çekimlere devam edilecek.

Ama David O. Russell, Weiner kadar şanslı değil. Russell’ın çekimlerden önce 40 milyon dolar harcanan (paranın nereye harcandığı açıklanmadı) pahalı dizisi bugün iptal edildi. Dizinin başrolleri Robert De Niro, Julianne Moore, Matthias Schoenaerts’e teslim edilmişti. Dizi iki sezon-16 bölümden oluşacak, mafyaya odaklanacaktı. Çekimlereyse The Irishman’den sonra, bu kış başlanması planlanıyordu. Russell’la De Niro dizinin iptaline saygı duyduklarını belirttiler. Yani Russell diziyi başka bir kanalda yayınlamaya çalışmayacak. Öte yandan TWC’nin bu iki yapım için Amazon’a tek bir kuruş ödemediği de belirtildi. TWC’nin kötü eleştiriler alan filmi The Current War‘u taciz skandalı nedeniyle 2018’e ertelediğini de habere ekleyeyim. Filme Oscar kampanyası yapılmayacak.

Kategoriler
haber

David O. Russell’ın De Niro’lu Mafya Konulu Dizisi Amazon’da Yayınlanacak

David O. Russell kariyerine bir diziyle devam edecek gibi görünüyor. Daha önce bu dizinin başrollerinin Robert De Niro ve Julianne Moore’a teslim edildiği, kanalın henüz belli olmadığı açıklanmıştı. Bugün gelen haberlere göre Russell’ın dizisini Amazon yayınlayacak. Harvey Weinstein’in şirketi TWC, Megan Ellison’ın şirketi Anapurna Pictures dizinin yapımcılığını üstlenecek. İki sezon (her sezon 8 bölümden oluşuyor) için Russell’a 160 milyon dolar bütçe verildiği de açıklandı. Russell’ın tüm bölümlerini yazıp yöneteceği bu dizinin konusu açıklanmadı. Diziyle ilgili bildiğimiz tek şey bir mafyaya odaklanılacağı. Çekimlere ne zaman başlanacağı da açıklanmadı.

Kategoriler
haber

David O. Russell’dan Robert De Niro ve Julianne Moore’lu Bir Dizi

Arka arkaya çektiği filmlerle Oscar kovalayan ama ödülü kazanamayan David O. Russell kariyerine bir mini diziyle devam edecek. Gelen haberlere göre Russell bu mini dizisinin başrolünü sıkça çalıştığı Robert De Niro’ya ve ilk kez çalışacağı Julianne Moore’a pasladı. Dizinin adı, kaç bölümden oluşacağı, hangi kanalda yayınlanacağı ve konusu açıklanmadı. Beklenen reytingleri elde ederse Fargo gibi farklı bir kadroyla dizinin devam ettirileceği söyleniyor. Kesinleşmemiş haberlere göre dizi suç/polisiye türünde olacak ve ’90’larda geçecek.

Kategoriler
izlenim

Joy: Amerikan Rüyasının Süpürülüşü

Son yıllarda Hollywood’un ödül sezonlarında adı anılmaya başlayan David O. Russell, yeni filmi “Joy” ile yine ödül listerilerinde adını duyurmaya başladı. Çeşitli eleştirmen birlikleri tarafından listelerde yer bulsa da, filmin en çok öne çıkan kısmı Jennifer Lawrence’ın oyunculuğu oldu. Hatta son anda görmezden gelinmezse, ödül alamasa da adaylığı yüksek oranlı isimlerden biri olarak dikkat çekiyor.

Peki Joy genel çevreler tarafından beğenildi mi? Sektör bakımından kabul görse de, film yaptığı kritik hatalarla çoğunlukla eleştirilmeye başlandı. Bunların en başında filmin en büyük eksisi olarak savruk kurgusu öne çıkıyor. Öylesine dikkat dağıtıcı bir anlatımla başlıyor ki Joy, daha sonradan kendini toparlayan kurgu bir türlü rayına oturamıyor. Buna ek olarak senaryosundaki yenilik barındırmayan unsurlar, izleyici bakımından düz bir filme dönüşmesine neden oluyor.

Filmin konusunun bir nevi viledanın öncüsü süpürgenin mucidinin hikâyesi olması, ister istemez pazarlama sektörünün gelişiminin de filmin konusuna dahil olmasına neden oluyor. Bu bağlamda kendince Joy adlı karaktere yoğunlaşmak isteyen film, travmatik bir mizah anlayışının içinde hayatta kalmaya çalışıyor.

Amerikan banliyö hayatının elverişsizlikleri ile David O. Russell filmlerinde çokça rastladığımız antipatik karakterlerin de dahil olmasıyla son derece depresif bir filmin içinde kendimizi buluyoruz. Film cinnetin sınırlarında  çok ince bir mizah anlayışıyla ilerlerken adeta bir kâbusu andırıyor. Özellikle bir formülün parçası olduğunu bildiğimiz abartılı karakterlerini bir kenara bırakırsak; Joy karakteri olabildiğince normal olmayı başararak yer yer samimi bir havaya bürünen filmin ayakta kalan en temel direği olarak öne çıkıyor.

Russell sinemasında gizli cevher yan karakterlere rastlamamız olası olduğundan, bu filmde de bu tip bir karakterin varlığı bana kalırsa ödül listelerinde geçmese de, filminönemli kozlarından biri denilebilir. Virginia Madsen’in canlandırdığı anne karakteri, yatağından zar zor çıkan arızalı özellikleriyle filmin keşfedilmeye bekleyen noktalarından biri denilebilir. Bu karakterin sürekli izlediği pembe dizilerin içinde Joy’un yaşantısından izler bulmak, aniden patlak veren tartışmaların merkezine yerleşmesi akla gelen anektotlardan sadece bazıları olarak nitelendirilebilir.

Amerikan rüyâsının kabusa dönüşmesine çokça rastladığımızdan, bu filmde de rastlamamız büyük bir yenilik sayılmayabilir. Ancak pazarlama mantığıyla insanların ne kadar kolay sömürelebileceğini anlatan film, Amerikan toplumunun küçük bir tahlilini yaparken, toplum eleştirisi yapmayı unutmuyor. Bu bağlamda yer yer “Revolutionary Road” ile akrabalık bağları içeriyor. Mükemmel gözüken Amerikan aile yapısının aslında kendi içlerinde çok ince iplerle bağlı olmasından kaynaklı olarak dağılmaya müsait oluşu, filmin sırtını yasladığı etmenlerin başında geliyor.

screen-shot-2015-07-15-at-10-41-30-am

Ancak senaryonun gedikleri çok kolay su aldığından, batmaya müsait bir gemiyi andırıyor. Buna rağmen iyi oyunculukları ve sürükleyici anlatımıyla, şablon filmi olmasıyla Russell filmografisinde orta sıralarda kendine yer edinmeyi başarıyor. Hatta yönetmenin önceki filmleri The Fighter, American Hustle ve Silver Linnings Playbook ile kesişen noktalarını da hesaba kattığımızda, Russell’ın rotasyon yaparak bu filmleri evirip çevirip izleyiciye sunduğu gerçeğini de görmezden gelemiyoruz.

Sonuç olarak sorunlarına rağmen seyir keyfi yerinde bir film Joy… Yer yer yaptığı tespitlerle ve American Hustle’a göre daha samimi yapısıyla ortalama bir filmle karşı karşıyayız. Joy, yönetmenin filmografisinde önceki filmlerden biri olsaydı, belki de bu kadar eleştirilmeyecekti. Ancak önceki filmler referans alındığında önümüze gelen tek bir gerçek var: Bu da David O. Russell’ın sinemasını yenileme zamanının geldiği gerçeği denilebilir. Belki de Bradley Cooper ve Jennifer Lawrence ikilisini bir süre yan yana getirmemesi ve yeni oyuncularla çalışması kariyeri adına daha yararlı olacaktır.

Kategoriler
haber

Jennifer Lawrence, De Niro’nun Annesini Oynayabilir

Jennifer Lawrence bu hafta katıldığı bir sohbet programında David O. Russell’ın yeni filmini yazmaya başladığını açıkladı. İşin ilginç tarafıysa Lawrence’ın bu filmde Robert De Niro’nun annesini oynayacak oluşu. Aktris şunları söyledi: “David şu sıralar bir şeyler yazıyor. Şimdilik planımız De Niro’nun annesini oynamam. Kimileri rol için genç olduğumu söylemişler David’e ama o, ‘Öyle mi? Bekleyin ve görün’ demiş”. Aktris filmle ilgili başka bir şey söylemedi. Eğer proje iptal edilmezse Russell bir biofilmle daha karşımıza çıkacak demektir. Bakalım filmi resmi olarak ne zaman duyurulacak. Russell’ın bu filmden önce kitap sektörüyle ilgili bir belgesel çekeceğini de belirtelim.

Kategoriler
haber

Fragman Analizi: Dixieland (Hank Bedford)

Tribeca’da büyük övgüler alan Dixieland normal gösterimine hazırlanıyor.

-Dixieland’in yönetmeni David O. Russell, Bennett Miller ve Tarsem Singh’in yönetmen yardımcılığını yapmış Hank Bedford… Fragmanda bu üç yönetmenin etkilerini de görmek mümkün. Özellikle “kara” sayılabilecek öykünün ışık seçimleri dikkat çekici…

-Leftovers’tan tanıdığımız Chris Zylka ve “Mad Max: Fury Road”da dikkatimizi çeken Riley Keough filmin başrolleri. İki oyuncu da önceki film ve dizilerde “daha fazlasını başarabilirler” hissini veriyordu. Eleştirmenler başrol performanslarına da tam not verdiler. “Breaking Bad”den tanıdığımız RJ Mitte ile Brad Carter, Steve Earle ve güreşçi Mick Foley diğer rollerde karşımıza çıkacak. Filmde Faith Hill’in de önemli bir rolü var…

-Amerika’nın fakir, karanlık yüzüyle ilgili pek açık ve dürüst filme rastlamak mümkün değil. Dixieland, fragmanıyla umut verdi.

Kategoriler
haber

Hollywood’dan Son Haberler

THE RAID: “Expendables 3″yi yöneten Patrick Hughes’ün yöneteceği, en son “Captain America: The Winter Soldier”da HYDRA askeri rolünde izlediğimiz Frank Grillo’nun başrolünü üstleneceği açıklanan “The Raid” yeniden çevrimine bir isim daha dahil edildi: Taylor Kitsch. Aksiyon filmlerinde sıkça yer alan Kitsch’in adının True Detective dizisiyle de anıldığını, iki yapımın da çekimleri çakışacağından aktörün bir yapımı tercih etmek zorunda kalabileceğini belirtmek gerek. Belki de Kitsch iki yapımın da çekimlerine aynı anda devam edebilir zor olsa da. Film; mafya babasının yönettiği suçlularla dolan büyük bir binaya girip mafya babasını tutuklamaya çalışan bir grup polise odaklanacak. Çekimlere ocakta başlanacak.
lily
PRIDE AND PREJUDICE AND ZOMBIES: David O. Russell’ın senaryosuna katkıda bulunduğu bu filmin yıllardır çekilmeye çalışıldığını belirtelim. Natalie Portman’ın yapımcılığını üstleneceği bu zombi/dönem filmi komedisini Burr Steers yönetecek. Başroller de belli oldu: Lily James, Sam Riley ve Bella Heathcote. Bu pek de gerekli olmayan uyarlamanın çekimlerine sonbaharda başlanacak.

THE LAST WITCH HUNTER: Vin Diesel, “Game of Thrones”da rol alan Rose Leslie ve Michael Caine’in başrollerini üstleneceği bu filme Elijah Wood da dahil edildi. Fantastik/aksiyon türündeki bu film, cadı avcısı bir adama (Diesel) ve bu adamın bir dişi cadıyla (Leslie) ortak olup cadıların toplantısının önüne geçmeye çalışmasını konu alacak. Çekimlere bu ay başlanacak.

CRIMINAL: İki usta oyuncuyu, Gary Oldman ile Tommy Lee Jones’u Kevin Costner’la buluşturan “Criminal”ın kadrosuna onlardan daha genç bir isim daha katıldı: Ryan Reynolds. Bu dört aktörün başrollerini üstleneceği bu filmi “Iceman” ile dikkatleri çeken Ariel Vromen yönetecek. Film klişe bir öykü anlatacak bize: CIA’dan bir ajan, şeytani bir planı uygulamaya koymaya hazırlanan bir çeteyi çökertmek için “köstebek” olarak bu çeteye dahil olur, olaylar gelişir.

Kategoriler
haber

David O. Russell’ın Filmi David Mackenzie’ye Teslim Edildi

Aralık ayında “American Hustle” ile sinemaseverlerin karşısına çıkan David O. Russell bir kaç sene önce Warner Bros.’un “The Mission”ını perdeye taşıyacağını açıklamıştı. Filmin başrolü ve yapımcılığı da Brad Pitt’e teslim edilmişti. Lakin daha sonra Russell “The Silver Linings Playbook” ile, Pitt ise “World War Z” ile meşgul olduklarından bir türlü “The Mission” hayata geçirilmedi. Aradan geçen üç senenin ardından Russell koltuğu Ewan McGregor-Eva Green’li “Perfect Sense” ile dikkatleri çeken adaşı David Mackenzie’ye teslim etti. Pitt’in bu filmin de kadrosundan ayrıldığını belirtelim. “The Mission” Kolombiya’da on beş kişinin Marksist-Leninist bir grup tarafından rehin alınmasını ve Amerikalı askerlerce kurtarılma çabalarını anlatacak. Filmin senaryosunu “Parkland”ten Peter Landesman kaleme aldı. Senaryoya son halini ise “The Town”dan Peter Craig verdi. “The Mission” bu sene çekilecek.neil davidson / stills photographer

Kategoriler
seçki

Yönetmenlerin Müzikal Projeleri

Bu aralar hangi yönetmene mikrofon uzatılsa o yönetmen müzikal türünde bir film çekmeyi çok istediğini dile getiriyor. Stüdyolar da İngiliz yönetmen Tom Hooper’ın “Les Miserables”ının gişede sağlam bir hasılat elde etmesinden sonra bu türün hala iş yaptığını düşünmüş olacaklar ki rafa kaldırdıkları müzikal projelerini indirip çektirmeye başladılar. Bu kısa yazıda yönetmenlerin müzikal projelerine değindik.

david-o-russell

David O. Russell: Kariyerinin başından beri Amerikan aile kurumunu komik bir üslupla anlatan David O. Russell farklı türlerde filmler çekmekten hoşlanan bir yönetmen. Boks, polisiye, savaş, romantik komedi gibi türleri komediyle harmanlayan yönetmen önümüzdeki dönemlerde aynı şeyi müzikal için yapacak. Russell geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada müzikal türünde bir film çekmek istediğini, başrolde de Amy Adams’ı görmeyi çok istediğini dile getirdi. Russell danslı, şarkılı sahneler çekmekten hoşlanan biri. Özellikle son iki filmine dahil ettiği bu tür sekanslarla bunu kanıtlıyor. Dolayısıyla önümüzdeki yıllarda bir müzikal çekmesi şaşırtıcı olmayacak. Bakalım klasik bir müzikale mi imza atacak, yoksa Tom Hooper gibi bu türe bir şeyler katmaya çalışacak mı?

Coen Kardeşler: Tıpkı Russell gibi Coen Kardeşler de sıkça komik filmler çekmiş, ama müzikal türüne bulaşmamışlardı. Görünüşe göre kardeşler de bu türü denemek istiyorlar. Hatta senaryo çalışmalarına başlamışlar bile. Kardeşler müzikal türündeki filmlerinin odağına bir opera sanatçısını yerleştirecekler. Komik bir film olacağını söylüyorlar. Ne yazık ki hemen çekmeyecekler bu filmi. Önce Roma İmparatorluğu döneminde geçen bir film çekecekler. Kesin olmamakla birlikte bu filmden sonra müzikal türündeki filmi çekecekler.

Clint Eastwood: Bu iki yönetmenin aksine Clint Eastwood müzikal filminin çekimlerini bitirdi bile. 20 Haziran 2014’te gösterime girecek “Jersey Boys”. Adından da anlaşılacağı üzere biofilm aynı zamanda. Jersey Boys adlı gruba odaklanıyor. Filmin tanıdık tek ismi efsane aktör Christopher Walken. Her ne kadar müzikalle Eastwood’u pek bağdaştırmasak da Eastwood bu türe epey ilgi duyuyor. Hatta “Jersey Boys”dan önce üç kere yeniden çevrilen “A Star Is Born” müzikalini tekrar çekmeye çabalamış ama başarılı olamamıştı. Eastwood gibi müzikalle bağdaştıramadığımız bir yönetmenden müzikal izlemek nasıl olacak merak ediyoruz.

Rob Marshall: Coen’leri, Eastwood’u müzikalle bağdaştıramıyoruz ama Marshall deyince herkesin aklına şarkılı, türkülü, danslı filmler gelecektir. Marshall yıldız oyuncularla doldurduğu masalsı filmi “Into the Woods”un çekimlerini geçtiğimiz ay tamamladı. Johnny Depp, Meryl Streep, Anna Kendrick, Chris Pine, Emily Blunt filmin başrollerini üstlendiler. Hepsini karşılıklı şarkı söylerken, masalsı mekanlarda izlemek güzel mi olacak, gelecek sonbaharda göreceğiz.

Michelle-Williams-600

Michael Mayer: Bir yeniden çevrim projesi de Mayer’dan gelecek. Mayer üç dalda Oscar’a aday gösterilen 1958 yapımı “South Pacific” filmini perdeye taşıyacak. Bir değişiklik olmadığı taktirde filmin başrolünde Michelle Williams’ı izleyeceğiz. Film, İkinci Dünya Savaşı sırasında bir adada hemşirelik yapan Nellie ile Fransız Emile’in aşkını anlatıyor. Mayer’ı Colin Farrell’lı “A Home at the End of the World” filminden hatırlarsınız belki. “South Pacific”, Mayer’ın ve Williams’ın ilk müzikali olacak.

Michael Gracey: Kendisini muhtemelen tanımıyorsunuzdur. Çünkü daha önce film yönetmedi. Ama önümüzdeki yıllarda sağlam projelerle adından söz ettirecek. Gracey şu sıralar Elton John’ın hayatına odaklanan Tom Hardy’li “The Rocketman” filmine hazırlanırken beri yandan müzikal türündeki “The Greatest Showman on Earth” filmini hazırlatıyor. Bu müzikal filminin başrolünde Hugh Jackman’ı izleyeceğiz. Bilindiği gibi aktör bu türü çok seviyor. Sinemada çok fazla müzikal filmde rol almasa da sahnede bu türdeki oyunlarda sıkça rol alıyor. Film, showman P.T. Barnum’un hayatına odaklanacak.

Steve McQueen: Belli ki bu tür herkesin ilgisini çekiyor. “Hunger”, “Shame” ve “12 Years A Slave” gibi hazmı zor filmlerinin yönetmeni Steve McQueen de müzikal türünde bir film çekmek istiyor. Çekmek istediği müzikalin ayrıntılarını açıklamadı ne yazık ki. Projenin başrolü ise şimdiden belli: Michael Fassbender. Aktörle üç kez çalışan, dördüncünün planlarını yapan McQueen, Fassbender’e “Çok iyi bir sesi var. Onu dinlemelisiniz. Gerçekten çok iyi şarkı söylüyor” şeklinde övgülerde bulunmuştu aylar önce.

 

Kategoriler
haber

Eli Roth’a David O. Russell Desteği

“The Fighter” ile kariyerinde beyaz bir sayfa açan, “Silver Linings Playbook” ile başarısını devam ettiren David O. Russell gelecek ay Amerikalıların karşısına dramedi türündeki “American Hustle” ile çıkacak ve ödül kovalayacak. Filmini gösterime hazır hale getiren Russell, korku filmleri çekmekten hoşlanan aktör/yönetmen Eli Roth’la 2014’te işbirliği yapacağını açıkladı. Russell, Roth’un yöneteceği şimdilik ismi açıklanmayan korku filminin senaryosunu kaleme almış. Yönetmenin açıklamalarına göre senaryoyu bir kaç sene önce tamamlamış ve Roth’a paslamış. Roth bu senaryoyu ancak gelecek sene filme aktarabilecek. Amerikan aile kurumuna odaklanan eğlenceli filmlerden sonra Russell dümenini çok zıt bir türe, korku türüne çevirmiş. Russell bu değişimden hoşnut olduğunu açıkladı. Şimdilik filmle ilgili bildiklerimiz bu kadar. Russell diğer projelerini de açıkladı. Şu sıralar doğaüstü bir gerilim filminin senaryosunu kaleme alıyor. Russell’ın Leonardo DiCaprio ve Robert De Niro’lu “Legacy of Secrecy”, Vince Vaughn’lu “Old St. Louis” ve doğaüstü gerilim filminden hangisini önce çekeceğini açıklamadı. Oscarlardan sonra bunu öğreniriz.
eli roth

Kategoriler
haber

Leonardo DiCaprio + David O. Russell + Robert De Niro = Legacy of Secrecy

Bu sene Amerika’nın suikasta kurban giden başkanlarından John F. Kennedy’nin ölümünün ellinci yıldönümü. Haliyle Hollywood da JFK’yi bir kaç filmle anmayı planlıyor. Bu filmlerden en önemlisi “Legacy of Secrecy”. Aynı adlı araştırma kitabını temel alan bu film üzerinde üç seneden fazla bir süredir çalışılıyor. Leonardo DiCaprio’nun romanın haklarını satın aldığı ve filmin yapımcılığını ve başrolünü üstleneceği 2010 yılında açıklanmıştı. Yönetmenlik için Oliver Stone ile anlaşılmıştı o günlerde. Bugünse yönetmenliğin ve senaristliğin başka bir isme teslim edildiği haberi geldi. Şu sıralar yıldız oyuncularla dolu “American Hustle”ı kotaran David O. Russell bu film biter bitmez “Legacy of Secrecy” filminin çekimlerine başlamayı planlıyor. DiCaprio FBI’ya muhbirlik yapan Leningham’a, De Niro bir ihtimal suikastın arkasındaki isim olan mafya babası Carlos Marcello’ya hayat verecek. Henüz De Niro’nun filmde rol alıp almayacağı kesinleşmedi. Ama dandik filmlerde rol alıp duran De Niro’nun filmi reddetmeyeceğini düşünüyoruz. Yıllar sonra üçüncü kez DiCaprio ile De Niro’yu aynı filmde izlemiş olacağız biz de.Legacy of Secrecy

Kategoriler
haber

David O. Russell’ın Yeni Filmine Dahil Olmayan Kalmadı

Yönetmen David O. Russell önceki filmlerinde çalışıp memnun kaldığı oyuncuları ile tekrar çalışmak isteyen yönetmenlerden. Örneğin Russell, Mark Wahlberg ile sıkça çalışmış, neredeyse her projesinin başrolleri için Wahlberg’i düşünmüştü. Çekimlerine hızla devam ettiği isimsiz filmi için “The Fighter” ve “Silver Linings Playbook”un oyuncularını bu filmde buluşturduğunu söylememiz mümkün. “The Fighter”dan Amy Adams ve Christian Bale, “Silver”dan Jennifer Lawrence ve Bradley Cooper’ı bu filmi için ikna etmeyi başarmıştı. robert_de_niro_david_o_russell
Gelen haberlere göre “Silver” kontenjanından bir isim daha dahil edilmiş filme: Usta aktör Robert De Niro küçük bir rol için (gerçi aktöre göre rolün büyüğü küçüğü yok) Michael Pena ile birlikte kadroya dahil oldu. Film, çok zengin ama parası kadar suçları da olan Melvin Weinberg (Bale), FBI ajanı Jimmy Boyle’a (Cooper) yeraltı örgütlerini yakalamak için suç ortağı ve metresi Maxine Gardner (Adams) ile birlikte yardım etmek zorunda kalır. Böylelikle FBI-Weinberg’ler cephesi ile mafya arasında bir savaş patlak verir. Film bu aralıkta gösterime girecek.

Kategoriler
haber

David O. Russell “The Ends of the Earth” İçin de Chris Bale’i İstiyor

David O. Russell’ın şu sıralar hazırlıklarını yürüttüğü iki proje ve post-prodüksiyonunu tamamlamaya çalıştığı bir filmi bulunuyor. Jake Gyllenhaal, Jessica Biel, Catherine Keener’ın başrollerini üstlendikleri “Nailed”ın çekimleri bir buçuk yıl önce sona ermişti ama film bir türlü gösterime girmedi. Filmin ne zaman gösterime gireceği bilinmiyor. Bu filmi bir kenara bırakıp Russell’ın diğer iki projesine değinelim. Gelecek aydan itibaren çekimlerine başlayacağı suç-gerilim filminin hazırlıklarının sonuna yaklaşan Russell bu filmden sonra çekeceği “The Ends of the Earth”ün kadrosunu oluşturmaya şimdiden başladı.
David O. Russell
Filmin başrolünü Jennifer Lawrence’ın üstleneceğini daha önce açıklamıştık. Russell 2014’te çekeceği bu filmin diğer başrolü için daha önce “The Fighter”da çalıştığı Christian Bale’i istiyor. Yönetmenin listesinde Johnny Depp, Matt Damon ve Brad Pitt’in adları da yer alıyor. Tabi ki bu aktörlerin hepsinin adları tek bir rol için, evlatlık kızıyla aşk yaşayan petrol zengini Ernest rolü için geçiyor. Rol Bradley Cooper’a gitmesin de kime giderse gitsin. Zira Cooper-Lawrence ikilisini bu sene “Serena”da, gelecek sene de Russell’ın isimsiz filminde izleyeceğiz. Hemen belirtelim ki isimsiz filmde Bale ile Lawrence evli bir çifte hayat verecekler.

Kategoriler
haber

David O. Russell İsimsiz Filmine Jennifer Lawrence’ı da Dahil Etti

“Silver Linings Playbook” ile yılın en konuşulan yönetmenlerinden olan David O. Russell yeni filminin çekimlerine bir kaç ay sonra başlayacak. Eski ismi “American Bullshit” olan ama şimdi isimsiz olan filmi için Russell “Silver Linings Playbook” ve “The Fighter”da çalıştığı oyuncuları biraraya getirmeyi başardı. “The Fighter”dan Christian Bale ve Amy Adams’ı, “Silver Linings Playbook”tan Bradley Cooper ve Jennifer Lawrence’ı filmin kadrosuna dahil etti. Jeremy Renner ise yönetmenle ilk kez çalışacak. Film bir dolandırıcı (Bale) ile metresinin (Adams) FBI ajanıyla (Cooper) birlik olup diğer dolandırıcı ve suç çetelerini çökertmeye çalışmalarını konu alacak. Lawrence filmde Bale’in eşini canlandıracak. Film gerçeklerden uyarlanacak.Jennifer-Lawrence1080x675

Kategoriler
haber

Christian Bale, Amy Adams ve Bradley Cooper David O. Russell’la Tekrar Çalışacaklar

Christian Bale ve Amy Adams geçtiğimiz sene gösterime giren 2010 yapımı The Fighter’da rol almış, bu filmdeki performanslarıyla Oscar’a aday olmuşlardı (Bale Oscar’ı kazanmıştı). David O. Russell da bu filmi ile Oscar’a aday gösterilmişti. Russell bu filmden sonra Bradley Cooper, Jennifer Lawrence ve Robert De Niro’nun başrolünü üstlendikleri Silver Linings Playbook’u çekmiş ve Toronto Film Festivali’nden en iyi film ödülünü kazanmıştı.

Yönetmen yeni filminde Bale, Adams ve Cooper’la tekrar çalışacak. Filmin diğer başrolü ise Jeremy Renner. Daha önceki haberlerimizde Bale’in filmde olmayacağını belirtmiştik. Ama bugün yapılan resmi açıklamaya göre Bale filmin başrolünü üstlenmeyi kabul etti. Bale suçlu bir aktörü, Adams gizemli bir suçluyu, Cooper kontrolden çıkmış bir FBI ajanını ve Renner da onunla beraber çalışan bir ajanı canlandıracaklar. Filmin çekimleri şubat ayının ortasında başlayacak.

Kategoriler
haber

Amy Adams Tekrar David O. Russell’la Çalışacak

Arka arkaya On the Road, Trouble with the Curve, The Master, Man of Steel gibi önemli yapımlarda rol alan Adams şu sıralar Lullaby adlı bağımsız dramanın ve Spike Jonze’un isimsiz filminin çekimlerine devam ediyor. Adams bu önemli filmlerin arasına American Bullshit’i de dahil edecek.
David O. Russell’ın yöneteceği filmde Jeremy Renner ve Bradley Cooper’ın rol alacaklarını geçtiğimiz gün belirtmiştik. Yönetmen The Fighter’da çalışıp performansından memnun kaldığı Amy Adams’ın kapısını American Bullshit’in başrolü için çaldı. Adams, Russell’ı reddetmedi. Böylelikle The Fighter’dan iki sene sonra Adams tekrar Russell’ın bir filminde rol almış olacak. Çekimler şubat ayında başlayacak. Film 2013’ün sonlarına doğru vizyona girecek.