Kategoriler
izlenim

Kardeş Payı: Selçuk Aydemir ve Mahdumları Seviye II

İşler Güçler Star ekranlarında yaklaşık 40 bölüm süren ilk sezonundan sonra finalini gerçekleştirdi. Aynı ekip, senaryo ve oyuncu ekibinde küçük değişikliklere giderek, Kardeş Payı adını verdiklerini ‘bilim kurgu/komedi dizisini yarattılar. Hali hazırda 18. bölümü yayınlanmış olan dizide, Selçuk Aydemir ve arkadaşları Türk dizi piyasası adına önemli yenilikler ve hoşluklar katmaya devam ediyorlar.

Çalgı Çengi filmi ile isimlerinden söz ettiren, İşler Güçler dizisi ile haklı bir üne kavuşan, Düğün Dernek ile tüm zamanların en çok izleyici toplayan filmini yapma başarısını gösteren (Birinci filmin yaklaşık 300 bin kişilik farkla Recep İvedik 4 olması, ülkenin nasıl hizipleştiğinin sinema sektöründeki yansımasıdır) Selçuk Aydemir ve arkadaşları, Kardeş Payı dizisiyle başlayarak her anlamda çıtayı bir tık yükselttiler. Türkiye televizyonlarında üretilen en kaliteli işlerden biri olan Kardeş Payı, tüm senaryo ve oyunculuk kalitesine rağmen; İşler Güçler’den bu yana gelen aksayan bazı hikayesel unsurları düzeltmemekte ısrarcı gözüküyor. Fakat bu ufak kusurlarıyla bile dizi, ‘marjinal’ diye ötelenen az biraz sanatsever kesimin göz bebeği olmayı sürdürüyor.

kardeş payı2

İşler Güçler’de prodüksiyon şirketlerini ve televizyon yöneticilerini, yeni jenerasyonun çok seveceği bir şekilde tiye alan ekip yeni dizileri Kardeş Payı’nda şimdiye kadar Türk dizilerinde sıkça kullanılan samimi ve nostaljik mahalle ortamını kullanmayı tercih etmiş. (Bkz: Mahallenin Muhtarları, Süper Baba, Perihan Abla vb.)

‘Am*na koduk Bülent Başgan’ ve Sivas ‘Humour’

Bilim Kurgu soslu komedi dizisi olarak tanımlayabileceğimiz dizin senaryosunu Selçuk Aydemir ile beraber İşler Güçler’den hatırlayacağımız Onay Durgun (Kendisi aynı zamanda doktordur) yer alıyor. Çağlar Yurt ve Murat–Emrah Kaman Kardeşler’in de (ki Emrah Kaman aynı zamanda dizide Ahmet Kural canlandırdığı Metin karakterinin sivaslı doppelganger’dır) dahil olduğu senaryo grubu oldukça kalabalık. Bu durum farklı kitlelere hitap eden bir espri zenginliği katıyor. Kimi zaman ‘Wanted’ gibi Hollywood filmlerine gönderme yapan diyaloglar ile geek’lere, sinemaseverlere hitap ederken, yeri geldiğinde genele hitap edip Sivas diyalektiğini kullanıyorlar. Yine küfürlü diyaloglar bu sivaslı felsefesiyle diziyle eklenmiş ve oldukça dozunda. Sivasspor-Trabzonspor maçı sonrası, Teknik Direktör Bülent Uygun’u, kızının yanındayken, Lig TV canlı yayını sırasında “Am*na Koduk Bülent Başgan” sloganlarıyla alıp, sevinç içerisinde ekranın sol tarafından zıplayarak çıkaran alkollü Sivasspor taraftarı arkadaşlarımızın ettiği küfürdeki doğallık, Kardeş Payı’ndaki küfürlerde yakalanmış.

Gündeme çok uzak değiller. Düzenli aralıklarla Gezi Parkı’na ve Berkin Elvan’a göndermeler yaptılar ve yapmaya devam ediyorlar. Yönetmen Selçuk Aydemir, Çalgı Çengi ve İşler Güçler’de olduğu gibi Rahmetli Gökhan’a ve Grup Vitamin’e saygı duruşunda bulunmaya devam etmesinin hiç bir Grup Vitanaminsever’in gözünden kaçmadığına eminim.

Sadi yok, Celil yok Cengiz yok ama Ayşe Kökçü var

İşler Güçler’den, Sadi Celil Cengiz, Star TV’nin başka ve ne yazık ki sevimsiz projesinde yer almayı tercih ettiğinden kadroda yer almıyor. Bizimkiler dizisindeki Nazan karakterini canlandıran Ayşe Kökçü, Kardeş Payı’nın bize yıllar sonra yeninden verilen bir armağan gibi oldu. Oldukça yüksek bir oyunculuk performansı sergileyen ve 30 yaş üstü seyircilerde tatlı bir nostaljiye kapılmasına sebep olan Kökçü, tiyatro geçmişine sahip tecrübeleri oyuncuların, yönetmenin de yardımlarıyla bir televizyon dizisi karakterine uygun bir oyunculuk performansı ortaya koyabileceğini bir kez daha kanıtladı. Hatta kanıtlamanın da ötesinde Ayşe teyzemiz/ablamız deyim yerindeyse yıkıyor ve geçiyor.

ayşe-kökçü-4

İşler Güçler’in kadrosunda yer alan Koray Hepduran, Ayhan Taş ve Cemil Şahin yine oyunculuk kalitelerini yükseltmeye Kardeş Payı’nın kadrosunda önemli yan rollerde devam ediyorlar. Özellikle Koray Hepduran’ın canlandırdığı az biraz fazla miktarda görünce kendinden geçen/bayılan Muhasebeci Oğuzhan karakteri ile oldukça başarılı.

Büsbüyük Hilmi’nin önlenemez yükselişi

Yine İşler Güçler’de de yer alan Şinasi Yurdakul’un canlandırdığı Büyük Hilmi karakteri ise ayrı bir inceleme yazısı olmaya değer. Sonradan görme, kürklü yelek giyen, her türlü kurnazlığa sahip, cimri fakat kendine has bir yufka yürekliliği olan babacan Büyük Hilmi, büyük şeyler yapıyor gerçekten. Büyük Hilmi’nin alamet-i farikalarından ‘Kopek’ küfür halkın diline pelesenk olmaya başladı bile. (Köpek zannediliyor ama aslında Rusların para birimi ‘Kupek’ ile aşağılıyor.) Ayrıca toplumda sonradan görme olarak zenginlerin biraz absürd olsa da gerçekçi bir portresini çiziyor.hilmi

Oyuncu kadrosunda son olarak göze çarpan isim ise daha önce Bloomberg’de yayınlanan Kelime Oyunu’yla özellikle 50 yaş üstü annelerimiz/ teyzelerimizin/ anneannelerimizin sevgisini kazanan eski sunucu, yeni jön; Ali İhsan Varol. Kardeş Payı’yla uzun yıllar önce başladığı dizicilik kariyerine ana rollerle devam eden Varol’un diziler olan ilişkisi, ‘Charlie İş Başında’ zamanlarından kalma. Döneminde prodüksiyon amirliği yapan, hatta çeşitli tesadüfler sonucu *”Maymun Charlie” isimli hayvancağızın bakıcılığını bile üstlenmek zorunda kalmış, deyim yerindeyse sektörün ciğerini bilen biri. Kendisinin sofrasında yer almak, evinde misafir olmak şerefine nail olduğumdan Ali İhsan’a karşı negatif olmam mümkün değil. Adamın zaten içinin güzelliği dışına vurmuş. Dizinin bilim kurgu tarafına hitap eden Yiğit karakteri 18. bölüm itibarıyla babası tarafından paralarına el konulmuş bir zengin evladı, bilim adamı. Objektif bakamayacak olsam da Ali İhsan Varol’un ve karakteri diziye akıcılık kazandıran en önemli karakterler arasında yer alıyor.

Türk Sinemasının ve dolayısıyla televizyonlarının yeni komedi ikilisi Ahmet Kural ve Murat Cemcir yine izleyicilerin beğenisi toplayan bir oyunculuk ortaya koyuyorlar. Ahmet Kural’ın İşler Güçler’de taşıdığı yakışıklı, içten romantik-dıştan ormantik maço tavırlar/hareketler Kardeş Payı’ndaki Metin karakterinde de devam ediyor. Murat Cemcir’in canlandırdığı Ali ise bir önceki diziye göre biraz daha tutuk olsa da yine standart üstü bir performans sergiliyor.

aiv

Yok mu kadın ya da LGBTİ bir senarist kardeşimiz?

Dizinin aksayan yönleri de yok değil. İşler Güçler’de yer alan aşırı maço öğeler nispeten indirgenmiş olsa da hikâyedeki dişil öğeler kadınları anlamaktan uzak. Dizinin Ayşe Kökçü dışında kalan kadın karakterleri Feyza, Şükriye ve Eda canlandırdıkları karakterlerin gerçekçiliği diziye aktarılamıyor. Feyza ve kankalarının erkeklere olan tutkusunu sergileme şekilleri bir şekilde gerçekçiliği yakalayamıyor. Bunun Seda Kapan, İpek Yaylacıoğlu ve Berfu Öngören’in oyunculuklarından değil, oynadıkları karakterlerin biraz sığ kalmasından kaynaklanıyor. Senaryo ekibi, anneleri çok iyi tanıdıkları için Hamiyet karakterini mükemmele yakın bir şekilde tasarlayabilirken, diğer yaşlardaki kadın karakterlerin derinliğine erkek doğası gereği tam olarak hakim olamıyorlar. Senaryo ekibine bir kadın ya da kadın ruhuna vakıf olabilecek bir LGBTİ senarist arkadaşımız katılması ile bu sorun kolaylıkla çözülebilir.

kardes_payi

Kardeş Payı, türk televizyonlarında yayınlanan en kaliteli, en yenilikçi, en vizyonu açık dizi. Dizide kullanılan robotlar, ilk bölümlerin başında izlediğimiz tarihsel olaylardan ve kişilerden anekdotların aktarıldığı animasyon bölümlerle, (Vecihi Hürkuş animasyonu, havacılık dostlarını derinden etkiledi) gelecek vaat eden motion grafikler ile (Ahmet Kural’ın süs biberinden yandığı ya da Murat Cemcir’in hırsından kızardığı sekanslar) piyasayı genişletiyorlar. Daha fazla kişinin sektörde yer almasını ve para kazanmasını sağlıyorlar.

İşler Güçler’in 80 dakika olan süresini, sesimizi duyup 60 dakikaya çekmiş olmaları da sevindirici. Aslında bize dolu dolu bir elli dakika bile kafi. Şimdilik başımızı önümüze eğerek usul usul izlemeyip, daha da iyi olmalarını beklemekten başka bir çaremiz yok. Selçuk Aydemir ve arkadaşlarının tasarlayacakları/ yazacakları esprilere ihtiyacımız var çünkü.

*Maymun Charlie’nin Türkiye’deki macerası oldukça uzun olmuştur. Türkiye’de yaşayan her canlı gibi şempanze Charlie de ülkemizde büyük stres altında kalmıştır. NG’nin Monkey World projesi ile çalışma hayatından kurtarılıp rehabilite edilmiştir. Charlie İş Başında dizisinden sonra bir kaç dizide oynayan Charlie’nin mutlu son ile biten hikâyesine dair bir kaç anekdotu Durul Bazan’dan dinleyebilirsiniz. Ama asıl hikâyeler Ali İhsan Varol’da…

Kategoriler
haber

İşler Güçler: Prodüksiyonun Dayanılmaz Ağırlığı ve 80 Küsur Dakika Komik Olabilmek

Çalgı Çengi filmiyle tüm Türkiye’ye adını duyurmaya çalışan; bir nebze de olsa başarılı olan yönetmen ve senarist Selçuk Aydemir, Tokatlı komedyen Murat Cemcir ve aslen Kütahyalı olmasına rağmen Ankara’da büyüyen Türkiye’nin Jön komiği (otobiyografik bir tanımlama) Ahmet Kural ve arkadaşları; İşler Güçler dizisiyle film ve televizyon sektörünü musalla taşı benzeri düz bir satıha yatırıyorlar.

Gülşen Abi’den bu yana düşen türk komedi dizilerinin kalitesini bir nebze de olsa yukarıyı taşımaya başarmış İşler Güçler üzerine düşülmesi gereken bir yapım olarak hemen dikkatleri çekti. Dizinin ilk dört bölümünün Rambo serisi üzerinden kurgulanması, dizinin dinamik ve eşi benzeri görülmemiş kurgu anlayışı, İşler Güçler’in Türkiye’deki tüm komedi dizilerinden hemen ayrılmasını sağladı.

Yöresel mizahın zenginliği

Bugüne kadar çoğu dizide kullanılan aksan ve bölgesel mizah anlayışı; Doğu Karadeniz, Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde yaşayan vatandaşların kültürel farklılıkları üzerinden kurgulayan türk televizyoncuları ve sinemacıları uzun yıllardır komik değillerdi. Hatta Gülse Birsel, Yalan Dünya ile töre dizilerini tiye alırken bile yeterince komik olamadı. Fakat İşler Güçler, çok farklı bir yöresel mizah anlayışı ile ortaya çıkarak türk komedi janrını, değim yerindeyse şenlendirdi. Dizinin başrol oyuncularından komedi yeteneği nispeten fazla olan üyesi Murat Cemcir’in Tokatlı olması; yine kendini Türkiye’nin jön komiği olarak niteleyen Ahmet Kural’ın bir ‘Angara’ ve Kütahya sentezi olarak dizi de vücut bulması; diğer başrol oyuncusu, taze yetenek, has odanın kapıcılarından, eski gümrük memuru Sadi Celil Cengiz’in zaman zaman bıçkın bir Samsun-Çarşamba çocuğu olarak seyirciyi kahkahaya boğması, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu dışından da kalburüstü yöresel mizah yapılabileceğinin kanıtı olarak dikkatleri çekiyor.

Çemcük ağızlılar yardımlaşma ve dayanışma derneği

İşler Güçler’i türk televizyonlarındaki yer alan sözde komedi yapımlarından farklı olmasının sırrı oyuncularının fiziksel özelliklerinde de saklı. Ülkemiz mizahının en önemli yapı taşlarından biri olan Kemal Sunal’ın ağzı kadar güzel bir ağza, İşler Güçler’in hiçbir oyuncusu sahip olmasa da genel olarak çemcük ağızlı ve nispeten çarpık dişli oyuncu kadrosu gözlerden kaçmıyor. Sadi Celil Cengiz’in alt çenesinin öne doğru hafif çıkık olması, Murat Cemcir’i aralıklı dişleri ile komik ağız yapısı ve son olarak Şinasi Yurtsever tarafından canlandırılan Yapımcı Hakkı’nın tarif edilmesi zor dental yapısı başlı başına bir komedi unsuru oluyor.

Dizici, filmci tayfası ve sorunları

Sektörün sorunları ve komik yanları İşler Güçler dizisinin mizah yükünü taşıyor. Sesçisinden, ışıkçısına, kameramanından, kurgucusuna reji dünyası insanları derinlemesine olmasa da ele alınıyor. Şimdiye kadar koşmayı bir ulaşım aracı olarak kullanan ışıkçıyı, ilahi söyleyen popçulara ucuz klip çeken yönetmenlerin komik bir şekilde ele alındığı İşler Güçler daha birçok sektör çalışanını mercek altına alıyor. Kimi zaman sektör jargonu biraz fazla kullanılsa da dizi genel seyirci için çoğu zaman anlaşılmaz olmuyor.

Türkiye’deki yapımcıların gerçekçi karikatürü Yapımcı Hakkı Bey, kimi zaman absürt olmanın sınırlarını zorlasa da ‘yapımcı – oyuncu’ ve ‘yapımcı – televizyon kanalı yetkilisi’ ilişkilerini hoş bir şekilde ele alıyor. Özellikle kanal patronunun büyük, yapımcının küçük ağırlıklarının, bir gölge oyunu disipliniyle ele alındığı mizansen, daha önce beyaz ekranda görmediğimiz bir anlatım tarzı olarak entellektüel seyircinin beğenisi topluyor.

1 Bölüm İşler Güçler = 4 Bölüm How I Met Your Mother denklemi

Şimdiye kadar kültürel emperyalizmin yüksek bütçeli yapımlarını izlemeyi uygun gören, CNBC – e’nin izleyici kitlesi ‘ki bu kitle CNBC’yi ingilizce, e’yi ise türkçe telafuz eder’ sosyal medyada dizinin temposunun düşüklüğüne ve HIMYM, Bing Bang Theory gibi yabancı diziler kadar kaliteli bir çizgi tutturamadığına dair eleştiriler yaparken, yanlış parametreler ile hareket ediyorlar. Dizinin kimi zaman 90 dakikaya ulaşan uzunluğuna karşın temposu hiçte fena değil. İngilizlerin ‘Bombshell’ dediği vurucu, kırıcı ve gülmekten yıkıcı espriler ile başlayan İşler Güçler’de, ortalara doğru tempo biraz düşse de finale doğru mizahın dozu yükseltiliyor. 90 dakika boyunca her saniyeyi iyi esprilerle doldurmanın imkansızlığı, mevcut esprilerin birbirine eşit aralıklara ile dağıtılmasıyla çözülüyor.

Güzel kadınlar ve komik erkekler

İşler Güçler’in kadın oyuncu kadrosu sırtını fiziksel güzelliğe dayıyor. Erkek oyuncuların sergilediği komik performansların yanında komik aktrisler yerine mini etekler, kısa şortlar, janjanlı saçlar ve renkli gözler ön plana çıkıyor. Komik kadın bulmanın zorluklarını İşler Güçler’de çekiyor. Sadece Hale karakterini canlandıran Arzu Oruç ve Zehra karakterini canlandıran Ceren Moray biraz komik olabilmeyi başarıyor.

Yeşilçam’a epik bir saygı duruşu olarak Yılmaz Gruda ya da büyüksün Yılmaz Baba

Dizi kadrosu arasından yer alan Yeşilçam dinozorlarından Yılmaz Gruda, İşler Güçler’in Yeşilçam’a bir övgüsü olarak her bölümde yer alıyor. Türk Sinemasının, hem Bela Lugosi’si, hem Boris Carloff’u, hem de Max Schreck’i olan Yılmaz Baba’nın performansı diziyi daha da bir sevilesi bir o kadar hayran olunası bir hale getiriyor. “Sene 1969” diye başlayan replikleri ile gönülleri fetheden Yılmaz Gruda’nın 83 yaşında merdiven dayamış ama dimağını kasıp bunamamış olması oldukça mutluluk verici. Halbuki 20’li yaşlarının sonunda 30’lu yaşlarının başında olan bazı dizi oyuncuları düpedüz bunama emareleri göstermeleri, Türkiye’nin ezberci oyun anlayışından kaynaklanıyor!

Ne kadar da ballı bi o kadar çaplı

Son olarak dizinin jenerik müziğine imza atan Tolga Çebi ve arkadaşlarının gerekli şükusunu vermek gerekiyor. Kıraç ve benzerlerinin yaptığı ağlak müziklerden, jeneriklerden sıkılmış; hop piti, bap piti tipi, basit ama gereksiz jingıllardan dimağı bulanmış kitlelere, hem komik hem de zeki jenerikler yazılıp bestelenebileceğini gösteriyor.

Sedat’a değil sadede gel

Sadede gelirsek, İşler Güçler tartışmasız bir şekilde türk televizyon tarihinin en vizyonu açık, en cesur ve gözü pek dizilerinden biri. Farklı esprileri ile hem modern hem geleneksel olabiliyorlar. Ülkenin %99u müslüman vatandaşlarını yakalayan “Elifcü’de ‘Te’ harfini görsen Smiley zannedersin sen lan” ya da Murat Cemcir’in kendi kendine sorduğu “Beyaz şarap mı yoksa kırmızı mı?” sorusuna “Valla şarap dinimizse haram diye biliyorum. Otun, günahı yoktur diyorlar ama onu da ben bilmem” diyerek gözlerin hınzırca yukarı kaçırılması gibi gelenekselden evrensele kayan esprilerin yapılıyor olması içinde zeka kırıntısı olan işlerin az olduğu ülkemizde kan yapıcı nitelikte. Oryantalist ve otantik duruşun yanı sıra enteller, inekler ve marjinallerde unutulmuyor. Bir canlı yayında çıkmadan önce, alkol üzerine içilen hindiba şerbetin verdiği rahatsızlık neticesinde, dudağının üzerinde biriken ter damlalarını, mikrofonun üzerine geçirilmiş kanal logolu süngere silmeden hemen evvel “Sepeti hazırla Bobo, gidiyoruz” diyerek esprilerini ‘Ayı Yogi’ ile süsleyen dizi her türlü övgüyü hakkediyor.