Kategoriler
haber

The Mandalorian’ın İkinci Sezonu Onaylandı

The Mandalorian’un İkinci Sezonu Jon Favreau’nun attığı bir tweet’le onaylandı… Dizinin yürütücü yapımcısı Favreau’nun attığı tweet’te dizinin 2020 sonbaharında geri döneceği belirtildi ancak başka ayrıntı verilmedi…

Kategoriler
bakınıztv

The Lion King Yeniden Çevriminden Etkileyici Fragman

1994 tarihli çizgi film klasiği The Lion King’in bu sefer CGI kullanarak gerçeğe yakın görüntülerle yeniden çevrimi gelecek yıl vizyonda olacak. Disney filmden etkileyici bir fragman yayınlayarak heyecanı arttırdı.

Jon Favreau’nun yeniden ele aldığı filmde seslenme kadrosunda önemli isimler var. Donald Glover (Simba), Beyonce (Nala), Chiwetel Ejiofor (Scar), Alfre Woodard (Sarabi), John Oliver (Zazu), John Kani (Rafiki), Florence Kasumba (Shenzi), Eric André (Azizi), Billy Eichner ve Seth Rogen (Timon ve Pumbaa) seslendirmeleriyle karşımıza çıkacak. James Earl Jones yine Mufasa olarak sesini verecek.

Kategoriler
haber

Disney, Netflix’in Rakibi Platformunun Adını ve İlk Projelerini Duyurdu

Disney bir yıldır hazırlıklarına devam ettiği, Netflix’in rakibi olarak tasarladığı platformunun adını ve ilk projelerini resmi olarak duyurdu. Disney Direct, Disney Play gibi adlarla anılan platformun adı Disney+ olmuş. Daha önce açıklandığı üzere Disney+ ancak 2019 sonbaharında erişime açılabilecek. Tarihin 2019 sonbaharı olarak belirlenmesinin nedeni hem hazırlanan projelerin ancak bu tarihte yayına hazır hale gelmesi, hem de Netflix’le anlaşmanın 2019’da sona erecek olması. Netflix’le anlaşma sona erince yeni MCU ve Star Wars filmleri Netflix’te yer almayacak (Captain Marvel ve Star Wars Episode 9 vizyondan sonra Netflix’te değil, Disney+’ta yayınlanacak. Disney’in önceki MCU ve Star Wars filmleri vizyondan sonra Netflix’te yayınlanmıştı).

Dün Disney ilk projeleri de duyurdu. Tom Hiddleston‘lı Loki mini dizisi kesinleşti. Bu dizi 2019 sonbaharına yetişecek. Ama duyurulan diğer solo dizi Scarlett Witch‘le ilgili bir açıklama yapılmadı. Nedeni bu dizinin 2019’a yetişmeyecek olması deniyor. Bu arada bu iki dizi dışında Hawkeye ve Nick Fury solo dizilerinin de hazırlandığı söyleniyor ama Marvel bu iki diziyi henüz duyurmadı. Öte yandan Disney ikinci Star Wars dizisini de duyurdu. Jon Favreau‘nun dizisi The Mandalorian‘ın çekimleri hızla devam ederken Disney+, Rogue One‘da Diego Luna‘nın oynadığı Cassian Andor‘ın solo dizisini hazırladığını açıkladı. Luna dizide rol alacak. Çekimlere 2019’da başlanacak ama aktör önce Narcos‘un 5. sezonunda rol almak zorunda kontratı nedeniyle.

Cassian solo dizisi 2019’a yetişmeyecek ama Disney+ bunun dışında pek çok yapım hazırlıyor: Zoe Kravitz‘li High Fidelity dizisi, The Paper Magician, Stargirl, Anna Kendrick‘li Noel filmi Nicole, Willem Dafoe‘lu Togo, Tessa Thompson‘lı Lady and the Tramp, Magic Camp, Don Quixote, High School Musical dizisi, Monsters Inc dizisi… Disney’in CEO’su Bob Iger ilk etapta platforma Netflix kadar içerik yüklenmeyeceğini söylemişti. Ama daha sonra içeriklerin sayısı doğal olarak artacak. Disney’in Fox’a da sahip olması onu Netflix’e karşı epey güçlendirecek gibi görünüyor. Yukarıdaki banner’dan anlaşılacağı üzere NatGeo içerikleri de Disney+’ta yer alacak. Marvel, Star Wars, Pixar, Walt Disney Animation, Fox, NatGeo… 2019’da Apple, Wall-Mart ve daha pek çok platform açılacak ama Netflix’in en büyük rakibi Disney olacak gibi görünüyor. Disney+’la ilgili daha fazla haber Nisan 2019’da gelecek.

Kategoriler
haber

Disney’in Netflix’e Rakip Olacak Platformundan Yeni Haberler

Şu an Hollywood’un açık ara en büyüğü olan, son yıllarda sektörün en çok hasılat elde eden stüdyosu ünvanını kaptırmayan Disney iş borsaya geldiğinde Netflix‘e yenilmişti. Geçtiğimiz ayların birisinde Netflix’in değeri ilk kez Disney’in değerini kıl payıyla geçmişti. Karşısında ciddi bir rakip gören Disney de Netflix’i de geçmek, liderliğini kaybetmemek için önce Fox‘ı satın alma işlemlerini başlatmış, daha sonra Netflix’e rakip olacak online seç-izle platformunu duyurmuştu. Fox’ı satın alma işlemleri hızla devam ediyor. Haberlere göre 2019’un ilk yarısında -ne yazık ki- Fox, Disney’in olacak, böylelikle Disney Amerika’daki hasılatın % 40-48’ini elde etmeye başlayacak, yani tekel olacak.

Öte yandan platformun hazırlıkları da hızla devam ediyor. Bugünkü haberlere göre platformun adı Disney Direct şeklindeymiş. İlk bilgilere göre Netflix’ten daha ucuz olacak. Yani kullanıcılar daha az para ödeyip içeriklere erişebilecekler. Peki neyi barındıracak bu platform? Disney’den Pixar animasyonları, Marvel filmleri, yeni Star Wars filmleri, Walt Disney yapımları, Fox’a ait olan NatGeo‘nun içerikleri… Disney sadece eski yapımları yayınlamayacak burada. Netflix gibi yeni yapımlar da hazırlatıyor. Mesela Jon Favreau‘nun hazırladığı, bazı bölümlerini yöneteceği, 100 milyon dolara mal olacak Star Wars dizisi, çekimleri tamamlanan, Anna Kendrick‘li komedi filmi Noelle, Willem Dafoe‘lu Togo, Disney Direct’te yayınlanacak. Şu yazıda platformla ilgili bazı haberleri derlemiştik.

Noelle

Yani Disney, Disney Direct için pek çok yeni proje üzerinde de çalışıyor. Bunları 2019 sonbaharından itibaren yayınlamaya başlayacak. Platform 2019 sonbaharında erişime açılacak. Gelelim Netflix’le anlaşmaya. Disney’in Netflix’le anlaşması Ant-Man and the Wasp‘la sona erecek. Netflix bu filmi yayınlayacak ama Captain Marvel ve sonrasını yayınlayamayacak. Böylelikle MCU’nun tüm filmleri 2019’dan itibaren sadece Disney Direct’te yayınlanacak. Netflix demişken… Disney ilk etapta Netflix kadar içerik hazırlamayı düşünmüyor, ilk yıl için daha az içerik hazırlıyor Disney.

Önemli bir not: Variety’nin haberine göre 2019 öncesi Star Wars filmleri dağıtım hakları nedeniyle platformda yayınlanamayacak ama 2019 ve sonrası Star Wars filmleri vizyondan sonra Disney Direct’te yayınlanacak -tabii direkt bu platform için hazırlanmamışsa-. Hulu‘ya da değinelim. Disney, Fox’ı alınca Hulu’nun % 60’ına sahip olacak. Variety’nin haberine göre, Fox’ın tüm filmleri burada yayınlanacak -17 yaş ve üzeri kitle için hazırlanan filmleri (Logan, Deadpool gibi) ve Searchlight’ın prestijli filmleri vd-. Anlaşılacağı üzere Disney Direct, Disney’in aile politikasını (aileyle izlemeye uygun içerikler) devam ettirecek, çocuklar için uygun olmayan yapımlar ve Fox’a ait yapımlar Hulu’da yayınlanacak. Yani Disney Direct’te Deadpool‘u izleyemeyeceksiniz, ayrıca bir para ödeyip Hulu’da izlemeniz gerekecek.

Kategoriler
haber

Lucasfilm, Star Wars Spin-off Projelerini Rafa Kaldırdı [Güncelleme: Haber Yalanlandı]

GÜNCELLEME: Collider’ın haberi, Disney’e ait olan ABC News sitesince yalanlandı, pek çok Star Wars projesinin halen hazırlık aşamasında olduğu belirtildi. Fakat Stephen Daldry’nin Kenobi filmini yönetmeyeceği kesin.


Star Wars evrenin geleceği parlak gözükmüyor artık. Disney’in 4.1 milyar dolar karşılığında satın aldığı Lucasfilm’den her yıl bir tane Star Wars filmi çıkarma planı bu yıl ilk kez gişede olumsuz sonuca yol açtı. Stüdyonun Disney’e geçişinden sonra çekilen filmlerin hepsi Disney’e çok iyi hasılatlar getirirken epey sorunlu bir prodüksiyon süreci olan Solo: A Star Wars Story gişede çok kötü bir şekilde battı. 300 milyon dolara mal olan bu filmin hasılatı sadece 341 milyon dolar. Bu filmin gişede batışı stüdyonun duyurduğu/duyurmadığı tüm spin-off projelerini rafa kaldırmasına neden oldu.

Evet, yakın zamanda yeni bir spin-off filmi çekilmeyecek. Disney’in duyurduğu projeler arasında Ewan McGregor‘ın rol almayı çok istediği, Stephen Daldry‘nin yöneteceği duyurulan Kenobi, James Mangold‘a senaristliği ve yönetmenliği teklif edilen Boba Fett ve Solo‘nun devam filmleri yer alıyordu. Bu filmlerin hiçbiri yakın zamanda hayata geçirilmeyecek. Collider’ın haberine göre Kenobi filmini hazırlayanlarla yollar ayrılmış, Mangold da Boba Fett filmini çekmeyecek. Şurada andığım DB Weiss-David Benioff film serisinin geleceğiyle ilgili bir sorun görünmüyormuş, seri halen hazırlık aşamasındaymış. Lucasfilm bu aralar sadece JJ Abrams‘ın Episode 9 filmine ve Rian Johnson‘ın hazırladığı üçlemeye odaklanacak. Öte yandan Jon Favreau‘nun hazırladığı Star Wars dizisinin çekimlerine sonbaharda başlanacak.

Kategoriler
seçki

Hazırlıkları Devam Eden Star Wars Filmleri ve Dizileri

Bugün Han Solo’nun gençliğine odaklanan Solo: A Star Wars Story vizyona girerken Lucasfilm de yeni solo filmi duyurdu: Ödül avcısı Boba Fett‘i merkeze koyan isimsiz bir film. Bu filmin senaristliği ve yönetmenliği için James Mangold‘la anlaşıldı. Fakat duyurulan tek film bu değil bilindiği üzere. Disney bir süredir projeleri duyuruyor.

Solo Üçlemesi: Solo filmi vizyona girdi. Beklenen hasılatı elde ederse (ki edecektir) öykü yeni filmlerle devam ettirilecek. Başrolü üstlenen Alden Ehrenreich üç filmlik bir kontrat imzaladığını açıklamıştı. Aktörün açıklamasından evvel Disney/Lucasfilm karakter üzerine üçleme planlandığını belirtmişti. Henüz devam filmiyle ilgili yeni bir haberin gelmediğini belirteyim. İlk filmin yönetmenliğini Miller-Lord ikilisinden devralan Ron Howard’ın devamı yönetip yönetmeyeceği bilinmiyor. Ama sütten dili yanan Lucasfilm’in usta yönetmenlerden şaşmayacağını, bundan sonra genç yönetmenlere şans vermeyeceğini söyleyebiliriz galiba. Zira önce Rouge One‘da, sonra da Solo‘da genç yönetmenlerle büyük sorunlar yaşadı Lucasfilm.

Kenobi Solo Filmi: George Lucas’ın filmlerinde Ewan McGregor‘ın hayat verdiği Obi van Kenobi karakterinin solo filmi geçen yıl duyurulmuştu. Lucasfilm yönetmenlik için Stephen Daldry ile görüştüğünü açıklamıştı ama sonra bu projeden yeni bir haber gelmedi. Sıradaki solo film bu olabilir. McGregor karakteri tekrar oynamayı istediğini onlarca kez belirtmişti, lakin Lucasfilm’den aktörle ilgili bir açıklama (filmde oynayıp oynamayacağı) yapılmadı.

Star Wars: Episode IX: Çekimlere çok az kaldı. JJ Abrams senaryoyu tamamlamak üzere. Abrams ve Lucasfilm çekimlere temmuzda başlayacaklarını duyurmuşlardı. Üçlemenin kadrosu bu filmde de korunacak. Konusu açıklanmayan bu film, Abrams’ın başlattığı seriyi sona erdirecek, 20 Aralık 2019‘da vizyona girecek. Başrolde yer alan aktris Daisy Ridley‘nin bu filmden sonra Star Wars filmlerinde oynamayacağını açıkladığını da belirteyim. Yani oyuncuların son filmi olacaktır 9. film.

Rian Johnson’ın Üçlemesi: Star Wars serisinin 8. filmini yazıp yöneten Rian Johnson şu sıralar yeni bir üçleme hazırlıyor. Abrams 9. filmle üçlemeyi tamamladıktan sonra yola Johnson’ın yeni üçlemesiyle devam edilecek. Çekimlere 2020’de başlanması planlanıyor. Johnson üçlemenin ilk filmini yönetecek, sonraki filmleri çekip çekmeyeceği bilinmiyor. Gelen bilgilere göre bu yeni üçleme yeni karakterlerden oluşacak. İşler yolunda giderse Johnson’ın filmi 2021‘de vizyona girebilir.

Weiss-Benioff’un Filmleri: 8 sezon boyunca Game of Thrones dizisinin showrunnerlığını üstlenen DB Weiss-David Benioff ikilisinin yeni Star Wars filmlerini kaleme alacakları, bu filmlerin yapımcılığını üstlenecekleri açıklanmıştı. Fakat henüz bu yeni filmlerin sayısı, konuları ve karakterleri açıklanmadı. Bilinen tek şey ikilinin kaleme alacakları yeni filmlerin, Rian Johnson’ın hazırladığı üçlemeden ve 2019 yılında JJ Abrams’ın 9. filmiyle sona erecek üçlemeden ayrı olacağı. Bu filmlerden ilkini yönetecek kişi de henüz belirlenmedi. Bu arada Disney’in başkanı Bob Iger’a ikilinin neden dizi değil de film serisi hazırladıkları sorulmuş. Iger ikiliyle sürekli görüştüğünü, yeni bir dizi hazırlamak istemediklerini belirtmiş.

Boba Fett Solo Filmi: Birkaç yıl evvel Simon Kinberg‘ün Boba Fett’in solo filmini kaleme alacağı, filmi Josh Trank‘in yöneteceği açıklanmıştı. Fakat bu solo film bir türlü hayata geçirilememişti. Trank’in bu filmi çekememesinin nedeni Kinberg’ün yapımcılığını üstlendiği Fantastic Four‘un gişede batmış olması. Yönetmen bu filmi çekerken yapımcılarla geçinememişti. Fakat Disney arayı fazla açmadan Boba Fett solo filmini raftan indirip senaristliği ve yönetmenliği James Mangold‘a teslim etti. Kinberg’ün projede yapımcı ve/veya senarist olarak yer alıp almayacağını bilmiyoruz.

Jon Favreau’nun Dizisi: Disney, Netflix benzeri online seç-izle platformunun hazırlıklarına hızla devam ediyor. Disney bu platformunu Amerika’da 2019’da abonelere açacak. Türkiye’de aktif hale gelmesi 2020’yi bulacaktır. Disney bu platformu için pek çok yapım hazırlıyor. Bu yapımlardan birisi de Jon Favreau‘nun showrunnerlığını üstlendiği Star Wars dizisi. Diziyle ilgili bilinen tek şey, Return of the Jedi‘yla Force Awakens arasındaki zaman diliminde geçeceği. Şu sıralar The Lion King animasyonuyla meşgul olan Favreau’nun diziyi 2019 sonbaharına yetiştirmesi bekleniyor. Disney bu dizi dışında başka Star Wars dizileri de hazırlıyor ama henüz o dizileri duyurmadı.

Kategoriler
haber

İki “Chef”ten Yeni Gelişmeler

Aktör/senarist/yapımcı/yönetmen Jon Favreau şu sıralar yeni filminin hazırlıklarına hızla devam ediyor. “Chef” adını verdiği yeni filminin senaristliğini, yönetmenliğini ve başrolünü üstlenecek Favreau. Bu bağımsız komedi filminin ikinci ve üçüncü başrolleri için Favreau tanıdığı iki oyuncunun kapısını çaldı. “Iron Man” serisinde çalıştığı Robert Downey Jr ve Scarlett Johansson, Favreau’dan gelen teklifi kabul ettiler. Downey ile Favreau “Iron Man” serisinden sonra tekrar karşılıklı rol alacaklar. Filmde ayrıca Sofia Vergara, John Leguizamo ve Bobby Cannavale de rol alacak. Film, işini (restorandaki şeflik görevini) kaybeden bir adamın (Favreau) ailesinin geçimini sağlamak için başka bir işe girmesini konu alıyor.Scarlett-scarlett-johansson-1383932-1024-768

Aynı anda hazırlıkları devam eden diğer “Chef”ten de haberler gelmeye devam ediyor. Bradley Cooper ile Fransız aktör Omar Sy’ın başrollerini üstlenecekleri filmin yönetmeni de geçtiğimiz hafta belli olmuştu. “August: Osage County” filmini kotaran John Wells (resim) bu filmi de yönetecek. Film, Amerika’da işini kaybettikten sonra Fransa’ya temiz bir sayfa açmak amacıyla gelen bir aşçının hikayesini anlatacak. Filmin yapımcıları kadın karakterler için iki önemli ismi filme dahil etmeye çalışıyorlar. Fransız aktris Marion Cotillard ile Amerikalı aktris Michelle Williams’a teklif götürüldü. Cotillard bu yaz Dardenne Kardeşlerle, Williams da gene bu yaz Saul Dibb ile çalışacak. Dolayısıyla iki aktrisin bu filme zaman ayırıp ayıramayacakları bilinmiyor şimdilik. Hemen belirtelim ki iki filmin yapımcıları “Chef” ismi için mücadele etmeye başladılar. Birisinden birisi başka bir isim seçmek durumunda kalacak.
john_wells

Kategoriler
haber

Jersey Boys: Frankie Valli & The Four Seasons’ın Öyküsü

“Beggin”, “December 1963 (Oh What A Night)”, “Big Girls Don’t Cry” ve “Can’t Take My Eyes Off You” gibi 60’ların ve aslında tüm zamanların en iyi şarkıları arasına girecek şarkılara imza atan Frankie Valli & The Four Seasons’ın hikayesi 2005’ten beri Broadway’de sergileniyor.

7 yıldır kapalı gişe sergilenen müzikal doğal olarak Hollywood’un ilgisini de bir süredir topluyor. Son söylentiler filmin Jon Favreau’ya teslim edildiği yönünde…

Favreau’nun ise Dominic Cooper, Paul Dano, John Magaro, Vincent Piazza ve James Badge Dale’e başroller için teklif götürdüğü söyleniyor.

Kategoriler
izlenim

Iron Man 2: Demir Değil Bildiğin Teneke!

iron-man-2-bakiniz.jpg

Daha filme gitmeden önce bazı konularda endişe duyduğumu, bu hafta gösterime girenler kısmında anlatmaya çalışmıştım. Film bittiğinde ise oturduğum koltukta “Neden? Neden?” diye kendime sorarken, haklı çıkmış olmaktan ötürü hiç sevinmiyordum.

Iron Man, diğer süper kahraman filmlerinde bolca içine düşülen hatalara düşmemeye gayret eden bir yapımdı. Esprilerdeki incelik ve sürekli artan temposuyla heyecanlı bir seyir sunuyordu. Bu sebeptendir ki film çok beğenildi. Bunun sonucunda iki dalda Oscar adaylığı (Ses ve Görsel Efekt) elde etmeyi de başardı. Gişesiyle, aldığı yorumlarla serinin sonraki filmine dair beklentileri artırmış oldu doğal olarak. Yinelemekte yarar var, bir süper kahraman filminde şayet karakterin ortaya çıkışını seyirciyi etkileyecek ve avuca alacak biçimde veremezseniz başarılı olmanız mümkün değil. Iron Man’de ortaya çıkan yarı karanlık sayılabilecek Tony Stark’tan Iron Man’a gidiş öyküsü insanı avuçlarının içine alıp, bir güzel suyunu çıkarıyordu. Sonuç dediğim gibi ortada. Ayakları yere basan (farz-ı misal) bir karakterin üstüne ekleme yapmak kolay olmalıydı…

Beklentiler artmış, karakter oyuncusuyla özdeşleşip sevilmişti. Sonunda beklenen an geldi ve Iron Man 2 karşımızda… Karşımızdaki şey, gerçekten Demir Adam mı? Nereden başlayacağımı bilemiyorum açıkçası. Nereden tutsam elimde kalan bir yapı var önümde. Birinci olarak her zamanki gibi öyküden başlayabiliriz sanırım. Öyküsü şöyle:

Tony Stark (Robert Downey Jr.) nam-ı diğer Demir Adam, bir önceki filmde kendisinin Iron Man olduğunu açıkladığı için hükümetle kavgalı duruma düşmüştür. Hükümete göre bilgiler ve zırhlar amerikan hükümetiyle paylaşılmalı, hatta amerikan hükümetinin olmalıdır. Yetmezmiş gibi, metal parçacıklarını kalbinden uzat tutmak için tasarladığı reaktörün ham maddesi paladyum kanını zehirlemekte ve Tony’i hem hayatta tutan hem de öldüren bir şey haline gelmektedir. Diğer yanda ise bir fizikçi ve dahi olan Ivan Vanko (Mickey Rourke) babasının başına gelenlerden ötürü Stark’ı suçlamaktadır. Bu sebeple babasının da katkısı olan reaktör tasarımını kullanarak kendisini Demir Adam’ın karşısına çıkartır. Diğer yandan ise Pepper Potts (Gwyneth Paltrow) Tony’nin ardını toplamaya kaldığı yerden devam etmektedir. Stark Endüstrisi’nin bir numaralı rakibi olan Hammer Silah Endüstrisi sahibi Justin Hammer (Sam Rockwell) Tony’nin her daim bir numara olmasına içerlemektedir. Ivan Vanko’ya destek vermeye başlayan Hammer, sadece Tony Stark’ın değil tüm dünyanın başına çoraplar örerken, Tony ölümden paçasını kurtarıp Ivan Vanko’ya kafa tutabilecek midir?

Oldukça uzun bir öykü oldu farkındayım. Üstelik eksiklerle dolu! Örneğin Siyah Dul (Scarlett Johansson) ve Nick Fury (Samuel L. Jackson) gibi karakterlere hiç değinmedim. Ayrıca bir önceki filmde Terrence Howard tarafından canlandırılan bu filmde ise Don Cheadle tarafından hayat verilen Teğmen Rhodes nam-ı diğer Savaş Makinesi de boş geçtiklerim arasında. Araya bir yere onları niye sıkıştırmıyorum?

Filmin içine düştüğü bu hataya düşmek istemediğim için böyle yapıyorum yanıtı belki bir miktar içinizi rahatlatabilir. Zira filmde bu karakterler incelenmeleri gereken yerlerde kenara itilirken, görmememiz gereken yerlerde odağa yerleştiriliyor. Bunun aslında en iyi örneği Siyah Dul. Filmin başından sonuna kadar gereksiz sayılabilecek bir şekilde arz-ı endam ederken, son dakikalarda kısır pozisyonlu bir maçta forvet oyunculuğu görevi görüyor. Bunun altında yatan sorun ise şu; FİLMİN ADI IRON MAN! SİYAH DUL DEĞİL!

siyah-dul-iron-man-2.jpg

Böyle fevri davrandığım için kusuruma bakmayın, elimde değil oldukça kızgınım şu anda. En çok kızdığım noktaya değindikten sonra diğer elde kalan kısımlara şöyle bir bakış atalım. Birinci filmde hatırlarsanız, asıl düşmanın dışarıda değil içimizde aramamız gerektiğine bolca vurgu yapılmıştı. Hatta dışarıdaki düşmanın suni bir düşman olduğu, içimizdeki düşmanların bu suni düşmanları beslediği oldukça güzel şekilde gösterilmişti. Birinci filmde aslında tam kötü denilebilecek bir karakter yoktu. Son sahneye kadar olayların gelişimine katkıda bulunan düşman gizli kalmaktaydı. Son sahnedeki dövüşte her şey ortaya çıkmakta ve seyirci tatmin edilmekteydi.

Bu devam filminde ise düşmanımız en başından belli. Motivasyonu ise filmin yarısına gelmeden ortaya çıkıyor. Yetmiyor, yanına kötücül bir düşmandan çok şebek sınıfına sokabileceğimiz bir destekçisi ekleniyor (Sam Rockwell’in oyunculuğunu çok sevdiğimi not olarak belirtmek isterim). Onun motivasyonu nispeten daha sağlam, Tony’nin şöhretini kıskanıyor ama bu yeterli gelmiyor. Bunun yanı sıra hükümette düşmanlardan birisi olarak gösterilir gibi yapılıyor ama sonradan çark edilip aslında onlar oyuna getirilmiş zavallılar haline geliyor. “Amerikan hükümeti ve ordusunun hiç suçu olur mu Allah aşkına?” diyor. “Yapmayın”

Gelelim bunların yarattığı soruna. Bir defa dağınık, bol karakterli yapıyı kotarabilecek bir kurgusu yok filmin. Oldukça zayıf motivasyonların, kopuk şekilde ilerleyen aksiyonun bir sebebi kurgu ise diğeri yetersiz senaryosu.

Şimdi eğri oturup doğru konuşmak gerekiyor. Bir filmin iyi olabilmesi için birincil şart, o filmin yapıtaşı olan senaryodur. Şayet bu yoksa yönetmen becerilerinin müthiş olması gerekir… Iron Man’in senaryosunun da oldukça saçma bir gelişim süreci olmuştu. Elde doğru dürüst senaryo olmadan çekilen sahneler, doğaçlama replikler ve daha bir sürü şey. Buna rağmen ortaya seyir zevki yüksek bir film çıkmıştı. Öyleyse yönetmen Jon iyi iş mi çıkarmıştı? Bilemiyorum, herhalde.

Burada ise Justin Theroux (daha önce sadece Trophic Thunder isimli filmde Ben Stiller’a senaryo katkısı yapmış) geveze ama boş konuşan, konuşmayan ama karizma durmayan karakterler yaratmış. İnsan ister istemez bu kaliteli oyunculara senaryo yerine doğaçlama imkânı verilse daha iyisinin çıkacağını düşünüyor.

Senaristin hatası yalnızca karakter yaratımı ile de sınırlı değil. Bunun yanında odak noktası olmaması da var. Filmin bir odağı yok, sadece gözleri değil, tüm diğer duyuları bozuk bir köstebek gibi. Nereye gideceğini bilmiyor. Ne yapacağını da bilemediği için amaçsızca toprağı kazıp debelenip duruyor.

Bu açıdan suçu sadece senariste atmayacağım. Suça yardım ve yataklık yapan yönetmen Jon Favreau’ya bir çift laf edeceğim. Kendisi sanırım film çekilirken uyuyordu. Zira hiçbir öngörü yapamadığı gibi, iyi olması gereken sahneleri de oldukça kötü şekilde kotarmış. En basitinden Iron Man’in uçtuğu sahnelerde öyle abuk subuk kamera hareketleri yapmış ki, sayesinde hiçbir şey göremiyoruz. Yetmiyor, yetinemiyor, filmin en büyük savaş sahnesinde komik bir açıdan, oldukça komik olan kısa bir bölüm gösteriyor. Bunun yerine oldukça gereksiz kaçma kovalamaca sahnesinde pervasızca arabaları patlatıyor, binaları yok ediyor. Arada Kara Dul’a gereği olmadan dönüyor.

Peki, bu kadarla paçamızı kendisinden kurtarabiliyor muyuz? Pek tabii ki yine hayır! Üstüne daha sonrasına yatırım amaçlı çizgi roman dünyasının karanlık karakteri Nick Fury’i bir çırpıda harcıyor. Teknolojik alet ve edevatları anlamsız bir şekilde kullanıyor ve komik duruma düşmekten kendini alamıyor.

Daha çok şey sayabilirim ama yazmaya gönlüm el vermeyecek. Robert Downey Jr. gibi dönemin en iyi aktörlerinden birisini ve yanında Gwyneth Paltrow gibi sade güzelliğin baş temsilcisini görmek için sinemaya gidebilirsiniz ama beklentileriniz bu kadarla sınırlı kalmalı. Yoksa size yine hüsran, size yine hasret var…