Kategoriler
seçki

Merak Barometresi: Netflix Türkiye’nin Yeni Projeleri

Netflix, bir basın toplantısıyla Türkiye’de üretilecek ve dünyada da gösterime girecek projelerini açıkladı. Açıklanan 14 projeyi en çok merak ettiklerimizden başlayarak sıraladık:

1. Uysallar (Dizi)

Yönetmen: Onur Saylak
Oyuncular: Belli Değil
Konu: Mimar Oktay Uysal ailesinden gizli olarak bir punk hayatı sürmeye başlar. Ancak o sırada eşi, iki çocuğu ve babası da kendi gizli dünyalarını kurmanın peşindedir. Uysal ailesinin yalanlarla dolu bir evi, Oktay’ın da inşa etmesi gereken bir hapishanesi vardır. Ailene karşı kendin olabilmek mümkün müdür yoksa herkesin ikinci bir hayata mı ihtiyacı vardır?
Ayrıntılar ve Notlar: Senaryoda Hakan Günday ismini gördüğümüz, yönetmen koltuğunda da Onur Saylak oturduğu için en merak ettiğimiz yapım oldu.

2. 9 Kere Leyla (Film)

Yönetmen: Ezel Akay
Oyuncular: Haluk Bilginer, Demet Akbağ, Elçin Sangu, Fırat Tanış, Alican Yücesoy.
Konu: Bir evlilik, iki aşk, üç bela, Dokuz Kere Leyla… Adem (Haluk Bilginer), güzeller güzeli metresi Nergis (Elçin Sangu) için Leyla (Demet Akbağ) ile 20 yıllık evliliğini bitirmeye karar verir. Ancak Leyla’dan doğal bir yolla kurtulması neredeyse imkansızdır. Diğer yandan bu duruma bir çözüm bulamazsa, yasak aşkı Nergis, çok yakında parmaklarının arasından kayıp gidecektir.
Notlar ve Ayrıntılar: Ezel Akay filmi sinema için çekti ancak pandemi nedeniyle küçük ekranda izlemek durumunda kalacağız. Filmi zaten uzun süredir merak ediyoruz.

3. Azizler (Film)

Yönetmenler: Taylan Biraderler
Oyuncular: Engin Günaydın, Haluk Bilginer, Binnur Kaya, Öner Erkan, Fatih Artman, İrem Sak
Konu: Gençlik yıllarının artık sonuna gelen Aziz, hayatından hiç memnun değildir. Yıllardır sevmediği bir işte çalışmaktadır ve gençliğinde kendisi için kurduğu mesleki hayallerden oldukça uzaktır. Sevgilisi Burcu ile dört yıldır süren ilişkisinin ise artık sonlanması gerektiğini fark eder…
Ayrıntılar ve Notlar: Berkun Oya’nın her projesi fazlasıyla merak edilmeyi hak eder. Oyuncu kadrosunun kalitesi de heyecanı iyice arttırdı.

4. Erşan Kuneri (Dizi)

Yönetmen: Cem Yılmaz
Oyuncular: Cem Yılmaz
Konu: Erşan Kuneri, 70’ler erotik sinemasında ortalığı kasıp kavurmaktadır. Her şey yolunda, keyfi yerindeyken erotik sinemada nasıl başarılı olduysak başka türleri de denemeliyiz fikri ile sektörden partnerleri Alev, Altın Oran, Miki Muammer, Seyyal, Kaya Akın (a.k.a İbrahim Tumtum), Firdevs ve Payro Kemal ile radikal bir film maratonuna koşmaya karar verirler.
Notlar ve Ayrıntılar: Cem Yılmaz’ın eski karakterle, yeni bir şeyler deneyeceği bir dizi gibi görünüyor. Merak etmemek mümkün değil…

5. Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü? (Film)

Yönetmen: Andaç Haznedaroğlu
Oyuncular: Yılmaz Erdoğan, Ecem Erkek, Engin Alkan, Devrim Yakut, Merve Dizdar, Ushan Çakır, Bülent Çolak
Konu: 1948 yılında İstanbul’da üstün zekalı bir çocuk olarak dünyaya gelen Gülseren’in, ailesiyle birlikte bulunduğu çevreye ayak uydurabilme çabalarını anlatırken, diğer yandan da Türkiye’nin bir dönemine ayna tutuyor.
Notlar ve Ayrıntılar: Sahnelendiği yıllarda ödül ve gişe rekortmeni olarak tiyatro klasikleri arasına giren ‘’Sen Hiç Ateşböceği Gördün Mü?’’ 18 yıl sonra aynı isimli modern uyarlaması ile filme dönüşüyor. Herkesin izleyeceği bir film olacaktır.

6. Beni Çok Sev (Film)

Yönetmen: Mehmet Ada Öztekin
Oyuncular: Sarp Akkaya, Songül Öden, Ercan Kesal, Aleyna Özgeçen, Füsun Demirel, Güner Özkul, Ushan Çakır
Konu: Bir yandan Konya kapalı cezaevinde gardiyan olarak çalışan Sedat, öte yandan aynı hapishanede mahkum olarak yatan Musa. Bir gün Sedat’a verilen yeni görevle iki erkek Musa’yı bir günlüğüne cezaevinden çıkararak Musa’nın köyüne kızını ziyaret etmesi için yola çıkarlar. Musa 14 yıldan sonra ilk kez eski karısını, annesini ve kendisini yabancı gibi gören kızı Yonca ile karşılaşır. Baba-kız bir gün boyunca ne kadar da birbirlerine yabancı olsalar da 14 yıl hiç geçmemiş gibi harika vakit geçirirler.
Ayrıntılar ve Notlar: 7. Koğuştaki Mucize filminin yönetmeninden, ilginç bir konuyla yeni bir yapım geliyor. Listemizin üst sıralarında yer alabilecek bir film gibi…

7. Bir Denizaltı Hikayesi (Dizi)

Yönetmen: Tolga Karaçelik
Oyuncular: Kıvanç Tatlıtuğ
Konu: Dizi, denizaltında araştırma görevine katılmaya hazırlanan, özgür ruhlu dalış eğitmeni ve deniz biyoloğu Arman’ın hikayesini konu alıyor. Dünyayı vuran bir doğa felaketinin sonucunda, Arman ve bilim ekibinin hayatta kalmak için bir askeri denizaltısına binmesi gerekir. Arman ve ekibi, neler olup bittiğini anlamaya çalışırken bir yandan da bu askeri denizaltının gerçek görevinin ne olduğunu araştırır.
Ayrıntılar ve Notlar: Tolga Karaçelik ismi özellikle heyecanlandırıyor ancak konunun Türkiye’de pek denenmeyen bir türde olması ve oyuncu kadrosunun henüz net belli olmaması soru işaretlerini arttırıyor.

8. Kod Adı: Kulüp (Dizi)

Yönetmenler: Zeynep Günay Tan, Seren Yüce
Oyuncular: Gökçe Bahadır, Barış Arduç, Salih Bademci
Konu: 1955 İstanbul’unda geçen hikaye, dönemin devrim yaratan gece kulübünde çalışan eski mahkum Matilda ve hapisten çıktığı güne kadar kendisinin varlığından habersiz olan kızı Raşel’in yaşam macerasını anlatıyor. Matilda bir yandan kızı Raşel ile ilişkisini düzeltmeye, onu Pera’nın belalı yakışıklısı Fıstık İsmet’ten uzak tutmaya çalışacak; bir yandan da gece hayatındaki meslektaşları olan cesur patronu Orhan, kıskanç yönetici Çelebi ve vizyoner sanatçı Selim’in egolarını yönetmeye uğraşacaktır.
Notlar ve Ayrıntılar: Konusuyla farklı bir öykü olacağı kesin. Yönetmen ve oyuncuların performansı önemli olacak.

9. Pera Palas’ta Gece Yarısı (Dizi)

Yönetmen: Emre Şahin
Oyuncular: Belli Değil
Konu: Charles King’in aynı adlı ödüllü kitabından uyarlanan Pera Palas’ta Gece Yarısıyer alıyor. Sekiz bölümden oluşan dizi, genç bir gazeteci olan Esra’nın İstanbul’daki efsanevi Pera Palas Oteli ile karşılaşmasını konu alıyor. Otel hakkında yazı yazmak üzere görevlendirilen Esra, yanlışlıkla tarihi odalardan birinin 1919 yılına açılan bir kapı olduğunu keşfeder. Geçmişe doğru bir yolculuk yapar ve modern Türkiye’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e karşı düzenlenen siyasi bir komplonun ortasına düşer.
Ayrıntılar ve Notlar: Konu çok ilginç ama Netflix’in benzer fantastik senaryolarda (Atiye, Hakan Muhafız) çok sorunlu işler ortaya koyduğunu hatırlamamız gerekiyor.

10. Fatma (Mini Dizi)

Yönetmen: Özer Feyzioğlu
Oyuncular: Burcu Biricik, Uğur Yücel, Mehmet Yılmaz Ak, Hazal Türesan, Olgun Toker, Gülçin Kültür Şahin, Deniz Hamzaoğlu ve Çağdaş Onur Öztürk
Konu: Sıradan bir temizlikçi olan Fatma, kayıp kocası Zafer’i ararken beklenmedik bir cinayet işler. Bu olay, onu bir “temizlikçi” olarak kendisinden hiç şüphe edilmeyen görünmez bir katile dönüştürür.
Ayrıntılar ve Notlar: Başak Abacıgil Sözeri’nin yapımcılığını üstlendiği dizi gidişatına göre dikkatimizi çekecek gibi… Oyuncu kadrosu iyi olmasına rağmen, ülkemizde hayatlarını kentlerde emekçi olarak sürdüren karakterleri ekrana yansıtmakta genel bir sorun var.

11. 50m2 (Dizi)

Yönetmenler: Burak Aksak, Selçuk Aydemir
Oyuncular: Engin Öztürk
Konu: Gölge, kendisini büyüten Servet Nadir’in kirli işlerini yapmaktadır. Çocukluğuna dair hiçbir şey hatırlamayan Gölge, kendisini geçmişe bağlayan fotoğrafın peşinde koşmaktadır. Fotoğraftakilerin kim olduğunu araştırdıkça aslında bir yalanın içinde yaşadığını anlar. Servet Nadir’in sırlarıyla beraber kaçan Gölge, Güzelce Mahallesindeki 50 metrekarelik terzi dükkanına sığınır.
Ayrıntılar ve Notlar: Selçuk Aydemir, iyi başladığı kariyerinde biraz tekrara düşmeye başlamıştı. Burak Aksak kalemine güvendiğimiz bir isim. Ancak filmin konusunu okuyunca heyecanlanalım mı bilemedik. Öykü klasik bir mahalle öyküsüne dönmez umarız.

12. ‘96 Yazı (Film)

Yönetmen: Ozan Açıktan
Oyuncular: Ece Çeşmioğlu, Fatih Şahin, Halit Özgür Sarı, Aslıhan Malbora, Süreyya Güzel, Kubilay Tunçer.
Konu: Türkiye’nin güneyinde 1996’nın yaz aylarında geçen hikaye, rüzgar, kayalık uçurumlar, sonsuz dalgalar arasında aşk ve yaşamla tanışan ve eninde sonunda hüznü de tadacak bir grup gencin hikayesini konu alıyor. Her yıl ailesinin yazlığına giden Deniz için bu yıl farklıdır.
Notlar ve Ayrıntılar: Gençlik filmi çekmek Türkiye’de gerçekten çok zor. Merakımızı sınırlı tutup, beklemeyi seçiyoruz.

13. Mücadele Çıkmazı (Film)

Yönetmen: Can Ulkay
Oyuncular: Çağatay Ulusoy, Emir Ali Doğrul
Konu: İstanbul’un eski binaları, sokakta koşturan çocukları, yan yana dükkanlarıyla bezeli, adına yakışır bir ara sokağı… Mehmet, her gün gördüğümüz ancak gündelik hayatın telaşıyla dikkat etmediğimiz, farkedemediğimiz kağıt toplayan gençlerden biridir. Mahalledeki çöp toplama deposunu işleten Mehmet’in en büyük destekçisi ise onlara çocukluktan beri kanat geren Tahsin Baba’dır. Bir akşam iş dönüşü en yakın arkadaşı Gonzales’in çekçek çuvalından hayatlarının orta yerine 8 yaşındaki Ali isimli bir çocuk düşer.
Ayrıntılar ve Notlar: Filmin senaryosu Ercan Mehmet Erdem’e ait. Konusu ise Satoshi Kon’un Tokyo Godfathers’ını hatırlattı. Merak sıralamamızda çok üst sıralara yükselemedi maalesef.

14. Kuş Uçuşu (Dizi)

Yönetmen: Belli Değil
Oyuncular: Belli Değil
Konu: Dünyada hala karar verici pozisyonlarda duran X kuşağıyla, yeni gelmekte olan Z kuşağının çarpışmasını anlatan Kuş Uçuşu, Netflix’in favorileri arasına yerleşen Aşk 101’in yaratıcısı, sevilen yazar Meriç Acemi tarafından kaleme alındı. X kuşağı yeni dünyayı, sosyal medyayı, yeni mecraları ve iş kollarını anlamaya çalışırken, asıl büyük değişikliğin farkında değiller. Bakış açıları, yaklaşımlar ve hedefe giden yolun yürünme şekli bambaşka artık. Yukarılara tırmanırken, çok çalışmanın erdemine güvenmek yerine “kuş uçuşu” gitmeye çalışan Aslı’yı izleyeceğiz. Hikaye, hedefine güdümlenmiş, en üstteki koltuğa oturabilmek, masadaki önemli kişi olabilmek için mücadele eden Aslı’nın, yeni dünyanın yöntemleriyle kazanıp kazanamayacağını sorgulayacak.
Ayrıntılar ve Notlar: Yeni bir Aşk 101 mi? Teşekkürler almayalım.

Kategoriler
seçki

2019 Türk Filmleri

2019 Türk Filmleri listesine göz gezdirdiğinizde ekonomik koşulların ağırlığı hissediliyor. Önemli yönetmenlerin filmlerine 2019’da rastlayamıyoruz. Nuri Bilge Ceylan’ın pas geçtiği, Zeki Demirkubuz, Derviş Zaim, Yeşim Ustaoğlu ve Reha Erdem gibi yönetmenlerden yeni film haberleri alamadığımız, kadın yönetmenlerimize ise neredeyse hiç şans verilmediği bir yıl bizi bekliyor. Yılın menüsüne baktığımızda genel olarak gişe garantili komediler tercih edilmiş durumda… Bağımsız sinemamızın ara verdiği, gişeye bağımlı sinemanın öne çıktığı bir yıl yaşayacağız.

Organize İşler 2

Yönetmen: Yılmaz Erdoğan
Oyuncular: Yılmaz Erdoğan, Asım Noyan, Ata Demirer, Ekin Türkmen, Bensu Soral, Demet Evgar, Ezgi Mola, Okan Çabalar, Kıvanç Tatlıtuğ
Notlar ve Beklentiler: Yılmaz Erdoğan’ın suç komedisi Organize İşler’in devam filmi, çok geniş bir oyuncu kadrosunu bir araya getirdi. Yılın ilk büyük gişe filmi olmayı şimdiden garantilediğini söyleyebiliriz.
Gösterim Tarihi: 4 Ocak 2019

Turkish Dondurma

Yönetmen: Can Ulkay
Oyuncular: Erkan Kolçak Köstendil, Ali Atay, Şebnem Bozoklu, Will Thorpe, Caner Kurtaran, Marleen Mathews, Tristan Alexander, James Farley, Alma Terziç, Carl Warthon
Notlar ve Beklentiler: Yaşanmış tarihi öyküleri son yıllarda sinemaya aktaran Dijital Sanatlar Yapımevi, 1. Dünya Savaşı sırasında Avustralya’da yaşayan iki kafadarın hayatını sinemaya uyarlıyor. Film, 1.Dünya Savaşı sırasında Avustralya’da yaşayan biri dondurmacı (Ali Atay), diğeri deveci (Erkan Kolçak Köstendil) iki arkadaşın İngilizlerin çağrısıyla Anzak askerlerinin ülkemiz topraklarına geleceğini haber almasıyla yaşananları aktaracak…
Gösterim Tarihi: Henüz net olarak belli değil…

Karakomik Filmler: Kaçamak ve Arada

Yönetmen: Cem Yılmaz
Oyuncular: Cem Yılmaz, Özkan Uğur, Can Yılmaz, Zafer Algöz, Necip Memili, Nilperi Şahinkaya, Ozan Güven, Cem Davran
Notlar ve Beklentiler: Cem Yılmaz’ın Karakomik Filmler serisi iki filmle birlikte gösterimde olacak. Kaçamak ve Arada’nın konusu henüz net olarak açıklanmadı. Aynı oyuncuların iki farklı filmde farklı karakterlerle karşımıza çıkacağı filmlerde Cem Yılmaz birlikte çalışmayı sevdiği isimleri bir araya getirmiş.
Gösterim Tarihi: 18 Ocak 2019

Çiçero

Yönetmen: Serdar Akar
Oyuncular: Erdal Beşikçioğlu, Burcu Biricik, Ertan Saban, Tamer Levent, Cem Kurtoğlu, Murat Garipağaoğlu, Mehmet Ulay, Altan Erkekli, Mehmet Esen, Levent Ülgen, Açelya Özcan, Mehmet Ezel Özgün
Notlar ve Beklentiler: 2. Dünya Savaşı sırasında Ankara’daki İngiltere Büyükelçiliği’nde uşak olarak görev yapan İlyas Bazna, Almanya lehinde casusluk faaliyetlerine başlar. Almanlar tarafından Çiçero kod adı verilen Bazna, bu faaliyetleri ile savaşın kaderini değiştirir.
Gösterim Tarihi: 2019 yılı ocak ayı gösterileceği söyleniyor.

Mucize 2 Aşk

Yönetmen: Mahsun Kırmızıgül
Oyuncular: Mert Turak, Mahsun Kırmızıgül, Fikret Kuşkan, Şenay Gürler, Ali Sürmeli, Metin Yıldız, Sera Tokdemir
Notlar ve Beklentiler: 2014 yapımı Mucize’nin devamının yönetmenliğini ve senaristliğini bir kez daha Mahsun Kırmızıgül üstleniyor.
Gösterim Tarihi: 1 Mart 2019

Kürk Mantolu Madonna

Yönetmen: Onur Saylak
Oyuncular: Henüz belli değil…
Notlar ve Beklentiler: Sabahattin Ali’nin klasik romanı Kürk Mantolu Madonna’nın yıllardır beklenen sinema uyarlaması için harekete geçildi.
Gösterim Tarihi: 2019’a yetiştirileceği söyleniyor.

Sibel

Yönetmen: Guillaume Giovanetti, Çağla Zencirci
Oyuncular: Damla Sönmez, Emin Gürsoy, Erkan Kolçak Köstendil
Notlar ve Beklentiler: Adana Film Festivali’nde çok beğenilen ve ödüle boğulan Sibel, köylüler tarafından dışlanan dilsiz bir genç kızın hikayesini anlatıyor. Film, genel gösterim şansı da bulacak.
Gösterim Tarihi: 4 Ocak 2019

Saf

Yönetmen: Ali Vatansever
Oyuncular: Erol Afsin, Saadet Işıl Aksoy, Onur Buldu
Notlar ve Beklentiler: Saf, gecekonduda yaşayan bir çiftin mahallede çıkan kentsel dönüşüm söylentileri sonrasında değişen hayatlarını konu ediyor. Festival turuna çok iyi eleştirilerle devam eden filmin bir an önce gösterime çıkması temennimiz.
Gösterim Tarihi: 19 Nisan 2019

Topal Şükran’ın Maceraları

Yönetmen: Onur Ünlü
Oyuncular: Demet Evgar, Serhat Kılıç
Notlar ve Beklentiler: Onur Ünlü’nün bereketli yılları devam ediyor. Demet Evgar’ın da senaryo yazarları arasında yer aldığı film farklı yaşantısıyla toplumdan ayrı düşen bir kadının öyküsünü anlatacak.
Gösterim Tarihi: Daha önce 2018 olarak duyurulan filmin 2019’a kalması büyük bir ihtimal…

Kafalar Karışık

Yönetmen: Yücel Yolcu
Oyuncular: Atakan Özyurt, Fatih Yasin, Bilal Hancı, Altan Erkekli, Musa Uzunlar, Güven Kıraç, Erkan Can
Notlar ve Beklentiler: Sosyal medya fenomenleri Kafalar’ın sinema filmi bir aksiyon-komedi olarak tanımlanıyor.Filmde Atakan, zengin sevgilisi Buse’ye aşıktır. Evlenmelerinde tek engel ise Buse’nin dedesidir. Atakan da Buse ile evlenmek için tek çare olarak Buse’nin yıllardır kayıp olan öz babasını bulmaya karar verir. Olaylar gelişir…
Gösterim Tarihi: Henüz belli değil…

Bekarlığa Feda

Yönetmenler: Ali Doğançay, Cem Sürücü
Oyuncular: Ali Burak Ceylan, Melis Tüzüngüç, Yağmur Ün, Ayşe Tunaboylu, Mahmut Gözgöz, Nurseli İdiz, Eda Erol, Nami Ali Esatgil, Eren Pekgöz, Aslı Bankoğlu, Volkan Cal, Kayhan Yıldızoğlu
Notlar ve Beklentiler: Ülkemizde sık sık gösterime girmeye başlayan ilişki komedilerinin yeni bir örneği. Bir babanın kızını sümsük bulduğu damadından kurtarmak için düzenlediği bekarlığa veda partisi üzerinden bir öykü anlatılıyor.
Gösterim Tarihi: Henüz net bir tarih yok…

Nebula

Yönetmen: Tarık Aktaş
Oyuncular: Barış Mert Bilgi, Ömer Bora, Serkan Aydın, Ali Yavuz Ilman
Notlar ve Beklentiler: Hay, yedi yaşındayken arazide ölü bir at bulur. Bu olay, O’nu yetişkinliğinde bile etkileyecek bir anıya, uyanışa dönüşür.
Gösterim Tarihi: Henüz net bir tarih yok…

Recep İvedik 6

Yönetmen: Togan Gökbakar
Oyuncular: Şahan Gökbakar
Notlar ve Beklentiler: Recep İvedik’in Afrika’daki maceralarını merak eden varsa serinin devam filmini izleyebilir.
Gösterim Tarihi: Şubat 2019

Sadece Farklı

Yönetmen: Ahmet Sönmez
Oyuncular: Vildan Atasever, Ömer Akgüllü
Notlar ve Beklentiler: Sadece Farklı, ‘otizmli’ bir baba ile ‘normal’ oğlunun hikâyesiri beyazperdeye taşıyacak.
Gösterim Tarihi: Henüz belli değil…

Aslı Gibidir

Yönetmen: Ali Yorgancıoğlu
Oyuncular: Aslı İnandık, Nazlı Tosunoğlu, Tuna Orhan
Notlar ve Beklentiler: Sosyal medya fenomenlerinden Aslı İnandık’ın filmi Aslı Gibidir, oyuncu olmanın hayalini kuran genç bir kadının yaşadıklarını konu ediyor.
Gösterim Tarihi: 25 Ocak 2019

Bir Dilek Tut

Yönetmen: Meta Akkuş
Oyuncular: Altan Erkekli, Vildan Atasever, İlker Kızmaz, İhsan Berk Aydın, Ceren Reis, Melisa Giz Cengiz, Arda Kalaycı, Yusuf Kemal Kalmış, Melis Kara, Taha Yusuf Tan
Notlar ve Beklentiler: İyilik ve sevgiyi konu alan “Bir Dilek Tut” filmi maalesef davalarla ve anlaşmazlıklarla gündeme geldi. Çekimleri Mardin’de gerçekleşen filmin gösterim tarihi erteleniyor.
Gösterim Tarihi: Son bilgiler 12 Nisan 2019’da gösterime gireceği yönünde…

Sir-Ayet

Yönetmen: Onur Aldoğan
Oyuncular: Demet Oran, Aydan Akboğa, Sinan Taşkan, Gizem Terzi, Ali Burak Küçük, İlayda Özenses
Notlar ve Beklentiler: Sir-Ayet, eşinin ölümünden sonra hayatı kararan bir kadının hikayesini konu ediyor. Kocasının yokluğunu kabullenemeyen Hicran’ın bu süreçteki en büyük destekçisi kızı Gizem’dir. Geçirdiği zor günlerin üstesinden gelemeyen Hicran, kızının tavsiye üzerine psikoloğa gitmeye başlar.
Gösterim Tarihi: Henüz net olarak belli değil…

Diğer dikkat çeken ancak henüz kesinleşmeyen projelerden haberler…

Eylem Kaftan’ın uzun metrajı Kovan’ın çekimleri Artvin’de Meryem Üzerli ile devam ediyor.
Kaan Müjdeci yeni filmi Iguana Tokyo için uluslararası fonlardan destekleri toparladı.
Hababam Sınıfı, Evren Erdoğan ve Ayşe Balıbey’in yazdığı senaryonun ardından Doğa Can Anafarta’ya teslim edildi. Anafarta filmin kadrosunu orijinal filmdeki gibi ilanlarla oluşturmak amacında…
Aşık Veysel’in hayatı yönetmen Mustafa Uslu tarafından sinemaya aktarılacak.
Sosyal medya fenomeni Yasemin Sakallıoğlu ile Şahan Gökbakar film projesi için anlaşma imzaladı. Yasemin Sakallıoğlu’nun sosyal medyada paylaştığı Zengo karakteri sinemaya aktarılacak.
Sosyal medya ve youtube fenomenleri Oğuzhan Uğur ve Enes Batur’un da filmlerinin ocak ayında vizyon görmesi bekleniyor.

Kategoriler
izlenim

Kelebeğin Rüyası: “Aynı Hollywood filmi gibi olmuş”

Biz yapalım da aynı Hollywood işi gibi olsun. Halk da bunu istiyor zaten. Fazlasını aramak ise sadece “Kelebeğin Rüyası” olabilir.

Bundan 10-15 yıl önce Türkiye yapımı filmlerden söz ederken “Memlekette sinema sektörü yok ki” cümlesi sıklıkla başvurulan bir klişeydi. Şimdilerde böyle bir sektörün olduğundan hiçbir şüphe yok. Geçen haftasonu Kelebeğin Rüyası’nı izlemeye karar verip sinemalara bakarken, bazı sinemaların tüm salonlarında sadece yerli yapımların olduğunu görüp şaşırdık. Bizde de bir ayarsızlık var tabii ama Hollywood’a karşı yerel yapımcılar için bir “zafer haftası” yaşanıyor.

Peki yapımcı ve dağıtımcılar açısından “zafer haftası” yaşamak, gerçek bir zaferin yaşanmasını sağlıyor mu? Gerçek zafer ne olabilir? Hollywood filmi gibi film yapmak nedir mesela?

Kelebeğin Rüyası’yla ilgili tartışmaya çalışacağım, Türkiye’ye özgü hastalık, son yıllarda iyi gişe yapan birçok film için geçerli. Önce film için bir tanıtım videosu hazırlanıyor, dolaşıma sokuluyor ve film hakkında konuşulmaya başlanıyor. Eğer filmle ilgili çıkan dedikoduların ilk sırasında “Aynı Hollywood filmi gibi olmuş” klişesi yer alıyorsa gişe garantiniz var demek. Geçen yıl bu zamanlar, Fetih 1453 için de böyle şeyler söyleniyordu.

Kelebeğin Rüyası’nın görüntü yönetmeni Gökhan Tiryaki hakikaten şahane bir iş çıkarmış; filmde hiçbir şey olmasa, 128 dakikalık görüntü akışını klip gibi izlemek de mümkün. Sanıyorum ki “Aynı Hollywood filmi gibi olmuş” cümlesinin kökeninde bu durum var: Görüntü, ışık, sanat yönetimi vesaire, çok güzel olmuş denmek isteniyor olabilir.

Şimdi esas meseleye gelelim. Acaba dünyanın hangi ülkesindeki sinemaseverler, film eleştirmenleri ya da sadece seyirciler, ABD yapımı gibi film yaptık diye sevinir? Bu konu hakkında bir araştırmam olmadı ama çok fazla bize özgü bir durum gibi görünüyor.

Bizim kültür alanına ilişkin algımız bu; onlar gibi olursan iyi olursun. Peki belirgin bir “onlar gibi olmak” anlayışı var mı? Yok. Kafamızdaki Hollywood algısına (evet öznel bir algıdan söz ediyoruz) uygun bir şey ama herhangi bir şey gözümüzün önüne geliyorsa temel başarı eşiğinin üzerine çıkılmış oluyor.

Konuyu dağıtmak gibi olmasın ama Hollywood gibi olmak konusunda da oldukça geç kaldık. Yıldızlık müessesesi, eğlence tarihi boyunca hiç bu kadar zayıf olduğu bir dönemi yaşamamıştı. Yüksek prodüksiyon ve teknoloji gerektiren gereçlere sahip olmak için de dünyanın en güçlü ekonomisine sahip olan ülkede yaşamaya gerek kalmadı. Eğer bir de araç-gereç kullanımı konusunda yaratıcılığı olan insanlar ekibinizde varsa, bazı Zihni Sinir projeleri üreterek üst düzey teknolojik imkanları görsel olarak yakalamak çok ucuza gelebiliyor. Dolayısıyla görsel üstünlük sağlayarak Hollywood olmak, milletçek bir filmle gurur duymamız için yeterli olmamalı.

Bizdeki temel problem vasatlık sorunu. Vasat bir sanat nesnesi, birkaç küçük cilayla, iyi bir tanıtımla büyük iş sıfatına bürünebiliyor.

Bence Kelebeğin Rüyası tam olarak bu kategoride yer alıyor. Acı dozu yüksek, ilginç biyografiler, şahane görseller, nefis tanıtım aktiviteleri, Türkiye’nin en ünlü aktristleri ve aktörleri biraraya geliyor. Çok ünlü bir yönetmen işin direksiyonuna geçiyor. “Belçim Bilgin’den lise öğrencisi olur mu”, “Yakışıklı adamdan şair olur mu”, “Hikayede intihal var mı” gibi spekülatif üç adet de şahane viral konu başlığı buluyorsunuz ve formül tamamlanıyor.

Ama işte bir sinema filminin ana malzemesi asla bunlar değil, olamaz. Eldeki bu malzemeden (spekülasyon kısmını katmazsak) hakikaten dünyayı konuşturacak bir iş çıkarma potansiyeliniz var. Kelebeğin Rüyası’nda olmayan şey, bu potansiyelin hakkıyla kullanılamamış olma durumudur. Mert Fırat, Kıvanç Tatlıtuğ ve Yılmaz Erdoğan’ın oyunculukları ne kadar zayıf olabilir? İki veremli şairin zorlu yaşam öykülerinden ne kadar kötü bir senaryo çıkabilir? Kelebeğin Rüyası, bu kadar güçlü bir hammaddeyi, hammadde olarak bırakmış bir film. Senaryosuna derinlik katmak, karakterlere hastalık ve şiir dışında kalan yan öğeler ekleyebilmek, dönemin ruhunu İnönü ve CHP pankartlarının sınırında bırakmayarak gerçek anlamda uluslararası bir yapım ortaya çıkabilirdi.

Ama bize “Hollywood gibi olması” yetiyor. Türkiye’de kültür ve sanat üretimi bu nedenle kısıtlı bir alanda kalıyor. Yüksek beklenti üretmek de hata olabilir tabi. Bizimki de “Kelebeğin Rüyası” işte.

Kategoriler
seçki

Sinema Eleştirmenlerinden Sosyal Medyada “Kelebeğin Rüyası” Yorumları

Yılmaz Erdoğan’ın Kıvanç Tatlıtuğ, Belçim Bilgin ve Mert Fırat’lı yeni filmi “Kelebeğin Rüyası” 22 Şubat Cuma günü vizyona girecek. Hayli iddialı görünen bu şiirsel dönem filminin basın gösterimi 19 Şubat sabahı gerçekleşti ve sosyal medyada sinema eleştirmenlerimiz filmle ilgili kısa yorumlarını paylaştılar.kelebegin-ruyasi-620x320

Seçil Toprak (Ekşi Sinema)
“Kelebeğin Rüyası şiiri yakalamaksa o değil ama iyi bir dönem filmi olarak dostluk anlatmaksa o. Film her şeyden öte görüntüleriyle akılda kalacak. Gökhan Tiryaki bunun haklı müsebbibi. İkinci akılda kalacak kişi de Tatlıtuğ.”

Müjde Işıl (Sinema, Arka Pencere)
“Yılmaz Erdoğan, Kelebeğin Rüyası’nda şiirin filmini yapmayı hedeflemiş. İyi çekilmiş bir dönem filmi ama ruhunu tam bulamamış bir yapım. Kelebeğin Rüyası parçalara bölünmüş gibi. Açılış sekansı muhteşem, sonrası ortalama. Kıvanç Tatlıtuğ ne kadar iyiyse diğerleri o kadar sönük.”

Banu Bozdemir (Cinedergi, Öteki Sinema)
“Yılmaz Erdoğan, Kelebeğin Rüyası’nda en azından şiire güzelleme yapıyor…”

Güzin Tekeş (Ekşi Sinema)
“Kelebeğin Rüyası görsel olarak nefis bir film. Zaten görüntü yönetmeni Gökhan Tiryaki mutlaka akılda tutulması gereken bir isim. Görselliğini bir kenara bırakırsak, Kelebeğin Rüyası biraz fazla ‘Yılmaz Erdoğan’ filmi. Bir de unutmadan, Kıvanç Tatlıtuğ olmuş artık. Yakışıklı ama gerisi boş önyargısından kurtulmak lazım.”

Ömür Gedik (Hürriyet, Popüler Sinema)
“Kelebeğin Rüyası iyi çekilmiş bir dönem filmi. Açılışı muhteşem. Draması etkileyici. Biraz uzun ama. Altın makas gerekirmiş. Kıvanç tatlıtuğ diyorum. Filmde tek kelimeyle döktürmüş. Mankenden oyuncu olmaz diyenlere cevabı tokat gibi. ”

Mutlu Sorgu (AHaber)
“Kelebeğin Rüyası dokunaklı bir film olmuş, Kıvanç çok iyi oynuyor ve Mert Fırat her zamanki gibi muhteşem! İçinden şiir geçen filmi izleyin.”

Murat Özer (Sinema, Arka Pencere)
“Yılmaz Erdoğan, unutulmaya yüz tutmuş ‘şiir’i hatırlatmaya çalışıyor ‘Kelebeğin Rüyası’yla… Bu devirde zor ama imkânsız değil!”

Murat Başaran (Türkiye Gazetesi)
“Kelebeğin Rüyası mükemmel bir film. Ah bir de on beş dakika yönetmen fazlalığı geçirmeseymiş filme Yılmaz Erdoğan, akıllara zarar olacakmış. Kelebeğin Rüyası, şiirin Filmi olmuş. Kıvanç Tatlıtuğ’un oyunculuğu kariyerinin dönüm noktası olacak muhtemelen. Yakışıklılığını ezmiş geçmiş. Film tek parti ve şapka gerçeğini olduğu gibi servis etmiş. Eğip bükmeden, sövmeden.”

Hande Kara (Beyazperde)
“Kelebeğin Rüyası başarılı bir film, ama fragmanı kadar büyüleyici değil. Kıvanç’ın oyunculuğu iyi, ama beklediğim kadar değil.”

Murat Erşahin ‏(Sinema)
“Şiirin, dolayısıyla anlamın yok olduğu günümüzde, değerli bir çaba ‘Kelebeğin Rüyası’. Şairlerin erken ölümü kadar erkeni yok belki de!”

Selin Gürel (Milliyet Sanat)
“Kelebeğin Rüyası fragmanında vaat ettiği her şeyi rahatça karşılıyor. Türk popüler sinemasının çıtasını yükseltmesi sevindirici. Türk sinemasında teknik açıdan bu kadar üst düzey bir popüler sinema örneği izlemek harika bir deneyimdi.”

Ali Ulvi Uyanık (Milliyet Sanat)
“Bugüne dek ilk kez seyrettiğim Kıvanç Tatlıtuğ ‘Kelebeğin Rüyası’na damga vurmuş. Onda, Slav oyuncuların havası var: Bakışları derin…”

Hilal Çetinder (Film Makarası)
“Yılmaz Erdoğan kişisel ve çok keyif aldığı bir iş yapmış belli ki ‘Kelebeğin Rüyası’ ile.”

Yekta Kopan ‏(Milliyet Sanat)
“Kelebeğin Rüyası deyince Yılmaz Erdoğan, Kıvanç Tatlıtuğ, Mert Fırat adlarını herkes anacak. Ama Gökhan Tiryaki ve Bora Gökşingöl demeyi de unutmayalım… Kelebeğin Rüyası, Kıvanç Tatlıtuğ’u sinemaya hediye eden film olarak anılacaktır. Güzel bir hediye.”

Ayhan Hülagü (Zaman)
“Kelebeğin Rüyası’nı gördük. Erdoğan’ın ellerine sağlık. Şiir gibi bir film olmuş. Ne demişler, aşk filmin bahanesidir.”

Fırat Sayıcı (Cinedergi)
“Kelebeğin Rüyası olmuş. Belçim Bilgin olmamış. Bir de süresi gereksiz uzun… Kıvanç ve Mert döktürmüşler :)”

Kerem Akça (Habertürk)
“Mahsun Kırmızıgül’ün sinemamıza getirdigi ‘sinemaskopta Hollywood estetiği’ atılımını takip eden filmler görmek sevindirici.”

M. Nedim Hazar (Zaman)
“Kelebeğin Rüyası sadece açılış sahnesiyle bile saygıyı ve izlenmeyi hak ediyor. Muazzam bir emek, işçilik ve ustalıkla açılıyor film. Kıvanç Tatlıtuğ da fiziksel avantajlarını tepelercesine müthiş bir oyun çıkarıyor.”

Serdar Akbıyık (Star, Cinedergi)
“Kelebeğin Rüyası çok iyi bir film. Kıvanç Tatlıtuğ beni şaşırttı, gerçek bir oyuncu performansı.”

Hasan Cömert (Yer Gösterici)
“Kelebeğin Rüyası, iki şairin hikayesi olarak kalsaymış keşke, fazla uzun, fazla şiir, fazla gösterişli, fazla altı çizilen cümle… Yılmaz Erdoğan, iki şairin dostluğunu iyi yazmış sadece gerisi fazlalık olmuş. Filmin en iyisi ise Kıvanç Tatlıtuğ. Resmen döktürmüş.”

Ali Koca (Zaman)
“Kelebeğin Rüyası, -sanırım- tek plan olan açılış sahnesiyle bile Türk sinema tarihine şimdiden geçmiştir; hayırlı olsun. Bu film, sadece Yılmaz Erdoğan’ın titizliğini ve yönetmenliğini değil; Kıvanç Tatlıtuğ’un oyunculuğunu da tartışma dışı bırakmıştır.”

Burak Göral (Arka Pencere)
‎”Kelebeğin Rüyası”nda bir hikaye sorunu var ama nefis bir sinematografi, şahane müzikler ve Kıvanç Tatlıtuğ’un akıllara nakşeden performansı da var…

Olkan Özyurt (Sabah)
“Kelebeğin Rüyası, şairler üzerine yapılmış destansı bir güzelleme. Yılmaz Erdoğan, şapka çıkartacak bir yönetmenlik yapıyor.”

Sadi Çilingir (sadibey.com)
“Kelebeğin Rüyası’nın her karesi tablo gibi.”

Barış Saydam (Altyazı, Hayal Perdesi)
“Kelebeğin Rüyası’nda şairlerin hikâyesi bir yere kadar güzel de, filmde her şey fazlasıyla abartılı… Evler, arabalar, insanlar, aşklar, acılar… Hal böyle olunca, şairlerin hikâyesi de bunların altında ezilip gidiyor.”

Numan Serteli ‏(Kültür Mafyası)
“Kelebeğin Rüyası bir başka yönetmenin olsaydı, şu an yere göğe sığdırılamıyor olurdu. Oysa şimdi beğeniler çekingen, övgüler törpülü gibi.”