Kategoriler
seçki

Netflix Bir Ödül Sezonuna Daha Hazır!

Alfonso Cuaron imzalı ROMA filmiyle en iyi film Oscar’ını ilk kez kazanan Netflix bu yılki sezona hazır durumda. Önceki yıl gibi bu yılda da pek çok filmle Oscar için yarışacak Netflix. Sonuç ne olur bilinmez ama şirketin elinde iddialı pek çok film mevcut, şirket kalabalık portföye rağmen bu filmlere yenilerini eklemeye devam ediyor. Şirketin hangi filmlere hangi dallarda kampanya yapacağıysa şimdilik belli değil. Yüksek ihtimalle -her zamanki gibi- bu filmleri sırayla gösterime çıkarıp gelecek eleştiri/tepkilerden sonra kararını verecek. Bir bakalım Netflix’in elinde hangi filmler var…

Pieces of a Woman: Macaristanlı yönetmen Kornel Mundruczo‘nun ilk İngilizce filmi Pieces of a Woman, Venedik Film Festivali’nden olumlu eleştiriler ve iki adet ödülle dönmüştü. Film, Vanessa Kirby‘e en iyi aktris ödülünü getirmekle kalmamış yönetmene Arca CinemaGiovani Ödülü’nü de getirdi. Kirby’nin ödülünün konuşulduğu dakikalardaysa Netflix haklar için son aşamadaydı. Peki elinde bir çuval film bulunan Netflix, Kirby’nin epey beğenilen filmine kampanya yapacak mı? Yapmaması hata olur gibi görünüyor. Ama bekleyelim görelim. Netflix henüz filmin yayın tarihini açıklamadı. Bu arada film bebeğini kaybeden bir kadının dramatik yaşamına odaklanıyor, belirtmeden geçmeyelim. Aktrise Shia LaBeouf‘ün eşlik ettiğini de belirtelim.

Da 5 Bloods: Spike Lee‘nin Vietnam Savaşı’na siyahi askerlerin gözünden odaklanan eleştirel filmi Da 5 Bloods‘ın en iyi oyuncusu Delroy Lindo‘ya kampanya yapılacağı kesinleşti. Filmin en travmatik karakteri Paul’a hayat veren aktör bu filmdeki performansıyla olumlu eleştiriler almıştı. Film, Lee’nin önceki filmi Blackkklansman kadar sevilmedi ama Netflix’in Lee için de kampanya yapması bekleniyor. Şimdilik filmin en iddialı olduğu alan en iyi aktör dalı.

Hillbilly Elegy: Ron Howard‘ın draması Hillbilly Elegy, Oscar’a defalarca aday olmuş ama her geceden hüzünle, eller bomboş bir şekilde dönen iki aktrisin, Amy Adams‘la Glenn Close‘un başrolleri üstlenmesiyle dikkatleri çekiyor. Aynı adlı romandan Vanessa Taylor tarafından uyarlanan bu drama, Yale’den mezun olur olmaz memleketine dönen genç bir hukukçunun ailesine odaklanıyor. Adams ve Close ikilisine hangi dallarda kampanya yapılacağı henüz netleşmese de şimdilik beklenti, Adams’a en iyi aktris, Close’a en iyi yardımcı aktris dallarında kampanya yapılması yönünde.

The Midnight Sky: Howard ve Lee’ye ek olarak George Clooney de yönetmen kimliğiyle Netflix çatısı altında Oscar için didinecek. Yönettiği son filmleriyle (The Monuments Men ve Suburbicon) olumsuz eleştiriler alan, Catch-22 dizisiyle de toparlanamayan yönetmen bu kez şansını bilimkurgu türüyle deneyecek. Kıyamet sonrası bir gelecekte geçen film, kuzeyde yalnız başına yaşayan bilim insanı Augustine’in Sully ve ekibindeki astronotları dünyaya dönmemeleri için ikna etmeye çalışmasına odaklanıyor. Good Morning, Midnight adlı romandan uyarlanan filmde Clooney’e Felicity Jones, Kyle Chandler, David Oyelowo eşlik ettiler. Bakalım 2 Oscarlı sinemacı Clooney bu filmle toparlanabilecek ve yarışa dahil olabilecek mi?

Mank: Clooney’e kampanya yapılır mı, Howard yeterince önemsenir mi bilemiyoruz; ama Netflix’in şimdilik en çok önemsediği film, David Fincher imzalı Mank. Citizen Kane başyapıtının senaristi Herman Mankiewicz‘in senaryoyu yazıp çektirmeye çalıştığı dönemde geçen filmde Gary Oldman usta senaristi, Tom Burke filmin yönetmeni Orson Welles’i, Lily Collins asistan Rita Alexander’ı, Amanda Seyfried oyuncu Marion Davies’i, Charles Dance ise dönemin en zenginlerinden, gazete kralı William Hearst’ü canlandırdı. Tamamı siyah beyaz çekilen filmi Fincher’ın babası Jack Fincher kaleme aldı. Fincher’ın 90’lardan beri çekmek için uğraştığı ama finansman bulamadığı için çekemediği film henüz gösterime giremese de yarışın en iddialı filmlerinden. Bakalım Netflix, ROMA gecesini Mank‘la tekrarlayabilecek mi?

Ma Rainey’s Black Bottom: Oyunlarıyla pek çok Tony ödülünü kazanan usta yazar August Wilson‘ın bir oyunu daha perdeye taşındı ve bir oyununun sinema uyarlamasında daha Viola Davis başrolde yer aldı. Daha önce Fences uyarlamasında rol alan Davis, Ma Rainey’s Black Bottom‘ın da başrolünü başkasına bırakmadı. 1927 yılında geçen film, “Blues’un kraliçesi” ünvanlı Ma Rainey’nin yeni albümünü kaydetmek için stüdyoya girdiği bir zamana odaklanıp Rainey’nin ekibiyle çatışmalarını konu alıyor. Davis’e yakın zamanda kaybettiğimiz yetenekli aktör Chadwick Boseman eşlik etti. Filmin şimdilik iddialı olduğu iki dal, en iyi aktris ve yardımcı aktör dalları. Boseman’ın son performansı yeterince beğenilirse Heath Ledger gibi vefatından sonra Oscar kazanması mümkün.

The Trial of the Chicago 7: Aaron Sorkin‘in on yıldan da uzun bir süre önce kaleme aldığı bu dönem filminin yönetmenliği için önce Steven Spielberg‘le anlaşmaya varılmıştı ama Spielberg filmi çekemeyince proje, Paul Greengrass‘e teslim edildi. Greengrass de filmi çekemeyince Spielberg, Sorkin’e “En iyisi bu filmi sen çek” dedi ve böylelikle Sorkin, Molly’s Game‘in ardından yönetmenliğe dönüverdi. Filmin ilk gösterimi gerçekleştirildi. Şimdiye dek eleştiriler olumlu. Geniş oyuncu kadrosundaki pek çok oyuncunun performansı övüldü, bu yüzden Netflix’in aktör ve yardımcı aktör dalları için elinde pek çok isim mevcut. Hangilerine kampanya yapacak bilemiyoruz.

Bruised: Greta Gerwig‘in Lady Bird‘le elde ettiği başarının ardından aktrisler peş peşe yönetmenliğe geçiyorlar. Bu yıl Halle Berry de ilk filmi Bruised‘la yönetmenliği deneyimledi. Gerwig’in aksine filminin başrolünü de üstlenen Berry bu filminde bir MMA dövüşçüsüne odaklandı. ‘Justice’ lakaplı Jackie yıllar önce MMA’nın gözünden düşüp dövüşü bıraktıktan sonra yaşamına devam ederken terk ettiği oğlu kapısını çalınca MMA’ya dönüp kendisini tekrar kanıtlamaya çalışmaya, oğlunun velayeti için mücadele etmeye ve travmalarıyla yüzleşmeye karar verir, olaylar gelişir. Netflix filmi hemen satın aldı almasına da bu filme kampanya yapıp yapmayacağı, filmi ödül sezonunda yayınlayıp yayınlamayacağı şimdilik belirsiz durumda.

I Care A Lot: Bu kalabalık film portföyünü I Care A Lot‘la noktalayacağız. Netflix bu filmi de kimselere kaptırmadı. Rosamund Pike‘ın Gone Girl‘den yıllar sonra benzer bir rolle olumlu eleştirileri topladığı film kara komedi türünde. Peter Dinklage ve Eiza Gonzalez‘in Pike’a eşlik ettiği filmde Dinklage bir gangstere, Pike ise yasal koruyucuya hayat verdi. Film bu iki karakterin yollarının kesişmesine odaklanıyor.

Bir Özet: Netflix’in aktris dalları için aday adayları: Rosamund Pike, Amy Adams, Glenn Close, Viola Davis, Halle Berry, Vanessa Kirby, Felicity Jones (bir ihtimal).

Aktör dalları için aday adayları: George Clooney, Chadwick Boseman, The Trial ekibi, Gary Oldman, Tom Burke, Delroy Lindo, Shia LaBeouf (bir ihtimal).

Bakalım kimlere Oscar kampanyası düzenlenecek, kimler yarışı sağ salim atlatıp aday olabilecek? Yarış çetin, rakip çok. Ama Netflix geçen yıl kampanyaları sonucunda Anthony Hopkins & Jonathan Pryce, Al Pacino & Joe Pesci, Adam Driver & Scarlett Johansson, Laura Dern‘ü aday göstertmeyi başarmıştı. Bu durum bu yıl da tekrarlanabilir.

Kategoriler
haber

Spike Lee, Samuel L. Jackson ve Giancarlo Esposito’yla Çalışabilir

Son filmleriyle gündemde kalamayan, uzun zamandır iyi bir filme imzasını atamayan Spike Lee bu üzücü gidişatı 2018’de BlacKkKlansman filmiyle bozmuş, Cannes’dan ödülle döndükten sonra ödül sezonunda da öne çıkmayı başarmıştı. Halen pek çok yerden adaylıklar alan Lee sıradaki projesini netleştirdi. Lee’nin sıradaki filminin adı Da 5 Bloods. Usta yönetmen bu filmini BlacKkKlansman‘ın senaristlerinden Kevin Willmott‘la birlikte kaleme aldı. Lee başroller için Samuel L. Jackson ve Giancarlo Esposito‘yla görüşmelere başladı. Stüdyo bir diğer rol içinse Don Cheadle‘ı istiyor. Henüz hiçbir aktörle anlaşma imzalanmadı.

Da 5 Bloods bir zamanlar Vietnam’da savaşan, aradan geçen onca yılın ardından Vietnam’da saklanmış altınları bulmak amacıyla yolculuğa çıkan bir grup Afrikalı-Amerikalıya odaklanacak. Bu gazilerin bir diğer amacıysa Vietnam’da ölen arkadaşlarının kalıntılarını bulmak… Lee bu filminin çekimlerine martta başlamayı planlıyor.

Kategoriler
haber

Frederick Douglass Now: Spike Lee’den Kölelik Üzerine Bir Film

Spike Lee, Frederick Douglass Now ile üçüncü kez bir Roger Guenveur Smith eserini yönetecek. A Huey P. Newton Story ve Rodney King’in ardından Smith’in tek kişilik tiyatro oyununu da perdeye taşıyacak.

Aynı zamanda 10 Spike Lee filminde yardımcı rollerde yer alan Roger Guenveur Smith’in oyunu Frederick Douglass’ın gerçek öyküsünü anlatıyor. Douglass kendisini kölelikten kurtardıktan sonra yayıncı olmuş ve kölelikle savaşın önemli isimlerinden biri haline gelmişti. Abraham Lincoln ile birlikte Amerikan İç Savaşı’nda köleleri özgürleştirmek için planlar yapmış ve uygulanmasını sağlamıştı.

Oyuncuları henüz belli olmayan filmin müziklerini Branford Marsalis’in yapacağını da ekleyelim.

Kategoriler
izlenim

BlacKkKlansman: Irkçılıkla Absürt Savaş

ABD’deki ırkçılık, Avrupa’daki köklerini de dikkate aldığımızda dünyanın önemli sorunlarının başında geliyor. Kapitalist dünyada, en büyük sermayeyi elinde tutanların ABD’nin orta ve güney kesimindeki “white race” olması ve hala kendilerini mağdur gösterebilme kapasitelerinin yüksek seviyelerde seyretmesi, dünyanın diğer ırkçılarına da esin kaynağı oluyor. Spike Lee, BlacKkKlansman ile bu et kafalılıkla kendi silahlarını kullanarak dalga geçmiş.

Get Out’la korku filmi klişelerini kullanarak hem türü, hem de ırkçı beyazları hafif hafif makaraya saran Jordan Peele, Spike Lee’ye teslim ettiği senaryonun yapımcı olarak da arkasında durmuş. Spike Lee de Peele’in senaryosundaki absürt dokunuşları iyi anlamış. BlacKkKlansman, genel olarak bir Disney filmi gibi ilerliyor. Aşk, iyilerin oluşturduğu zorluklara göğüs geren takım, katıksız kötülerin salaklığı, filmin en başından sonunun mutlu biteceğini anlamanız, iyilerin başına kötü şeyler gelmemesi, ABD’nin klasik “feel-good movie” formatını perdeye taşıyor.

Spike Lee, Disney estetiğini, senaryo kurgusunu, oyuncu performanslarını BlacKkKlansman’e taşımış. Denzel Washington’ın oğlu John David Washington, Adam Driver ve Steve Buscemi’nin kardeşi Michael Buscemi’nin kurduğu üçlü takım, Oz’un sihirbazını arayan Dorothy ve arkadaşları gibi… Filmin iyileri kurnaz ve planlarını başarıyla uygulayacak zekaya sahipken, KKK ve kötü polisler olağanüstü aptal…

Spike Lee, bütün filmografisinde ırkçılığı daha ciddi bir şekilde ele alıp, sosyal nedenlerini, beyazların nasıl ırkçı sarmalların içinde kendisini bulduğunu aktarıyordu. Do The Right Thing’de usta aktör Danny Aiello’nun canlandırdığı Sal gibi iyi kurgulanmış bir karakter arıyorsunuz bu filmde yok. Irkçı beyazlar genelde yüzeysel, siyah baş karakterimiz ve beyaz/musevi kankaları ise doğuştan iyi… Spike Lee, birçok siyasi mesajını didaktik bir şekilde vermekten, siyah pulp filmlere saygı duruşunu açık açık yapmaktan da kaçınmıyor. BlacKkKlansman, belirli sahnelerde neredeyse bol slaytlı bir blaxploitation sunumuna dönüyor. Birth of a Nation ve girişteki mükemmel Alec Baldwin skeciyle Gone with the Wind’e göndermeleriyle Hollywood’dan rövanşını alıyor.

Peki bu kadar didaktik, mesajını çat çat veren, senaryo kurgusu pek güçlü olmayan filmden nasıl keyif alınabilir. Film, tüm Disney karakteristiğine rağmen samimi olmayı başarıyor. Oyunculuklar sıcak, müzikler iyi ve ne yalan söyleyelim David Duke gibi gerçek bir ırkçı faşistle açık açık dalga geçilmesi keyif veriyor. BlacKkKlansman, yıllar sonra tekrar tekrar izlenebilecek bir dönem filmi değil elbet… Ama yapımcı, senarist, yönetmen ve oyuncularla birlikte sizin de eğlenebileceğiniz absürt bir ırkçılık belgeseli…

Kategoriler
haber

Black Klansman: Spike Lee’den Klu Klux Klan Gerilimi

Spike Lee’nin sıradaki filmi açıklandı. Lee, Black Klansman adlı gerilim filmini yönetecek. Bu yıl Get Out filmiyle dikkatleri çekip stüdyoların takibine giren yönetmen Jordan Peele ve Blumhouse şirketinin sahibi Jason Blum bu filmin yapımcıları arasında yer alacaklar. Film, Ron Stallworth’un anılarını derlediği Black Klansman kitabından uyarlanacak, senaryoyu Charlie Wachtel, David Rabinowitz, Lee ve Kevin Willmont birlikte kaleme alacaklar. Çekimlere yakında başlanacak.

Black Klansman, Coloradolu siyahi bir polis olan Stallworth’un 1978’de yerel bir gazetede yeni Klu Klux Klan üyeleri arayan bir reklamı görmesini, bu reklamdaki numarayı arayıp KKK’ye dahil olmasını, daha sonra KKK’nin yerel bölüm başkanı olmak için çabalamasını konu alıyor. Stallworth yüz yüze görüşmeler için beyaz bir arkadaşını göndermiş, böylelikle KKK hakkında detaylıca istihbarat toplayabilmişti. Stallworth’u Denzel Washington’ın oğlu John David Washington oynayacak.

Kategoriler
haber

Fragman Analizi: Chi-Raq (Spike Lee)

Spike Lee’nin yeni filmi Chi-Raq ilgi çekici bir konu üzerinden ilerliyor.

-Spike Lee zaman zaman farklı türleri denese de esas ustalığını siyahi oyuncularla, siyahların çoğunlukla yaşadığı bölgelerde, siyahları anlatan filmlerde gösteriyor. Chi-Raq, Spike Lee’nin ustalığını yeniden göstereceği bir film gibi duruyor.

-Filmin konusu Kartal Tibet’in Şalvar Davası filmine çok benziyor. Şalvar Davası’nın da konusunu Aristofanes’in Lysistrata oyunundan aldığını hatırlatalım. Bu yönüyle evrensel bir hikaye ile karşı karşıyayız.

-Nick Cannon, Wesley Snipes, Jennifer Hudson, Teyonah Parris, D.B. Sweeney, Harry Lennix, Steve Harris, Angela Bassett, John Cusack ve Samuel L. Jackson gibi çok güçlü bir kadro mevcut…

-Siyahi mahallede beyaz papaz (John Cusack) biraz sırıtmış…

Kategoriler
seçki

Sinemada “Madiba”: Nelson Mandela Filmleri

Bir insan yaptıklarıyla milyonlarca insanın hayatını iyi veya kötü şekilde değiştirdiğinde sinemanın ve başka birçok sanat dalının konusu haline geliyor. Bu insan Nelson Mandela gibi hep olumlu yönleriyle öne çıkan bir lider olunca özellikle daha fazla filme konu oluyor.

Bu hafta kaybettiğimiz Güney Afrika’nın ve aslında tüm dünyada ırkçılık karşıtı akımların doğal lideri Nelson Mandela birçok yönetmen tarafından henüz sağlığında filme alınmanın gururunu yaşadı. Bu filmlerin kısa bir seçkisini paylaşmak istedik.

Joseph Sargent’ın 1997 tarihli “Mandela and de Klerk”inde, Mandela Sidney Poitier ve serbest bırakılmasını sağlayan de Klerk’i de bir başka büyük aktör Michael Caine oynadı.

Bille August’un 2007 tarihli Goodbye Bafana’sında Nelson Mandela’yı Dennis Haysbert oynadı. Film, Mandela’nın hapisteki hayatını anlattı. Mandela’nın gardiyanı ve yakın dostu James Greggory’nin siyahi liderden nasıl etkilendiğini ve bu etkilenme sonucunda hayatının nasıl değiştiğini izledik.

Mandela hakkında çekilen ve en büyük gişe rakamlarına ulaşan film Clint Eastwood’un Invictus’u oldu. Film, Mandela’nın başkanlık dönemine odaklandı. Rugby Dünya Kupası’na evsahipliği yapan ülkenin, güçlü rakipleri birer birer devirerek zafere ulaşmasını ve bu zaferin ülkeyi nasıl birleştirdiğini izledik. Invictus, sinemanın en iyi spor filmlerinden biri olarak da tarihe geçti. Filme Mandela’yı Morgan Freeman canlandırdı

Darrel Roodt’un Madiba’nın eşinin hayatını anlattığı Winnie Mandela’sında güney afrikalı lideri Terrence Howard canlandırdı. Mandela’nın politikacılığına odaklanan Pete Travis’in yönettiği Endgame’de Clarke Peters başroldeydi. Zorla Maseko, 2004 tarihli Drum’da Mandela’nın 1950’li yıllardaki yaşamını anlattı ve belki de ilk kez bir güney afrikalı aktör Lindani Nkosi tarafından canlandırıldı.

Mandela’yı son olarak Idris Elba, Long Walk to Freedom’da canlandırdı. Film kötü bir rastlantı olarak geçtiğimiz hafta gösterime girdi. Justin Chadwick’in yönettiği film Mandela’nın çocukluk yıllarından, Güney Afrika devlet başkanlığına gelene kadar olan süreci ve yaşadıklarını anlatıyor.

Mandela’nın kendisinen başka bir karakteri oynadığı tek film ise Spike Lee’nin Malcolm X’iydi. Filmin sonlarına doğru, bir güney afrika okulunda bir öğretmen rolünde çocuklara ırk ayrımını ve ırkçılığa nasıl karşı durmaları gerektiğini anlattı.

Kategoriler
haber

Michael Mann’in Gold’u Spike Lee’ye Emanet

Şu sıralar Hong Kong’ta yeni filmi için mekan arayan Michael Mann’in adı iki sene önce “Gold” ile anılmış, hatta anılmaktan öte Mann’in bu filmi kotaracağı açıklanmıştı. Lakin geçen iki senede Mann’in filmi bir türlü çekmemesi ve şu sıralar bambaşka bir filmle meşgul olması yapımcıları başka bir yönetmen aramaya yöneltti. Spike Lee

“Gold”un yapımcıları söz konusu filmi bu sene karşımıza “Oldboy”un yeniden çevrimiyle çıkmaya hazırlanan Spike Lee’ye emanet ettiler. Filmin senaryosunu Patrick Massett ile John Zinman’ın gerçeklerden yola çıkarak kaleme almışlar. “Gold” 1993 yılında ortaya çıkan altın dolandırıcılığını anlatacak. 1993 yılında Filipinli bir jeolog olan Michael de Guzman zengin olmak için Endonezya’nın bir adasında altın bulunduğunu iddia etti. Oysa ki altın falan yoktu. Kendisine bir ortak bulan bu jeolog hemen sonrasında parası bol yatırımcılardan para alıp Endonezya’nın ormanlarına gider ve burada bir şantiye kurup topraktan kömür çıkarmaya başlar. Bu kömürlere çok az miktarda altın serpti, laboratuvarlardan onay aldı ve “çakma” altınları piyasaya sürmeye başladı. Neticede bu işe ortak olan herkes zenginleştikçe zenginleşti, jeolog herkesi kandırdı, kandırmaya devam etti, hükümetle işbirliğine dahi gitti. Ama sonra bu jeolog kayıtları dahil her şeyi yakıp buna kaza süsü verdi. Bu “kaza”dan sonra jeologun dolandırıcılığı ortaya çıktı. Olayı açıklaması için helikopterle ormana götürülürken Guzman helikopterden atlayıp intihar etti. “Gold”un çekimlerine sene bitmeden başlanacak.

Kaynak: http://onedio.com/haber/6-milyar-dolarlik-altin-madeni-dolandiriciligi-hikayesi–14573

Kategoriler
haber

Night of the Hunter’dan Do the Right Thing’e

Yeniden çevrimlerin, esinlenmelerin, bilinen senaryoları en başta yeniden ele almanın alışkanlık haline geldiği günümüz sinemasına ders olabilecek bir esinlenme…

1955 tarihli Charles Laughton klasiği The Night of the Hunter’da büyük aktör Robert Mitchum, Harry Powell karakteriyle aşk ve nefreti anlatıyor.

Ve 44 yıl sonra Spike Lee ve Bill Nunn’ın canlandırdığı Radio Raheem, aynı sahneye sağlam bir selam çakıyor.

Kategoriler
haber

Michael Jackson ve Klipleri

Müzikal kariyerinde yaptığı sayısız çalışma ile “Popun Kralı” ünvanına layık görülen Michael Jackson’ın bugün, ölümünün üçüncü yıldönümü. Hayatımıza girdiği andan itibaren yer aldığı her alanda adından söz ettiren MJ’in şarkılarına çektiği videoların başarısı da en az müzikal kariyeri kadar dikkat çekici.
MJ’in kliplerinde beraber çalıştığı John Landis, Bob Giraldi, Martin Scorsese, Bruce Gowers, Spike Lee, David Fincherve daha birçok yönetmen ile her yayınladığı video müzik fenomenleri haline geldi.

Kliplerini genelde kısa film şeklinde kurgulamayı seven MJ, bugüne kadar birçok çalışması ile akıllarda kalmayı başardı. Sizlerle bu kliplerden bazıları hatırlayıp, MJ’i bir kez daha analım istedik.

“Bad”
MichaelJackson’ın belki de kariyerinin en iyi çalışmalarından biri olan “Bad” şarkısına çektiği video klip de unutulmayan çalışmalarındandı. 18 dakika uzunluğunda olan klibi, ünlü yazar Richard Price tarafından yazılmış ve usta yönetmen Martin Scorsese yönetmişti. 1961 yapımı West Side Story filminden esinlerek çekilen klip, 1987 yılında yayınladı.

“Ghosts”
Michael Jackson’ın çocuk tacizi davasının patlak verdiği ve kendini herkesten soyutladığı dönemde yayınladığı “Ghosts” klibi, diğer bazı çalışmaları gibi yine aynı ismi taşıyan bir filmden alınan görüntülerden oluşuyordu. Stan Winston yönetmenliğinde çekilen klip ise MJ ve Stephen King tarafından yazılmıştı. Klibin daha sonra ödül almasını sağlayan diğer bir faktör de koreografiler olmuştu. 1996 yılında Cannes Film Festival’inde albüm promosyunu olarak yayınlanan filmin ardından 5 dakikalık bir bölüm şeklinde yayınlandı. Klibin temasında ise Thriller izleri görmek mümkündü.

“They Don’t Really Care About Us”
Michael Jackson’ın nadir ofansif şarkılarından biri olan “They Don’t Really Care About Us”, akıllarda kalan çalışmalardan biri olmuştu. Yoksulluk ve sosyal sorunları konu alan klibin ardından MJ’in başı bazı merciler ile derde girmişti. Bu klip ile topluma farkındalık mesajı vermek istediğini ve Spike Lee’nin de bir duruşu olduğu için kendisiyle bu klipte çalıştığını söyleyen MJ, Lee’nin bu iş için son derece uygun olduğunu da belirtmişti. Klipte MJ’e sarılmak isteyen hayranları polis tarafından durduruluyor, yere düşürülüyor ve ardından MJ de yere düşüyordu. İnsan haklarına dikkat çekmeye çalıştığı bu klipte MJ “beyaz” olarak yer almıştı.

“Thriller”
Belki de dans etmeyi en sevdiğimiz MJ şarkılarından biri olan “Thriller”, klibindeki dans ile hafızalarımıza kazınmıştı. John Landis’in yönetmenliğini yaptığı klip, 1950 dönemi ortamında çekilmiş ve MJ ise gençliğini canlandırmıştı. Zombilerin bir anda dans etmeye başladığı klipte MJ, kız arkadaşına derdini anlatmak için çeşitli yollara başvuruyordu ancak kız arkadaşı sürekli kaçıyordu. 1983 yılında yayınlanan klibin uzunluğu ise 13 dakika 43 saniyeydi.

Kategoriler
haber

Oldboy’un Kötüsü Bu Kez Gerçekten Belli Oldu

Ne zaman “Oldboy’un kötüsü belli oldu” başlıklı haber yapsak birkaç gün sonra anti-kahramanı oynayacak oyuncunun projeden ayrıldığı haberleri geliyordu. Spike Lee’nin yöneteceği yeniden çevrim/uyarlamada anti-kahraman rolü önce Christian Bale’e, sonra Colin Firth’e ve en son Clive Owen’a teklif edilmiş, üçü de teklifi reddetmişti.

Filmin esas kızı için Rooney Mara ve Mia Wasikowska’ya teklif götürülmüş, onların da teklifi reddetmeleriyle projenin çekimleri ertelenmişti. Lee birkaç aylık aradan sonra tekrar kadroyu kurmaya başladı. Anti-kahraman rolü için District 9’la ünlenen Sharlto Copley’i ikna etmeyi başardı. Esas kızı ise Elizabeth Olsen canlandıracak. Josh Brolin de filmin kahramanına hayat verecek. Yıldız  oyuncularla dolu bir kadro kurmak isteyen Lee son kertede bu amacına pek ulaşamamış gibi görünüyor.

Filmin çekimlerine sonbaharda başlanacak ve film büyük ihtimalle gelecek senenin kışında vizyona girecek.

Kategoriler
haber

Oldboy’un Kötüsü Belli Oldu: Clive Owen

Oldboy’un kötü kahramanı için ilk olarak Christian Bale’in adı geçmiş, hatta stüdyo rolü Bale’e teklif etmişti. Ama Bale’in çekim takvimi dolunca Bale rolü reddetmişti. Bale’den sonra rol, Colin Firth’e teklif edilmiş, Firth teklifi bir süre düşünmüş ama sonra kötü kahramanı oynamak istemediğinden rolü reddetmişti. Stüdyo bu iki A sınıfı oyuncuyu ikna edemeyince Clive Owen’ın kapısını çaldı.

Owen filmde kötüyü oynamayı kabul etti. Killer Elite’ta kötü karakterleri de kotarabileceğini kanıtlayan Owen filmde başrolü Josh Brolin’le paylaşacak. Oldboy, Spike Lee ile Owen’ın beraber çalıştıkları ikinci film olacak. Owen, Spike Lee’nin Inside Man’inde de kötü bir karakteri kotarmıştı. Yönetmen şu sıralar kadın karakteri oynayacak kişiyi belirlemeye çalışıyor. Rol daha önce Rooney Mara’ya teklif edilmiş, bir süre düşünen Mara rolü reddetmişti.

Kategoriler
haber

Bir Söylenti: Colin Firth, Oldboy’da

Spike Lee, bir süredir Oldboy uyarlamasının üstünde çalışıyor. Daha önce de belirttiğimiz gibi Amerikan Oldboy’u, Kore Oldboy’unun yeniden çevrimi olmayacak. Lee’nin söylediğine göre Oldboy mangasından bir uyarlama olacak film. Bu yüzden Chan-wook Park’ın yönetmenliğini üstlendiği Oldboy’dan farklı bir uyarlama olma ihtimali var Amerikan Oldboy’unun.

Lee, filmin başrolünü Josh Brolin’e vermişti. Brolin, kaçırılıp on beş yıl bir odaya kapatılan, odadan çıkmayı başardıktan sonra intikam yeminleri eden Dae-su Oh karakterini canlandıracak. Dae-su’yu odaya kapatan ve ondan intikamını almaya çalışan Woo-jin Lee karakteri daha önce Christian Bale’e teklif edilmiş ama Bale’in gelecek seneki takvimi dolduğundan filmi reddetmişti. Bugün çıkan söylentilerdeyse rolü Oscarlı aktör Colin Firth’ün oynayabileceği yönünde. Bir süredir kötü bir rolde izlemediğimiz aktörü bu vesileyle böylesi bir kötü karakterde izlemek güzel olacaktır. Ama henüz resmi bir açıklama yapılmadığını da belirtelim.

Filmin esas kızı Mi-do rolünün Rooney Mara’ya teklif edildiğini ama onu da Terrence Malick’in Lawless’ını tercih ettiğinden bu filmde göremeyeceğimizi belirtelim. Bu arada Firth’ün canlandıracağı söylenen karakterin adının Adrian olarak belirlendiğini de ekleyelim.

Kategoriler
haber

Uyarlama Oldboy’un Yıldızı Belli Oldu

Kimilerine göre fazlasıyla abartılan, kimilerine göre Güney Kore sinemasından çıkan en önemli film olan Oldboy’u izleyen hiç kimse bu filme kayıtsız kalamıyor. Zamanında Tarantino da kayıtsız kalamamış, böylesi bir filme hayran olduğunu defalarca açıklamış, filmin Cannes Film Festivali’nden ödülle dönmesini sağlamıştı.

Bu filmden yedi yıl sonra Steven Spielberg de filme kayıtsız kalamadığını göstermiş, filmi Hollywood’a uyarlamak istediğini açıklamış, hatta başrol için Will Smith’le görüşmelere başladığını bildirmişse de projede ilerleme sağlanamamış ve proje rafa kaldırılmıştı. Çoğu kişi gibi ben de rafa kaldırılışına sevinirken Spike Lee, Oldboy’un başına geçtiğini açıkladı fakat Will Smith hatasına düşmedi neyse ki. Dae-su rolü için Josh Brolin’e teklif götürdü. Bugün gelen haberlere göre Brolin filmde yer almayı kabul etti. Lee’nin açıkladığına göre film Kore yapımı olan Oldboy’un yeniden çevrimi olmayacak. Garon Tsuchiya ve Nobuaki Minegishi’nin mangalarından uyarlanacak. Büyük ihtimal Kore yapımı Oldboy’un hikayesi Amerikan Oldboy’una taşınacak ama iki film arasında farklılıklar olacaktır. Dae-su’yu kaçırıp onu 15 yıl boyunca odaya kapatan kişi Woo-Jin rolü için Christian Bale’in adının geçtiğini geçen günlerde belirtmiştik. Bale’in cevabı belirsizliğini koruyor. Daha önce American Psycho filminde psikopat bir seri katili canlandıran Bale rol için uygun bir isim. Brolin’in doğru bir tercih olup olmadığını ancak film vizyona girdiğinde öğrenebileceğiz.

Kategoriler
haber

Depp, In The Hand of Dante’de

Johnny Depp, uzun bir süre önce Dante’yi (İlahi Komedya’nın yazarı) canlandırmak istediğini açıklamıştı. Ardından Nick Tosches’in İlahi Komedya’nın yazılış sürecini anlatan romanı “In the Hand of Dante”nin haklarını satın aldı. Bir süre bu filmle ilgili bir gelişme olmadı. Bugün gelen haberlere göre filmi Julian Schnabel (resim) yönetebilir. Johnny Depp kitabın haklarını aldıktan sonra romanı okuması için Schnabel’e yolladı ve yönetmen de kitaba hayran kaldı. Depp ile yönetmen proje üstünde çalışmaya başladılar. Depp’in bu projeyi daha fazla ertelemeyeceği, “The Lone Ranger”ın çekimlerini bitirdikten sonra, yani seneye, bu filme başlayabileceği konuşuluyor.

Kategoriler
haber

Spike Lee’ye Oldboy Teklifi

En son 2006 yapımı “Inside Man” ve 2008 yapımı “Miracle at St. Anna” filmlerini yöneten ve üç yıldır suskunluğunu koruyan usta yönetmen Spike Lee, Oldboy’un yeniden çevrimini yönetebilir. Aslında Lee, Inside Man’in ikincisini yönetmenin peşindeydi ama geçen haftalarda gelen haberlere göre bu proje iptal edilmiş. Bu, gelen ilk ‘Oldboy yeniden çevrimi’ haberi değil. Daha evvel Steven Spielberg de Oldboy’u çekmek istediğini, başkarakter için Will Smith’le anlaştığını açıklamıştı. Ama sonra bu projeden ikisi de ayrıldı.

Belli ki Hollywood yakın zamanda Oldboy’un Amerikan versiyonunu çekmek istiyor. Şimdi de filmin yönetmenliği için Spike Lee’nin adı geçiyor. Lakin Lee’nin cevabı henüz bilinmiyor. Chan-wook Park bu filmle (biraz da Tarantino’nun baskısıyla) Cannes Film Festivali’nden Jüri Büyük Ödülü’nü almıştı.

Kategoriler
haber

Spike Lee’den Mike Tyson Dizisi

HBO art arda çarpıcı dizi projelerini sıralamaya devam ediyor. Spike Lee, Mike Tyson ve Entourage’ın yaratıcılarından Doug Ellin’i bir araya getiren HBO, Tyson’ın gençliğinden esinlenerek oluşturulacak bir boks dünyası dizisi için start verdi.

Da Brick ismini taşıyacak dizide Mike Tyson yapımcı ve senarist olarak yer alacak. Spike Lee’nin diğer yönetmenler gibi sadece pilot bölümünü değil, dizinin tamamını yönetmesi bekleniyor.

HBO yetkilileri “The Wire” ile “Entourage” arası bir dizi olacak dedikleri yapım için çok heyecanlı konuşuyorlar.