Kategoriler
bakınıztv

Fragman Analizi: Don’t Worry, He Won’t Get Far On Foot (Gus Van Sant)

Gus Van Sant, arada stüdyo filmleri, büyük oyuncularla yüksek dağıtım rakamlarına sahip filmler çekse de, hala bağımsız kimliğini korumayı başarmış yönetmenlerden biri… Don’t Worry, He Won’t Get Far On Foot isimli yeni filminin fragmanı, her yeni yapımında olduğu gibi karışık duygular yarattı…

Deniz Kuş: Joaquin Phoenix, rüya bir performans sergilemiş gibi gözüküyor kesinlikle oscar adayı olur. Kendisinin en sevdiğim tarafı kariyerine çok iyi yön veriyor yani filmlerini hep çok iyi seçiyor. Filmde de dostluk, bağımlılık, aşk ön planda gibi duruyor. Van Sant’ın kariyerinin işlerinden biri olabilir. Rooney Mara ve Jonah Hill de iyi görünmüşler fragmanda. Özellikle Jack Black sanırım bu sefer komik bir karaktere hayat vermemiş, Steve Carrell’ın 2013’te Foxcather ile uçması gibi o da bu filmle artık sadece komedi oyuncusu olmadığını gösterebilir.

Haktan Kaan İçel: Film Sundance’te gösterileceğinden ve Berlin film festivali yarışma filmi olmasından kaynaklı olarak iki yerden de yıldızı parlama ihtimali olan bir film gibi duruyor. Joaquin Phoenix ve Jonah Hill adeta ödül sezonu kokuyorlar. Çok erken gösterildiğinden yıl sonuna kadar bu rüzgarı arkasına alabilir mi bilinmez ama ödül sezonuna taşınırsa adaylıklar da kaçınılmaz olur. Hatta Berlin’de şimdiden en iyi erkek oyuncu ödülünün en büyük favorisi gibi. Film klasik bir ABD bağımsızına benziyor. Hatta Sundance’in son dönemde kazanan filmlerine benzeyen bir fragmanı var. Ama açıkçası beni çok etkilemedi. Elling tadında bir lezzet aldım. Bakalım Phoenix bu sene Gyllenhaal ve Garfield’in tekerlekli sandalye performanslarından daha şanslı olabilecek mi?

Ömer Şentürk: Daha önce 1995 yılında “To Die For” filminde birlikte çalışan Gus Van Sant ve Joaquin Phoenix’i tekrardan aynı projede görmek tarifi imkansız bir keyif. 2008’de Sean Penn’in oyunculuğuyla öne çıkan Milk filminden sonra büyük bir düşüşe geçen yönetmen Gus Van Sant için de bu Phoenix birlikteliği 10 yıllık kötü gidişata son verecek ve hem kendisini hem de seyircileri tatmin edecek bir film ile karşımıza çıkacak gibi duruyor. A Ghost Story ile de ününe ün katan Rooney Mara’nın bu kadro ile nasıl bir sentez yakalayacağı benim için filmin en büyük soru işareti.

Can Rende: Ben heyecanlanamadım. Bunun ilk nedeni Breathe ve Stronger’la bu tür filmlere doymuş olmam (halbuki daha Bryan Cranston’lı Intouchables yeniden çevrimi gelecek). Diğer nedeniyse yönetmenin The Sea of Trees filmiyle iyice dibi bulmuş olması (hatırlanırsa Cannes eleştirmenlerinden 0,5 ortalamasını almıştı). Bir de fragmanı son derece bilindik, sürprizsiz, risksiz bir film olduğunu düşündürttü. Oyuncu kadrosu için şans verip izlerim vizyona girdiğinde ama beklentim yüksek değil.

Ümit Açık: Phoenix’in unutulmaz rollerine bir yenisini daha ekleyeceği kesin gibi ama filmin geneline dair çok ümit veren bir fragman olmadı.

Kategoriler
haber

Bennett Miller, Sienna Miller’la Çalışacak

Senaryosunu Bennett Miller’la daha önce Capone’de birlikte çalışan E. Max Frye ve Dan Futterman’ın yazdığı Foxcatcher, çok garip bir gerçek hayat hikayesi olarak dikkat çekiyor.

Pul biriktirme, kuş izleme gibi basit zevkleri olan multi-milyoner John du Pont, paranoid şizofreniden muzdarip bir insandı. Zenginliğinin getirdiği kontrolsüzlük nedeniyle tedavi edilemeyen du Pont, tarihin en iyi güreş takımını kurabilmek için malikanesinin bir bölümüne spor salonu da yaptırmıştı.

Takımı kuran du Pont, olimpiyat şampiyonu güreşçi David Schultz’u “Kendisini yok etmek üzere kurulmuş uluslararası bir komplonun parçası” olmakla suçlayıp öldürünce psikolojik sorunlarının ne kadar ilerlediği ortaya çıkmıştı.

Bu ilginç öyküyü filme almak için çalışmalara başlayan Bennet Miller, sağlam bir kadro kuruyor. Du Pond rolünü Steve Carrell, David Schultz rolünü de Mark Ruffalo’ya veren Miller, Channing Tatum ve Sienna Miller’ı da yardımcı roller için ikna etti.

Kategoriler
haber

Natalie Portman Dönüyor

2007 yılından beri bolca film çeken ama rol aldığı filmlerden sadece ikisi (Hesher ve Black Swan) kaliteli ve bir kaç kere izlenmeye değer olan Natalie Portman’ın adımlarını daha temkinli atmasını ve Thor, No Strings Attached gibi vasat altı filmlerde rol almamasını diliyoruz. Portman, Black Swan’daki performansıyla ortalığı sallayıp Oscar, Altın Küre ve BAFTA ödüllerini kazandıktan sonra kenara çekilmişti. Bu filmden sonra bir sürü yönetmenin radarına giren oyuncu bebeğini doğurana dek sinemadan elini çektiğini açıklamıştı.

Portman’ın Black Swan harikasından sonra nasıl bir filmle döneceği de merak ediliyordu. Aslında Black Swan’dan sonra üç vasat filmle sinemalara dönmüştü. Bunu bir kenara bırakırsak sinemaya dönüş filmi bir hayal kırıklığı yaratabilir. Portman, Billy Wilder’ın klasiği The Apartment’in yeniden çevriminde Shirley MacLaine’in canlandırdığı Fran Kubelik karakterini kotaracak. Ne yazık ki Wilder’ın bu klasiği de stüdyoların gözünden kaçmadı ve yeniden çevrimi için düğmeye basıldı. Filmde Portman’e Fran Kubelik’in sevgilisi rolünde J.K. Simmons eşlik edecek. Collette Wolfe, Ken Jeong, Nick Kroll, Jake Johnson da filmde rol almayı kabul ettiler. Yeniden çevrimde C.C. Baxter rolü Steve Carrell’a teklif edildi. Orijinal filmde bu rolü önemli komedyenlerden olan Jack Lemmon başarıyla kotarmıştı. Filmin yönetmenliğini Jason Reitman üstlenecek.

Kategoriler
haber

Kısa Kısa: Yeni Filmler ve Oyuncuları


NOW YOU SEE ME: Morgan Freeman, Isla Fischer, Melanie Laurent, Mark Ruffalo, Woody Harrelson ve Jesse Eisenberg’in başrollerini üstleneceği filme Michael Caine de katıldı. Filmi büyük bütçeli filmleriyle tanıdığımız Louis Letterier yönetecek. Film 2013 yılında vizyona girecek.

DJANGO UNCHAINED: Her şey harika gidiyordu. Önce Jamie Foxx, ardından sırayla Leonardo DiCaprio, Samuel L. Jackson, Christoph Waltz, Joseph Gordon-Levitt ve Kerry Washington gibi deneyimli oyuncular filme dahil oldular. Tekrar sağlam bir kadro kuran Tarantino’nun filmini daha da merak etmeye başladık. Kadro çalışmalarına devam eden Tarantino filme RZA’yı da katarak şaşırttı. Oyuncu olmayan birisini, hele hele RZA gibi birisini filmde izleyecek olmak üzücü. Umarız ki rolü uzun değildir. Filmin çekimleri ocak ayında başlayacak.

PAN: Aaron Eackhart ve Sean Bean’in başrolleri üstlendiği filme Terrence Stamp de katıldı. Film Peter Pan hikayesinin bir uyarlaması olacak ve filmi Ben Hibon yönetecek.

SPRING BREAKERS: 127 Hours’tan sonra epey film çeken genç oyuncu James Franco’ya birbirinden yeteneksiz isimler eşlik edecek: Emma Roberts, Vanessa Hudgens, Selena Gomez. Filmi Harmony Korine yönetecek.

A DOLL’S HOUSE: Usta oyuncu Ben Kingsley başrolü genç oyuncu Jena Malone ile paylaşacak. Büyük tiyatroculardan Henrik Ibsen’in aynı adlı klasikleşmiş oyununun bir uyarlaması olacak film. Oyunun Anthony Hopkins’li ve Jane Fonda’lı iki uyarlamasının daha olduğunu ekleyelim. Oyun genç bir kadının dramını anlatmaktadır. Oyunun başkarakteri Nora’yı Michele Martin, Nora ve kocasının arkadaşı Dr. Rank’i Ben Kingsley, Nora’nın arkadaşı Christine’i Malone oynayacak. Charles Huddleston filmin yönetmenliğini üstlenecek.


LOVELACE: Amanda Seyfried ve Peter Sarsgaard, Lovelace filmine dahil olabilirler. Yönetmenler Rob Epstein ve Jeffrey Friedman, Linda Lovelace rolü için Olivia Wilde’la görüşmelere başlamış, hatta Wilde rolü kabul etmişti. Ama ne olduysa artık rol Amanda Seyfried’a teklif edildi. Porno filmlerde oynayan ama çok geçmeden bu filmlere savaş açan Linda Lovelace karakterini Seyfried’ın canlandırıp canlandırmayacağı ilerleyen günlerde belli olacak. James Franco’nun da bir ara adının geçtiği Lovelace’ın kocası Chuck rolü Sarsgaard’a teklif edildi.

GUS VAN SANT: Bağımsız sinemanın önemli isimlerinden Sant yeni filmi için hazırlıklarını sürdürüyor. Bu filminde başrolü Taylor Lautner’e verdi. Sant senaristini de belirledi. Oscarlı senarist Dustin Lance Black, Sant’ın yeni filminin senaryosunu yazacak. Bazı siteler haberi şu şekilde vermiş: “2 Razzy Ödülü adayı Taylor, 2 Oscar Ödülü adayı Sant ile çalışacak”. Filmin ismi açıklanmadı.

JOEL EDGERTON: Yükselen yıldızlardan ve Amerikalı eleştirmenlerin ondan çok şey beklediği Joel Edgerton rol kovalamaya devam ediyor. En son gişede beklentileri veremeyen boks filmi The Warrior ve The Thing’in “prequel”i olan The Thing’te rol alan aktör şu sıralar The Great Gatsby’nin çekimlerine devam ediyor. 300’ün devamı niteliğindeki 300: Battle of Artemisia filminin başrolü için görüşmelere başladı. Aynı zamanda Soderbergh’in gelecek sene çekimlerine başlayacağı ajanlı filmi The Man from U.N.C.L.E. için de görüşmelerini sürdürüyor ve büyük ihtimal Soderbergh’in filminde yer alacak. Teklifi kabul ederse Ryan Gosling ve Joseph Gordon-Levitt’in arasından sıyrılıp başrolü kapmış olacak. Açıkçası Gosling veya Levitt’ı filmde görmeyi daha çok isterdim.

MY WILDE LIFE: Philip Noyce da yeni projesinin çalışmalarına başladı. En son Salt’ı çeken Noyce My Wilde Life adını verdiği filminin başrolü için Nicole Kidman’ı tercih etti. Kidman’ın rolü için daha önce Julia Roberts ve Kate Winslet düşünülmüştü. Film hayvanlarla ilgili olacak ve National Geographic filme destek olacak.


SUNLIGHT, JR: Naomi Watts ve Matt Dillion Sunlight, Jr filminde rol almayı kabul ettiler. Sherrybaby ile festivallerde dolaşan ve epey adaylık-ödül-övgü üçlemesine mazhar olan Laurie Collyer filmin yönetmenliğini ve senaristliğini üstlenecek. Yönetmen önce Story of a Girl adını verdiği projesinin çekimlerine başlayacak. Sunlight, Jr yönetmenin üçüncü filmi olacak.

BURT WONDERSTONE: Steve Carrell, Jim Carrey ve James Gandolfini’nin başrolünde olduğu komedi Burt Wonderstone’a Steve Buscemi ve Olivia Wilde da katılabilir. Lovelace rolünü kaybeden Wilde ile Buscemi’nin filmde rol alabilecekleri söyleniyor. Film 2013’te vizyona girecek.