Kategoriler
haber

DiCaprio ve Scorsese, Paramount’la Yollarını Ayrıldılar

Paramount son iki haftada iki büyük ismi, Martin Scorsese‘yi ve Leonardo DiCaprio‘yu Sony ve Apple’a kaptırdı. DiCaprio’nun Warner Bros.’la anlaşması 2016’da sona erdiğinde aktör, Paramount’la üç yıllık bir anlaşma imzalamıştı. Paramount’la anlaşma bu yıl sona erdi. Aktör, Paramount’la anlaşmayı uzatmak yerine hem Apple’a, hem de Sony’e geçmeye karar verdi. Aktörün favori yönetmeni Scorsese ise yıllardır Paramount’la çalışıyordu. Ama Paramount ustanın son filmlerini bütçe nedeniyle çektirmek istemeyince Scorsese de stüdyoyla yollarını ayırdı. Scorsese, Paramount çatısı altında Shutter Island, Silence, The Wolf of Wall Street filmlerini çekmişti.

DiCaprio bu hafta hem Apple’la, hem de Sony’le anlaştı. Anlaşmalara göre DiCaprio’nun şirketi Appian Way, Apple TV+ için yeni dizi ve belgeseller hazırlayacak. DiCaprio bu yapımların yapımcılığını üstlenecek. TV içerikleri için Apple’ı tercih eden DiCaprio sinema filmleri içinse Sony’de karar kıldı. DiCaprio’nun Apple anlaşması sonrası ilk projesi ise The Shining Girls olacak. DiCaprio’nun yapımcılığını üstleneceği dizide Elisabeth Moss başrolde yer alacak. Bu arada DiCaprio’nun Apple ve Sony’le anlaşması başka stüdyolarla çalışamayacağı manasına gelmiyor. Aktör, Warner Bros. çatısı altında Akira filmini, hulu (Disney) çatısı altındaysa The Devil in the White City dizisini hazırlamaya devam ediyor.

Scorsese’ye dönelim. Scorsese hem film, hem dizi, hem de belgeselleri için Apple’ı tercih etti. Bu demek oluyor ki usta yönetmen bundan sonra pek çok projesini Apple çatısı altında hazırlayacak. Ustanın Netflix’i değil de Apple’ı tercih etmesinin nedeniyse Netflix’in aksine Apple’ın filmleri vizyona çıkartabilecek güçte olması. Netflix prestijli filmlerini sinemalarda en fazla 2-3 haftalığına vizyona çıkartabiliyor. Scorsese 200 milyon dolar bütçeli sıradaki filmi Killers of the Flower Moon‘u Apple sayesinde kotarabilecek. Filmin dağıtımcılığını Paramount üstlenecek. Bu arada ustanın Netflix’le işbirliği sona ermiş değil. Scorsese tek bölümden oluşan talk-show An Afternoon with SCTV‘yi hazırlamaya devam ediyor.

Kategoriler
seçki

Martin Scorsese’nin Yeni Projeleri

Efsane yönetmen Martin Scorsese‘nin son filminin (Silence) üzerinden üç yıl geçti. Yönetmen bu süre zarfında yeni bir film veya belgeselle karşımıza çıkamadı ama bu yıl bu durum değişecek. Scorsese bu yıl hem bir filmle, neredeyse on yıldır beklenen The Irishman‘le, hem de bir belgeselle, Bob Dylan belgeseli Rolling Thunder Revue: A Bob Dylan Story by Martin Scorsese‘yle dönecek. Netflix iki yapımı da bu yıl yayınlayacak. Filmin ekimde, belgeselin de sonbaharda yayınlanması bekleniyor. Peki yeni Martin Scorsese Filmleri ne, 2019’dan sonra bizi neler bekliyor.

Ustanın projesi çok. İlk projesi Killers of the Flower Moon adını taşıyan sinema filmi. Eğer The Irishman yazın tamamlanabilirse Scorsese, Killers‘ın çekimlerine yazın başlayacak. 1920’lerde geçecek film, FBI’nın ilk davasına odaklanacak, arka arkaya işlenen cinayetlerin FBI tarafından aydınlatılmasını anlatacak. Scorsese bu filminde Leonardo DiCaprio‘yla çalışacak. Robert De Niro‘nun da filmde rol alması bekleniyor. Bu filmden sonraysa 2020’de The Caesars adlı dizi çekilebilir. Dizi 2018’de duyurulmuştu. Haberlere göre Vikings‘in yaratıcısı Michael Hirst Romalı imparatorların gençliklerini ve yükselişlerini anlatacak. Her sezonun farklı birisine (ilk sezonun konusu Julius Caesar) odaklanacağı açıklanmıştı. Scorsese pilot bölümü çekebilir.

Bu arada usta yönetmenin son dizisi Vinyl yayından kaldırılınca yönetmenin dizilere bakışı da değişmiş. Scorsese, Vinyl‘ın on bölümünü de çekmiş olsaydı dizinin kaldırılmayacağını düşünüyor. Peki bu düşünce onu The Caesars‘ın tüm sezonunu çekmeye yöneltir mi? Daha ziyade sinemayı önemsediği için pek ihtimal vermiyorum ama bekleyelim görelim. Yönetmenin bir diğer sinema projesiyse Roosevelt ama bu filmin yakın zamanda (2021’den evvel) çekilmesi beklenmiyor. DiCaprio’nun bir kez daha takım elbiseyi giyeceği bu film Amerikan başkanı Teddy Roosevelt‘in hayatına odaklanacak. Scorsese’nin yapmayı çok istediği filmlerinden olduğunu da belirteyim.

IMDb’de yer alan ama hakkında hiçbir şey bilmediğimiz başka bir projesi de var yönetmenin. Adı açıklanmayan bu yapımda Sharon Stone‘la çalışmış Scorsese. Stone bunun bir film olduğunu ve çekimlerin birkaç yıl evvel tamamlandığını, kendisinin filmin yardımcı oyuncuları arasında yer aldığını söylemiş ama bu açıklama dışında resmi bir haber halen yok. Gelelim son projeye, filmden diziye çevrilen The Devil in the White City / Beyaz Şehirdeki İblis‘e. DiCaprio aynı adlı kitabın haklarını on yıl önce satın aldıktan sonra yönetmenliği Scorsese’ye teslim etmişti ama ne yazık ki umut vaat eden bu film projesi çekilemedi. Çekilemediği için Scorsese-DiCaprio ikilisi projeyi diziye dönüştürmeye karar verdiler. Normalde DiCaprio filmin merkezindeki seri katil HH Holmes’u oynayacaktı ama proje diziye dönüştürüldüğü için rol başkasına gidecek, DiCaprio yapımcılıkla yetinecektir. Scorsese’nin pilot bölümü çekip çekmeyeceği şimdilik belli değil. Dizi hulu için çekilecek. Görüleceği üzere ustanın pek çok projesi mevcut.

Kategoriler
seçki

Martin Scorsese’nin Projeleri

Martin Scorsese çağdaşları gibi sıkı çalışan bir yönetmen. Her daim de proje açıklayan birisi. Adı onca projeyle anıldı, anılıyor. Bunlardan bazılarını çekecek gibi görünüyor. Bu yazı yönetmenin hangi projeleri hazırlattığını ya da yönetmenin adının hangi projelerle anıldığını hatırlatma amacı da taşıyor.

The Devil in the White City: Leonardo DiCaprio’nun beş sene önce haklarını satın aldığı aynı adlı kitabın film uyarlamasının yönetmenliği için Martin Scorsese ile anlaşıldı. Film, Amerika’nın en fazla insan öldürmüş seri katillerinden Dr. H H Holmes’u anlatacak. DiCaprio da kariyerinde ilk kez şeytani birisini canlandırmış olacak. DiCaprio’nun sıradaki projesi buydu ama Scorsese, Irishman‘i çekeceğini açıkladığı için bunun ne zaman çekileceği şimdilik belli değil. Filmin gerçekleşmesi halinde Scorsese-DiCaprio ortaklığının yedinci meyvesi olarak tarihe girecek.galeria_66pt

The Irishman: Devil için heyecanlanmamak zor. Ama gangster türündeki Irishman de kalp atışlarını altı senedir hızlandırıyor. Altı sene önce açıklanan proje sonunda çekilecek gibi görünüyor. Scorsese bu filmi 2017’nin başında çekeceğini açıkladı. Filmin finansmanı da hazır durumda. Filmde De Niro, Al Pacino, muhtemelen Harvey Keitel ile Bobby Cannavale rol alacaklar. Joe Pesci ise üstüne basa basa filmde oynamayacağını açıkladı ama belki 2017’ye dek ikna edilir. Scorsese’nin geçen sene yaptığı açıklamada filmin küçük bütçeli olacağını belirttiğini notlarımıza dahil edelim. Bütçesi yüz milyon dolardan fazla olacak ve bu paranın çoğu aktörleri gençleştirecek teknolojiye harcanacak. Bakalım dendiği gibi film 2017’de çekilebilecek mi? Dileriz gene ertelenmez.Evel Knievel

Evel Knievel on Tour: 2015’te açıklandı. Paramount, motor yarışçısı Evel Knievel’ın hayatını Scorsese’nin perdeye taşımasını istiyor. Scorsese ise William Monahan’ın kaleme alacağı senaryoyu görmeden kararını vermeyecekmiş. Bu arada Knievel’ın hayatı Channing Tatum’ın başrolünde olduğu başka bir filmde de anlatılacak.

Cortés: Irishman gibi Cortés de yıllardır çekilemeyen projelerden. Ama Irishman‘in aksine Cortés ’50’lerden beri çekilemiyor. İlk senaryo taslağını senarist Dalton Trumbo’nun kaleme aldığı Cortés birkaç sene önce Steven Spielberg’e paslanmıştı. Ama o da geçen sene projeyi Scorsese’ye devretme kararı aldı. Bu arada projenin sinema filminden diziye çevrildiğini belirtelim. Dizinin pilot bölümünü Scorsese çekecek. Dizi, 1400’lerde geçip İspanyol denizci Hernan Cortés’i anlatacak. Denizciyi Benicio Del Toro’nun canlandıracağı açıklanmıştı ama aradan geçen zamanda aktör projeden elini çekmiş olabilir. Dizinin ne zaman çekileceği veya iptal olup olmadığı açıklanmadı. Bekleyelim görelim.

Mike Tyson: Ünlü boksör Mike Tyson’ın hayatı yakın zamanda perdeye taşınacak gibi görünüyor. Tyson’ı canlandırması için Jamie Foxx ile anlaşıldı. Foxx’ın söylediğine göre filmi Scorsese çekecek ama bunun gerçekleşeceğine pek ihtimal veremiyorum. Scorsese, Raging Bull‘dan sonra gelen boks filmi tekliflerinin hepsini (Mark Wahlberg’li The Fighter‘ı da) reddetmiş birisi. Bu film için de vakti yok gibi görünüyor. Filmi Scorsese’nin Boardwalk Empire dizisinden sonra favorisi haline gelen Terence Winter kaleme alıyor.

Macbeth: Bu sene Scorsese cenahından gelen proje haberlerinden bir diğeri de Macbeth idi. Ama hemen heyecanlanmayın. Çünkü bu kurmaca bir film değil, Kenneth Branagh’ın 2013’ten beri İngiltere’de sahnelenen Macbeth oyununa odaklanan bir belgesel. Branagh’a tiyatro oyununda Leydi Macbeth rolünde eşlik eden Alex Kingston’ın bu belgeselde yer alıp almayacağı şimdilik bilinmiyor. Bilinmeyen diğer şeyse belgeselin ne zaman çekileceği. Bu proje de iptal olmuş olabilir. Zira iki sinemacı da şu sıralar yoğun durumdalar.

Sinatra: Irishman ve Silence gibi Sinatra da yıllardır çekilemeyen filmlerden. Scorsese bu filmde şarkıcı, aktör, mafyoz Frank Sinatra’nın hayatına odaklanacak. Çekimlere de birkaç kez başlamaya yeltenmiş ama ya bütçe sorunları ya da Sinatra’nın kızıyla yaşanan telif hakları sorunu yüzünden çekimlere bir türlü başlayamamıştı. Yönetmenin yıllar önce başrolü De Niro’ya, iki-üç sene önceyse DiCaprio’ya pasladığını hatırlatalım. Şimdilik Sinatra’yı kimin canlandıracağı bilinmiyor. Bakalım Silence‘ı sonunda çekebilen Scorsese bu filmini de nihayetlendirebilecek mi?The Ramones

Ramones: The Ramones grubuna odaklanacak bu isimsiz filmin de yönetmenliği Scorsese’ye teslim edildi. Ramones’in 40. yıldönümü için hazırlanan birçok projeden (albüm, belgesel, kitap) bir tanesi ama uzun zamandır bu projeden haber gelmediğini de belirtelim. Görüleceği üzere epey yoğun olan Scorsese bu filme vakit ayırabilecek mi göreceğiz.

Dizileri: Yıllar önce Scorsese’nin Gangs of New York ve Goodfellas filmlerini TV için uyarlayacağı haberleri yapılmıştı ama aradan geçen uzun sürede bu iki dizi projesinden hiçbir haber gelmedi. Dolayısıyla iki projenin öldüğünü söylemek mümkün. Scorsese’nin Shutter Island‘ı da TV’ye uyarlayacağı açıklanmıştı geçen sene. Ama bu projeden de yeni haberler gelmedi. Yüksek ihtimalle bu proje de rafa kaldırıldı. Şimdilik Scorsese’nin yeni dizisi belli değil. Bir süre daha TV’ye dönmeyebilir.

The Snowman: Jo Nesbo’nun çok satan romanından uyarlanan filmin yönetmenliği önce Scorsese’ye teslim edilmişti. Klasik polisiye türünde bir film çekmediğinden biz de heyecanlanmıştık. Ama Scorsese yoğun olduğu için bu projeden vazgeçti. Film Tinker Tailor Soldier Spy‘ın yönetmeni Tomas Alfredson’a teslim edildi. Scorsese filmin yapımcılığıyla yetiniyor. Başrolde Michael Fassbender ve Rebecca Ferguson’ı izleyeceğiz. Filmin çekimleri çoktan tamamlandı.

Furious Love: Richard Burton ile Elizabeth Taylor’ın fırtınalı aşklarına odaklanan bu proje ne yazık ki gerçekleşmedi. Scorsese’nin yıllar önce yöneteceğini açıkladığı projenin öldüğünü söylememiz mümkün. Proje açıklandığı sıralarda Taylor rolü için Natalie Portman’ın adı geçiyordu. Bu arada projenin büyük bir bütçeye sahip olması planlanıyordu. Bunu da notlarımıza dahil edelim.

Bernstein: Scorsese’nin en yeni projesi. Bu da biyografi türünde olacak ve West Side Story, Candide, Trouble in Tahiti gibi pek çok klasik filmin müziklerini besteleyen usta besteci Leonard Bernstein’in hayatına odaklanacak. Spotlight filmiyle dikkatleri üzerine çeken senarist Josh Singer’ın kaleme alacağı filmi Scorsese çekecek. Ama yönetmenin bu filmi de ne zaman çekeceği bilinmiyor.

The General: Son zamanlarda açıklanan projedir. ABD’nin başkanlarından George Washington’ın komutan olduğu günlere odaklanacak bu film. Filmin yönetmenliği Scorsese’ye teklif edildi. Scorsese’nin filmi yönetip yönetmeyeceği ise bilinmiyor.

Kategoriler
haber seçki

Usta Yönetmenlerin Sıradaki Filmleri

Twitter hesabımızda yönetmenleriyle filmleriyle ilgili gelen haberleri hemen paylaşıyoruz. Gene de sevip saydığımız, filmlerini her daim merakla beklediğimiz yönetmenlerin sıradaki filmlerine, bu filmlerle ilgili neler bildiğimize bir yazıda değinmek istedik.

Christopher Nolan: Usta yönetmen Nolan’ın yeni filmiyle ilgili bildiğimiz tek şey vizyon tarihi. Filmin türünü, castını, konusunu, kısacası pek çok şeyini bilmiyoruz. Ama tahminimizce Nolan bilim-kurgu janrından uzaklaşmayacak. Bunu da filmin 2017 yazında (21 Temmuz 2017) gösterime girecek olmasına bağlıyoruz. Biliyorsunuz, yazın genelde aksiyon/bilim-kurgu filmleri gösterime giriyor.
martin-scorsese-oscars-ipad
Martin Scorsese: “Silence”ın post prodüksiyonuyla meşgul olan Scorsese’nin sıradaki filmi netleşmedi. Robert De Niro, “Irishman” uyarlamasının gelecek sene çekileceğini belirtmiş ama ne Paramount ne de Scorsese bunu onaylamıştı. Öte yandan gelen haberlere göre Scorsese 2016’da Leonardo DiCaprio’lu “The Devil in the White City” uyarlamasını yönetebilir. Kısacası Scorsese’nin bu iki filmden bir tanesini çekeceğini söylememiz mümkün. Bakalım Scorsese hangi projeyi öne alacak. “Silence” 2016 kışında gösterime girecek.

Steven Spielberg: Scorsese’nin aksine Spielberg’in sıradaki projesi netleşti. Spielberg bilim-kurgu türündeki “Ready Player One” adlı romanı perdeye uyarlamaya hazırlanıyor. Bu proje daha önce Nolan’a teslim edilmiş ama Nolan uyarlamak istememişti. Spielberg filmin başrolünü Olivia Cooke’a teslim etti. Bir sorun ortaya çıkmazsa uyarlamayı 15 Aralık 2017’de izleyeceğiz. Spielberg’in post prodüksiyonuyla meşgul olduğu aile filmi “The BFG”yi ise 1 Temmuz 2016’da izleyeceğiz.

James Cameron: Cameron’ın “Avatar” filminden sonra sadece devamlarıyla meşgul olacağı yıllar önce açıklanmıştı. Nitekim yönetmen de aradan geçen zaman zarfında başka bir projeyle ilgilenmedi. Cameron, “Avatar” serisinin tüm filmlerini arka arkaya çekmeyi planlıyor. Çekimlere yüksek ihtimalle 2016’da başlanacak. İlk filmin kadrosu korunacak (Sam Worthington, Zoe Saldana, hatta Stephen Lang ve Sigourney Weaver). Pandora’nın görmediğimiz yerlerini de gösterecek ikinci filmi 25 Aralık 2017’de izleyeceğiz. Onu üçüncü ve dördüncü filmler takip edecek.

Ridley Scott: “The Martian”ını izlediğimiz Scott artık bu filmi arkasında bırakıp önüne bakmış durumda. Scott’ın sıradaki filmi “Prometheus”ın devamı olan “Alien: Covenant”. Şubatta çekimlerine başlanacak filmin başrolünde Michael Fassbender yer alacak (Noomi Rapace’nin durumu belli değil). Scott şu sıralar bu film üzerinde çalışıyor. Film 6 Ekim 2017’de gösterime girecek. Bu filmden sonra Prometheus serisine bir film daha ekleneceğini, Alien serisinin de beşinci filmle devam edeceğini, bu filmlerin hepsini Scott’ın çekmeyi planladığını belirtelim.

Peter Jackson: Hobbit serisini bitiren Peter Jackson’ın yoluna hangi filmle devam edeceği kesin olarak bilinmiyor. Ama eski planlara göre Jackson, Spielberg’in başlattığı Tintin serisinin ikincisi olan “The Adventure of Tintin: Prisoners of the Sun”ı Hobbit’i bitirdikten sonra çekecekti. Lakin henüz bu animasyonla ilgili yeni bir haber gelmediğinden Jackson’ın bu filmden önce başka bir film çekebileceğini söylememiz mümkün. Ne yazık ki yönetmenin sıradaki projesi halen açıklanmadı. Bekleyelim görelim.
Bryan-Singer
Bryan Singer: “X-Men” serisinin “Apocalypse” bölümünü tamamlayan Singer yeni projesini aylar önce açıklamıştı: “Denizler Altında 20 Bin Fersah”. Senaryoyu tamamlayan Singer, “Apocalypse” gösterime girdikten sonra Disney için bu filmin çekimlerine başlayacak. Henüz filmin castı oluşturulmadı. Bakalım bu yeni uyarlamada kimleri oynatacak. Bu uyarlamanın daha önce David Fincher ile Brad Pitt’e teslim edildiğini ama çekimlere gün sayılırken Disney’in projeyi rafa kaldırdığını belirtelim.

Robert Zemeckis: Bu yıl “The Walk” biofilmini gösterime sokan Zemeckis biraz dinlendikten sonra 2016’nın başlarında tekrar setlere dönecek. Bu kez bizleri 2.Dünya Savaşı’na götürüp bizlere “Mr. and Mrs. Smith” benzeri bir öykü anlatacak. ’42 yılında bir Nazi’yi öldürmeye çalışan iki casusun-Max ile Marianne- birbirlerine âşık olup evlenmelerini konu alacak Zemeckis’in yeni filmi. Daha sonra Max, Marianne’in çift taraflı bir ajan olduğunu öğrenecek. Üstleri Max’e eşini öldürme emrini verecekler, olaylar gelişecek. Filmin başrollerinde Brad Pitt ile Marion Cotillard yer alacaklar.

Ben Affleck: Şu sıralar “Live by Night” uyarlamasının çekimleriyle meşgul olan Affleck bu filmden sonra yüksek ihtimalle Batman filmini çekecek. Yeni Batman filminin senaryosunu Geoff Johns ile birlikte kaleme alan Affleck’in Batman’in çekimlerine 2017’de başlaması planlanıyor. Pek tabii başrol de onun. Başrolünü Zoe Saldana, Elle Fanning, Sienna Miller’la paylaştığı “Live by Night” 2017 sonbaharında gösterime girecek.

Asghar Farhadi: İranlı yönetmen Farhadi şu sıralar iki projeyle meşgul durumda. İlki Arthur Miller’ın klasik oyunundan uyarlayacağı “The Salesman”. Farhadi bu filmini İran’da bu yıl çekecek. Bu filmi erken tamamlayabilirse festivalleri dolaştıktan sonra muhtemelen kışın gösterime girecek. Bu filmden sonra ise Penelope Cruz’un başrolünü, Pedro Almodovar’ın yapımcılığını üstleneceği isimsiz İspanyol filminin çekimlerine başlayacak. 2017’de de bu filmini izleyeceğiz. Kısacası Farhadi iki yıl boyunca adından bolca söz ettirecek.
Haneke
Michael Haneke: Tıpkı Nolan gibi Haneke’nin de yeni filmiyle ilgili pek bir bilgimiz yok. Haneke’nin 2016’da çekimlerine başlayacağı isimsiz filminin başrolünü Isabelle Huppert üstlenecek. Aktris daha önce Haneke’nin “Amour” ve “La Pianiste” filmlerinde oynamıştı. İşler yolunda giderse film 2017’de gösterilecek.

Brian De Palma: En son “Passion”ı çeken De Palma üç yıllık suskunluğunu Çin yapımı “Lights Out” ile noktalayacak. Çin’in sermayesiyle çekilecek filmin merkezinde doğal olarak Çinli bir kız olacak. Film bu kör Çinlinin başından geçen aksiyon dolu maceralara odaklanacak. Bakalım nasıl olacak.

Wes Anderson: Sonunda Anderson da yeni projesini açıkladı. Yetenekli yönetmen kariyerine bir animasyon filmiyle devam edecek. Bu animasyonun merkezinde bir köpek olacak. Animasyonun seslendirme castında Edward Norton, Jeff Goldblum, Bob Balaban ve Bryan Cranston yer alacaklar. Anderson animasyonu (stop-motion tekniğini) “Fantastic Mr. Fox” filminde ilk kez denemişti.

Wim Wenders: İlk 3D filmi “Every Thing Will Be Fine” ile olumsuz eleştiriler alan Wenders kariyerine gerilim filmi “Submergence” ile devam edecek. 2016 yılında çekilecek filmin başrolünde James McAvoy yer alacak. Film, Afrika’dayken teröristlerce kaçırılan İngiliz gazeteci James Moore’u merkeze koyup romantik ve gerilimli bir öykü anlatacak.

Michael Mann: “Blackhat” faciasından sonra Mann tekrar biofilmin sularına dönüyor. Enzo Ferrari’nin kariyerini ve ilişkilerini anlatacak bu filmin çekimlerine yazın başlanacak. Mann filmin başrolünü “Public Enemies”da çalıştığı Christian Bale’e teslim etti. Ona Ferrari’nin sevgilisi rolünde Noomi Rapace eşlik edecek. 2017 kışında gösterime girecek.
Danny Boyle
Danny Boyle: Gişede çok kötü bir şekilde batan “Steve Jobs” ile olumlu eleştiriler alan Boyle kariyerine “Porno” filmiyle devam edecek. “Trainspotting”in devamı olan bu film yazın çekilecek, 2017’de gösterime girecek. “Trainspotting”in castı korunacak; Ewan McGregor, Jonny Lee Miller, Robert Carlyle ve Ewen Bremner filmin başrollerini üstlenecekler.

Jacques Audiard: “Dheepan” ile ilk Altın Palmiyesini kazanan Audiard’ın sıradaki filmi “The Sisters Brothers” olacak. ABD’de İngilizce çekilecek filmin başrolünde John C. Reilly yer alacak. Film western türünde olacak. Çekimlere 2016’da başlanacak. Bakalım Audiard ilk Amerikan filminde nasıl bir performans ortaya koyacak.

Kategoriler
haber

Leonardo DiCaprio Seri Katil Olacak

Aylar önce Leonardo DiCaprio, Erik Larson’ın The Devil in the White City romanını okumuş, romandan da, romandaki başkarakterden de çok etkilendiğini açıklamıştı. Kitabı çok seven DiCaprio bu kitabın filmleştirilmesi için çalışmalarına başlamıştı. İlk olarak kitabın haklarını satın aldı. Sonra senarist ve yönetmen arayışlarına başladı. Filmin yönetmeni henüz bulunmadı ama senaristi bulundu. DiCaprio, senaristliği Graham Moore’a teslim etti. Moore gene DiCaprio’nun başrolünü üstleneceği The Imitation Game filminin senaryosunu da yazdı. Senaryo, henüz filme aktarılmayan senaryolar arasında en kalitelisi seçilmişti.

DiCaprio, The Devil in the White City filminde seri katil Doktor H. H. Holmes’ü canlandıracak. Kitap, Beyaz Şehirdeki İblis adıyla Inkilap Kitabevi Yayınları’nca Türkçe’ye kazandırılmıştı. Kitabın konusuysa şöyle:

Bir Mimarla Bir Seri Katilin Gerçek ve Dehşet Dolu Hikayesi

On dokuzuncu yüzyılın sonları, gözde şehir Chicago… Ünlü mimar Burnham ile acımasız seri katil Holmes’un yolları dönemin göz kamaştıran fuarı Beyaz Şehir’de kesişiyor. Fuarın göz alıcı hareketliliği içinde birbiri ardına kaybolan, yakılan, öldürülen insanların izini sürmek ise Dedektif Geyer’a düşüyor.
Bu kitap sadece heyecanlı bir gerilim romanı değil, aynı zamanda bugünkü Amerika’nın tarihsel ipuçlarını da barındıran etkileyici ve gerçek bir hikâye.