Kategoriler
haber

Robert Redford Oyunculuk Kariyerini Noktaladı

Geçen yıl The Old Man and the Gun‘ın çekimleri tamamlandıktan sonra Robert Redford‘un oyunculuğu bıraktığı açıklanmış ama aktör açıklamayı bir gün sonra yalanlamıştı. Bu durum bugün kesinleşti. Redford 58 yıldır sürdürdüğü oyunculuk yaşamını noktaladı. 81 yaşındaki aktör kariyerine yönetmenlikle devam etmeyi düşünüyor, ki bilindiği üzere Redford daha ilk filmi Ordinary People‘la yönetmen Oscar’ını kazanmış, bu filmden sonra sekiz filmi ve bir belgeseli yönetmişti. Redford’un oyunculuğuna dönersek… Usta aktör bu 58 yıla pek çok kaliteli, etkileyici film sığdırdı.

’65’e dek dizilerde rol alan Redford arka arkaya rol aldığı Natalie Wood‘lu Inside Daisy Clover ve Marlon Brando‘lu The Chase‘le çıkışa geçmişti. Etkileyici film The Chase‘i Woody Allen’ın çekmediği Woody Allen romantik komedisi Barefoot in the Park -ki çok eğlencelidir-, Paul Newman‘lı Butch Cassidy and the Sundance Kid westerni, Jeremiah Johnson, Newman’la tekrar buluştuğu The Sting, The Great Gatsby, Three Days of the Condor, All the President’s Men, Out of Africa, Havana takip etmişti. 2000’lerden önce epey üretken olan, bu filmlerde ve daha fazlasında döktüren Redford 2000’lere geçildiğinde daha az filmde yer alır oldu, oyunculuk yerine yönetmenliğe ve yıllardır devam ettirdiği Sundance Film Festivali‘ne (kendisi bu festivalin kurucusudur) ağırlık verdi. Lakin aktör diyalogsuz ve sadece 2-3 replikli All is Lost‘ta son döneminde en iyi performansını ortaya koymuştu. Aktör son yıllarda -ilk ve son süper kahraman filmi- Captain America: The Winter Soldier, A Walk in the Woods, Truth, Pete’s Dragon, The Discovery ve Our Souls at Night‘ta oynadı. Bir dönem üç filmde başrolü paylaştığı Jane Fonda‘yla Netflix filmi Our Souls at Night‘ta son kez çalışma fırsatını kaçırmamıştı.

Aktörün karşımıza çıkacağı son film The Old Man and the Gun olacak. Pete’s Dragon‘ın yönetmeni David Lowery‘le ikinci kez çalışan Redford’a bu filmde Casey Affleck, Sissy Spacek, Elisabeth Moss, Danny Glover, Tom Waits eşlik ettiler. Film Redford’un eski filmlerinin izinden gidip silah kullanmadan, nezaketini bozmadan bankaları arka arkaya soyan yaşlı bir soyguncuya odaklanıyor. Searchlight filmi 28 eylülde vizyona çıkaracak. Böylelikle aktörü perdede son kez izlemiş olacağız. Bu yıl bir diğer usta isim Clint Eastwood da oyunculuğa noktayı koyacak. Aktör şu sıralar The Mule adlı filminin başrolünü üstleniyor.

Kategoriler
bakınıztv

Haftanın Fragmanları: Sharp Objects, Suspiria, Widows, Bumblebee, Mortal Engines, Operation Finale, Old Man and the Gun vd

Stüdyolar yılın son dört ayında vizyona çıkaracakları filmlerinin ilk fragmanlarını arka arkaya yayınlıyorlar bu hafta. HBO’nun Sharp Objects dizisinin yeni fragmanı dahil bu hafta yayınlanan tüm fragmanları derledik.

First Man: La La Land filmiyle ödülleri silip süpüren genç yönetmen Damien Chazelle yeni filminde daha büyük bir bütçe ve daha fazla yıldız oyuncuyla çalışma şansını yakaladı. Neil Armstrong’un Ay’a ayak basışını ve öncesini konu alan biyografik film First Man’i Spotlight’ın senaristi Josh Singer kaleme aldı. Ryan Gosling’in başrolünü ve yapımcılığını üstlendiği filmde Claire Foy, Jason Clarke, Corey Stoll, Kyle Chandler, Ciaran Hinds, Brian James, Shea Whigham, Christopher Abbott gibi iyi oyuncular rol aldılar. Film ekimde vizyona girecek.

Bad Times at the El Royale: Martian filminin senaristi Drew Goddard altı yıl aradan sonra yönetmenlik koltuğuna oturup Bad Times…‘ı kotardı. 60’larda geçen noir-gerilim filmi olan bu film El Royale adlı otelde yolları kesişen yedi yabancı kişiye odaklanıyor. Goddard bu filmi için sağlam bir kadro oluşturmuş: Chris Hemsworth, Jon Hamm, Dakota Johnson, Jeff Bridges, Nick Offerman. Film ekimde vizyona girecek.

https://www.youtube.com/watch?v=SbrOMrjhyvI

Serenity: Matthew McConaughey bu yıl karşımıza bir değil, iki değil, üç farklı filmle çıkacak. Uyuşturucu ticaretini konu alan White Boy Rick‘in fragmanı birkaç gün önce yayınlandı. Bugün de Serenity‘nin fragmanı yayınlandı. Ünlü senarist Steven Knight’ın yazıp yönettiği bu film küçük bir adada geçen gerilim filmi. McConaughey’le Anne Hathaway’i ikinci kez buluşturan Serenity balıkçılıkla uğraşan bir kaptanı (McConaughey) merkeze koyuyor. John adındaki adam küçük adada yaşamına devam ederken gizemli bir kadın (Hathaway) çıkagelir, John’dan kötü kocasını (Jason Clarke) öldürmesini ister, olaylar gelişir. Film ekimde vizyona girecek.

The Girl in the Spider’s Web: Sony bir dönem epey konuşulan Ejderha Dövmeli Kız romanını David Fincher’a Rooney Mara ve Daniel Craig’in başrollerinde uyarlatmış ama elde edilen hasılat (232M$) Sony’i memnun etmeyince film devam ettirmemişti. Mara rolü tekrarlamayı çok istese de Sony düşük hasılat nedeniyle yola yeni yüzlerle ve yeni senaristler, yönetmenle (Fede Alvarez) devam etmeyi uygun görmüştü. David Lagercrantz’ın kaleme aldığı aynı adlı 4. romandan uyarlanan filmde ejderha dövmeli hacker Lisbeth’i bu kez Claire Foy, gazeteci Blomkvist’i Sverrir Gudnason oynarken Sylvia Hoeks, Lisbeth’in kötü kız kardeşini, Claes Bang filmin esas kötüsünü oynadılar. Stephen Merchant, Lakeith Stanfield, Cameron Britton ve Vicky Krieps de filmde rol aldılar. Bakalım Sony bu kez iyi bir hasılat elde edecek mi.

A Star Is Born: Birkaç on yılda bir yeniden çevrilen A Star Is Born (1937) filmini bu kez Bradley Cooper yeniden çevirdi. Cooper’ın geniş senarist grubunda yer alıp başrolünü Lady Gaga’yla paylaştığı bu film romantik-müzikal türünde olup klasik bir konuyu işliyor: Ünlü bir müzisyen bir barda denk geldiği, ünlü olmayan ama yetenekli olan bir kadını keşfeder, onu ünlendirir. Kadının yıldızı günden güne parlarken adamınki yaşlılık ve alkol nedeniyle sönmeye yüz tutar, bu durum çiftin ilişkilerini de etkiler. The Artist ve daha pek çok projede de işlenmişti bu konu. Fakat Cooper bu ilk filmiyle Spielberg’in takdirini kazanmayı başardı. Film ekimde vizyona girecek. Bu arada bu projenin yıllardır hazırlık aşamasında olduğunu, başrolün Leonardo DiCaprio, Russell Crowe, Tom Cruise, Christian Bale gibi pek çok aktöre teklif edildiğini, Beyonce’nin hamilelik nedeniyle projeden çekildiğini belirteyim.

https://www.youtube.com/watch?v=asX53aeBPJE

Sharp Objects: HBO ve Jean-Marc Vallee’nin işbirliği Big Little Lies‘ın ilk sezonundan sonra Sharp Objects uyarlamasıyla devam edecek. Gillian Flynn’in aynı adlı romanından uyarlanan bu mini dizi 8 temmuzda başlayacak. Amy Adams’ın başrolünü üstlendiği dizi BLL dizisi gibi cinayete, bu kez cinayet serisine, bir gazetecinin memleketine dönüp bu cinayetlerle ilgili bir yazı yazmaya çalışırken geçmişiyle de yüzleşmesine odaklanacak.

https://www.youtube.com/watch?v=1LRYX4fulUE

London Fields: 2015’te çekimleri tamamlanan bu film yönetmen Matthew Cullen’ın kendisinin bilgisi ve onayı olmadan filmin kurgusuna karışılması nedeniyle yapımcıları, yapımcıların da bazı sahnelerde rol almak istemeyen Amber Heard’ü dava etmeleri nedeniyle bir türlü vizyona girememişti. Çekimlerin tamamlanmasından üç yıl sonra film gösterime hazır durumda. Lionsgate filmi bu yaz vizyona çıkaracak. Roman uyarlaması olan London Fields herkesin öldürmek istediği Nicola Six adlı kadına odaklanıyor. Heard’e Billy Bob Thornton, Theo James, Jim Sturgess, Cara Delevigne, Jaimie Alexander, Jason Isaacs eşlik ettiler. Heard’ün çekimler sırasında sevgilisi olan, sonradan evlenip boşandığı Johnny Depp konuk oyuncu olarak filme dahil olmuştu.

Operation Finale: A Better Life filminin yönetmeni Chris Weitz’in yönettiği, Oscar Isaac, Ben Kingsley ve Melanie Laurent’li Operation Finale gerçek bir öyküyü konu alıyor. 2. Dünya Savaşı’nda Nazizm yenilince pek çok insanın katili olan Adolf Eichmann sırra kadem basar. Aradan geçen on beş yıldan sonra Peter Melkin ekibiyle birlikte Eichmann’ı bulmaya ve adaleti sağlamaya çalışır. Film, Eichmann’ın katliamlarına ve ajanların onu bulma çabalarına odaklanacak. Filmin kadrosunda Nick Kroll, Joe Alwyn, Haley Lu Richardson gibi tanıdık simalar da yer alıyor. Filmin ABD vizyon tarihi 14 eylül.

Mortal Engines: 1992 yılından beri Peter Jackson’la çalışan Christian Rivers kısa filmlerinden sonra geçen yıl kariyerinde ilk kez uzun metrajlı bir film için yönetmenlik koltuğuna oturdu. Jackson’ın LOTR serisinin senaristleriyle birlikte kaleme aldığı ve yapımcılığını üstlendiği Mortal Engines aynı adlı roman serisinden uyarlandı. Film kıyamet sonrası dünyada kentlerin tekerlekler ve motorlar sayesinde yürümesini, bu kentlerin birbirleriyle savaşmalarını işlerken genç bir kadının intikamına odaklanıyor. Jackson’la sıkça çalışan Hugo Weaving’in gene kötü rolde karşımıza çıkacağı bu filmde Hera Hilmar ve Stephen Lang de rol aldı. Filmi 14 aralıkta izleyebileceğiz.

The Old Man and the Gun: David Lowery-Casey Affleck işbirliği bu yıl The Old Man and the Gun filmiyle devam edecek. Fakat bu kez başrol Lowery’le Pete’s Dragon filminde çalışan Robert Redford’un. Bu film de gerçeklerden uyarlanmış, yaşlı bir adamın, Forest Tucker’ın arka arkaya pek çok bankayı gülümsemesinden ödün vermeden soymasını, polis John Hunt’ın onu yakalamaya çalışmasını konu alıyor. ABD’de ekimde vizyona girecek filmde Affleck ve Redford’a Tom Waits, Sissy Spacek, Danny Glover, John David Washington ve Elisabeth Moss eşlik ettiler. Filmin Redford’un rol aldığı son film olduğunu da belirtelim.

Suspiria: Dario Argento’nun klasik korku filmi Suspiria da yeniden çevrildi. Luca Guadagnino’nun yönettiği yeniden çevrimde Dakota Johnson, Tilda Swinton, Chloe Moretz, Mia Goth rol aldılar. Orijinal filmin başrolünü üstlenen Sylvie Testud bu filmde de karşımıza çıkacak. Diyaloglara yer vermeyen ilk fragman heyecanlandırdı. Bakalım Guadagnino “Benim için oksijenden farksız” dediği orijinal filmin üstüne neler ekleyecek. Film, ABD’de 2 kasımda vizyona girecek.

Widows: Sonbaharın tek yeniden çevrimi Suspiria değil. Widows da merakla beklenen yeniden çevrimlerden. Steve McQueen’in beş yıllık film arasını noktalayacak Widows aynı adlı diziden uyarlandı. Gillian Flynn’in kaleme aldığı filmde Viola Davis, Liam Neeson, Colin Farrell, Michelle Rodriguez, Daniel Kaluuya, Elizabeth Debicki, Robert Duvall, Jackie Weaver, Jon Bernthal, Carrie Coon gibi ünlü oyuncular rol aldılar. Kocalarının bir soygundan sonra polisle girdikleri çatışmada ölmeleri üzerine kadınların yarım kalan soygunu tamamlama çabalarını konu alan film ülkemizde 16 kasımda vizyona girecek.

https://www.youtube.com/watch?v=r56OkUHO73U

Friday’s Child: Peter Jackson’la çalışan Christopher Reeve yönetmenliğe geçer de yıllardır Terrence Malick’le çalışan kurgucu A.J. Edwards durur mu? Edwards geçen yıl çektiği Friday’s Child‘la yönetmenliği ilk kez deneyimledi. Tye Sheridan, Imogen Poots, Jeffrey Wright ve Caleb Landry Jones’un başrollerini üstlendiği film 18 yaşındaki bir gencin suç işlemesine ve âşık olmasına odaklanıyor. İlk fragmandan anlaşılacağı üzere Edwards ilk filminde Malick’in izinden gidiyor.

Bumblebee: Michael Bay’in başlattığı Transformers serisi Bumblebee adlı spin-off filmle devam ediyor. Christina Hodson’ın kaleme aldığı, Travis Knight’ın yönettiği bu film serinin diğer filmlerinden farklı olarak geçmişte, 1987’de geçip genç bir kızla Bumblebee’nin arkadaşlığını konu alıyor. Filmin başlıca rolleri Hailee Steinfeld, John Ortiz, John Cena, Kenneth Choi’nin. Film ülkemizde 21 aralıkta vizyona girecek.

Kategoriler
haber

Light of My Life: Casey Affleck Yazacak, Yönetecek, Oynayacak

Manchester by the Sea‘deki performansıyla Oscar adaylığını kapan aktör Casey Affleck kariyerinin ilk kurmaca filmi Light of My Life‘ın hazırlıklarını tamamlamak üzere. 2010’da gösterime giren belgesel türündeki I’m Still Here‘le ilk kez yönetmenlik koltuğuna oturan Affleck bu filmden yedi yıl sonra bu kez kurmaca bir öykü için yönetmenlik koltuğuna oturacak. Senaryosunu tek başına yazdığı bu filmin başrolünü de kendisi üstlenecek. Yani Affleck ağabeyi Ben Affleck’in izinden gidip kaleme aldığı filmin yönetmenliğini de, başrolünü de üstlenecek. Affleck çekimlere Oscar’dan hemen sonra, bu ayın sonlarına doğru başlayacak. Light of My Life bir babayla (Affleck) kızının (Anna Pniowsky) ormanda mahsur kalmalarından sonra hayatta kalmaya çalışmalarına odaklanacak.

Aktörü bu yıl yönetmen David Lowery’le ikinci filmi A Ghost Story‘de izleyeceğiz. Affleck, Lowery’nin soygun filmi The Old Man and the Gun‘da da rol alacak. Kaleme aldığı, ama henüz yönetmeni belli olmayan gerilim filmi Villain‘ın da başrolünü üstlenmeyi planlıyor.

Kategoriler
haber

David Lowery, Casey Affleck ve Rooney Mara’dan Yeni Bir Film Geliyor

2013’te vizyona giren bağımsız film Ain’t Them Bodies Saints‘in yönetmeni David Lowery bu filminin başrol oyuncuları Casey Affleck ve Rooney Mara’yla birlikte bu yaz gizlice bir film çekti. Lowery’nin adı açıklanmayan bu filmi de bağımsız bir film. “Küçük, çok küçük bir film yapmak istedim. Henüz ne olduğunu bilmiyorum, bu yüzden de biraz korkuyorum,” diyen Lowery eskiden olduğu gibi tanıdığı kişilerle bir araya gelip bir film yapmak istemiş ve Affleck ve Mara’yla birlikte bu filmi yapmış. Ne yazık ki Lowery filmin konusu hakkında bir açıklama yapmadı. Filmin post prodüksiyon işlemleri devam ederken Lowery diğer filmi The Old Man and the Gun‘ın hazırlıklarını tamamlamış durumda. Bu filmin de başrolü Affleck’in. Aktöre Robert Redford ve Sissy Spacek eşlik edecekler. Çekimlere yakında başlanacak.

 

Kategoriler
haber

Robert Redford Bağımsız Filmler Çekmeye Devam Edecek

Geçtiğimiz haftalarda bağımsız filmleri gösteren ve bu filmlerin yapımcılara ulaşmalarını sağlayan Sundance Film Festivali’nin kurucu başkanı Robert Redford’un Marvel’ın çekimlerine başladığı “Captain America 2” filminde rol alacağı haberi basına yansımıştı. Bağımsız filmlerde kariyerine devam eden Redford’un böylesi bir gişe filminde rol alacak olması tabi ki şaşırtıcı idi. Şu sıralar bu filmin çekimlerine devam eden Redford bu filmden sonra kotaracağı projesini de belirledi.
redford-4
Aktör/yönetmen bağımsız yönetmenlerle çalışmaya devam edecek. En son J.C. Chandlor’ın diyalogsuz “All Is Lost”unda rol alan Redford bu sene David Lowery ile çalışacak. Lowery, Rooney Mara ve Casey Affleck’li “Ain’t Them Bodies Saints” filmini çekmiş, ocak ayında Sundance’te göstermiş ve olumlu eleştiriler almıştı. Hatta bu filmdeki başarısından sonra Disney’e terfi etmiş, “Pete’s Dragon” filminin yeniden çevrimi için stüdyoyla anlaşmıştı. Lowery’nin diğer projesi ise “The Old Man and the Gun” adını taşıyor ve David Grann’ın aynı adlı makalesinden uyarlanıyor. Lowery önce “The Old Man and the Gun”ı kotaracak. Belirttiğimiz gibi Redford da başrolü üstlenecek. Redford’un yönetmenliğe devam edip etmeyeceği ise şimdilik bilinmiyor.