Theeb: Arap Sineması ve Büyüme Hikayeleri

Haktan Kaan İçel, İstanbul Film Festivali'nde gösterimi yapılan Theeb'i yazdı....

Venedik film festivali’nde keşif bölümünde en iyi yönetmen ödülüyle dönen Birleşik Arap Emirlikleri – Katar ve Ürdün ortak yapımı bu film, dünyadaki çeşitli film festivallerinde adaylıkları ve aldığı ödüllerle dikkat çekmeyi başardı. Arap filmlerinin sinemada çok dikkat çekmediğini düşündüğümüzde, yakın zamandaki Wadjda’yı bir kenara atarsak önemli bir başarı olarak kayıtlara geçti.theeb

Filmin konusuna değinelim. Theeb, ailesinin erkekleriyle çölde bir kervanda yaşayan bir çocuktur. Bulundukları bölgeye bir aile dostu ve yanında da belirli bir noktaya gitmek isteyen İngiliz bir askerin gelmesiyle sıradan yaşantıları bir anda hareketlenir. Theeb’in ağabeyi Hussein bu iki kişiye rehberlik edecektir. Ancak Theeb yetişkinlerin dünyasına özenmesinden kaynaklı olarak ağabeyinin peşinden gider. Böylece bu dörtlü tehlikeli bir yolculuğa çıkarlar.

Theeb bir büyüme hikayesi olarak özetlenebilir. Yazımızın başında da bahsettiğim Wadjda filmi de bir büyüme hikayesini konu alıyordu. Arap sinemasının bu beklenmedik çıkışının bu büyüme hikayelerine borçlu olduklarını açıkça söyleyebiliriz. Tabii her çocuk aynı koşullarda büyümüyor. Bu hikayedeki Theeb çölün ortasında daha vahşi bir dünyanın içinde büyümeye çalışıyor. Çıktığı bu beklenemedik yolculuğun içinde kısa bir sürede yetişkin bir erkeğe dönüşmek zorunda bırakılıyor. Çünkü filmin içinde de bolca geçen “Büyük balık, küçük balığı yer” lafı bu dünyanın bir numaralı felsefesini oluşturuyor.theeb-003

Filmin başında Theeb’in İngiliz askerine karşı ilgisi ve onun yanında taşıdığı eşyalarının gizemi ana karakterimiz Theeb için tam bir muamma olduğundan bir merak kaynağı yaratıyor. İngiliz askerinin çocukla ilişkisi başta dostça gelişecek bir yakınlığın habercisi gibi görünürken, bir anda eşkiyaların hikayeye dahil olmasıyla ters köşe yaparak alakasız noktalara ulaşıyor. Bu da filmin fragmanlarında vurgulanan konuyla alakasız bir film izlediğimiz izlemini vermeye başlıyor.

Hikayeye dahil olan eşkiyalarla beraber film maceralı bir yol filminden bir anda hayatta kalma mücadelesi filmine dönüşüyor. Bunun neticesinde de hikaye bir anda zayıflıyor. Varmak istenen noktanın muğlak olması sonucunda Theeb’in hayatın acımasızlıklarına ayak uydurmak zorunluluğuyla tıkanan hikaye bir türlü açılamıyor. Maalesef hikaye bakımından sınıfta kalıyor.Theeb-2

Görsel öğelerin de yeterli seviyede kullanılmaması sonucunda ne göze, ne akla hitap eden bir film ortaya çıkıyor. Sadece kendi halinde bir denemeyle sınırlı kalan filmin aslında bir dönem filmi olduğu gerçeği ise Osmanlı askerlerinin son on dakikada filme dahil olmasıyla anlaşılıyor.

Sonuç olarak Theeb beklentileri karşılayamayan ve katıldığı festivallerde biraz abartılmış bir film olarak akıllarda kalıyor. Düz bir yol filmi de diyebileceğimiz Theeb, elindeki malzemeyi heba ederek sadece Arap filmi olmasıyla akılda kalacak bir film olarak sinema dünyasındaki yerini alıyor.

kategori:
haber

ilgili