Vavien Yapmayı Bilmeyen Adam


vavien-film.jpg

İlk önce Engin Günaydın’ın son projesi olarak lanse edildi. Sonra kameraarkasında Taylan kardeşlerin olacağı öğrenildi. Oyuncu kadrosu da netleşince beklentiler gelişti ve en nihayetinde Vavien, 18 Aralık 2009 tarihinde gösterime giriyor.

Senarist Engin Günaydın’ın yıllardır komik rolleriyle hatırlanması (kendisi ayrıca bir süre mizah dergisi Uykusuz’da yazdı) ve oyuncularının bir çoğunun (Binnur Kaya, Settar Tanrıöğen, İlker Aksum) hala güldüren tiplemelerle anılıyor olması nedeniyle filmin ilk başta bir komedi olacağı düşünüldü. Ancak gerek Engin Günaydın’ın söylemleri gerekse setten gelen bilgilerle olay netleşti, film bir kara-komedi olacaktı. Ancak yine de Engin Günaydın “İzleyicinin gülmesini hedefliyorum” diyordu.

Buraya kadar filmin öncesi, şimdi filmin kendisine geçelim.

Tokat, Erbaa’da yaşayan elektrikçi Celal, filmin ‘kafasındakileri gördüğümüz’ adamı. Eşi ve andaval olduğunu düşündüğü ergen çocuğuyla birlikte monoton bir hayat sürmektedir. Ara sıra “bir okul ihalesi var, elektrik işlerini biz yapacağız” bahanesiyle Samsun’a gidiyor. Samsun’da ise takıntılı bir aşk beslediği bir pavyon kadını var. Ama aşkı belli ki karşılıklı değil. Para istiyor Celal’den. Celal de gidip karısının kendisinden sakladığı-nı sandığı- paralardan bir deste alıp kadına veriyor. Kadın ona yüz vermese de aklı hâlâ orada Celal’in. Bir yanda yuvası, bir yanda Samsun’daki umutsuz aşkı, gidip geliyor. İki hayat arasında savruluyor Celal.

Filmin ismini aldığı vavien, bir elektrik terimi. Tekniğine girmeden anlatalım, bir anahtardan açtığın ışığı başka bir yerdeki ikinci bir anahtardan kapatmaya yarıyor bu vavien. Yani bir düzeneği, iki ayrı yerden idare etmeye. Celal’den filmin bir sahnesinde vavien yapması isteniyor ve kendisi “Vavien yapmasını bilmiyorum ben” diyor. 20 yıllık elektrikçi ama vavieni bilmiyor. Karısıyla da tartışmasını sağlayan bu konu, Celal’in durumunu özetlemesi için filme koyulmuş elbet. Bir yanda aile hayatı, eşinin saklanmış paraları ve diğer yanda gizli aşkı. Celal bu iki hayatı nasıl idare edeceğini bilmiyor. Kendini sıkışmış hissettiği hayatla kafasında planladığı hayat arasındaki vavieni kuramıyor; birisini açıp diğerini kapatamıyor. Yani, her iki anlamda da, vavien yapmasını bilmiyor. Ve bu durum Celal’i planlar yapmaya itiyor. İşte bu andan da itibaren senaryo meramına dönmeye, filmimiz de siyaha çalmaya başlıyor.

Engin Günaydın, henüz ilk denemesi olmasına rağmen gariplikle trajediyi harmanlayan senaryosuyla başarılı olarak adledilebilir. Yönetmen Taylan kardeşler ise filme “sinema duygusu” ekleme konusundaki yetilerini akıllardan kolay çıkmayacak birkaç nefis planla süslemiş. Ama bütün bunların dışında, şaşırtıcı olmayacak bir şekilde, bir oyunculuk filmi Vavien. Özellikle belli başlı rollerde oynayan Engin Günaydın, Settar Tanrıöven, Serra Yılmaz ve Ercan Kesal (Üç Maymun’dan hatırlıyoruz) gibi isimler başarılı performanslarıyla filmi akıtıyorlar. Ancak iki isme ayrıca değinmek gerekiyor. Birincisi, her geçen projede insanları şaşırtmaya ve kendine hayran bırakmaya devam eden Binnur Kaya. Celal’in karısı rolünde filmin en iyi performansı kendisine ait. İkincisi ise filmde yer aldığı ufacık sahnelerde bile döktürmeye doyamayan yan rollerin vazgeçilmez oyuncusu İlker Aksum. Filmde neredeyse yarım dakikalık bir sahnesinde bile insanları perdeye kilitleyen Aksum’un, artık bir sinema filminde başrol olarak oynamasının vakti geldi de geçiyor bile.

Elbette ki aksak yönleri, gereksiz bulunabilecek sahneleri, karakterleri ve filmin irtifa kaybettiğini düşündürecek senaryo hamleleri var Vavien’in. Ancak Günaydın’ın ilk senaryosu oluşu ve başarılı oyunculukları ile film, Türkiye sineması adına yüzümüzü güldürmeyi başarabiliyor. Ve sanırım böylece Engin Günaydın da hedefine ulaşmış oluyor.


7 responses to “Vavien Yapmayı Bilmeyen Adam”

  1. “Türkiye sineması adına yüzümüzü güldürmeyi başarabiliyor” sözü, nasıl ki filmin irtifa kaybettiğini düşündüğümüz yerler varsa, tıpkı onlar gibi sizin sinemaya bakışınızında ciddi irtifa kaybında olduğunu gösteriyor.

    Film gerçek bir yoksunluk sergiliyor,başından sonuna kadar.Sonu kötü diyerek kendini kandırmak isteği olduğu aşikar ; ancak şöyle bir gerçek te var ki,Engin Günaydın severler büyük beklentilerinin yokolmuş olmasını hazmedemiyorlar bence.

    Film için başka bir görüşe bile gerek yok berbat senaryo,cehalet akıyor…görünyüler asla doyurucu değil…Güzelim doğadaki rengi bile göremiyorsun…Ciddi görüntü detayları atlanmış,vizyon dar… Bazı cast seçimleri inanılmaz başarısız ( örn. Serra Yılmaz )

    Oyunculuğa gelince, Binnur Kaya ve İlker Aksum’um başarıları olmasaymış, daha da acınacak hale gelecekmiş…Engin Günaydın ise oyunculuk konusunda yeni bir şey kanıtlamıyor,oynamış,yazamamış…bad luck..!

  2. “Türkiye sineması adına yüzümüzü güldürmeyi başarabiliyor” sözü, nasıl ki filmin irtifa kaybettiğini düşündüğümüz yerler varsa, tıpkı onlar gibi sizin sinemaya bakışınızında ciddi irtifa kaybında olduğunu gösteriyor.

    Film gerçek bir yoksunluk sergiliyor,başından sonuna kadar.Sonu kötü diyerek kendini kandırmak isteği olduğu aşikar ; ancak şöyle bir gerçek te var ki,Engin Günaydın severler büyük beklentilerinin yokolmuş olmasını hazmedemiyorlar bence.

    Film için başka bir görüşe bile gerek yok berbat senaryo,cehalet akıyor…görünyüler asla doyurucu değil…Güzelim doğadaki rengi bile göremiyorsun…Ciddi görüntü detayları atlanmış,vizyon dar… Bazı cast seçimleri inanılmaz başarısız ( örn. Serra Yılmaz )

    Oyunculuğa gelince, Binnur Kaya ve İlker Aksum’um başarıları olmasaymış, daha da acınacak hale gelecekmiş…Engin Günaydın ise oyunculuk konusunda yeni bir şey kanıtlamıyor,oynamış,yazamamış…bad luck..!

  3. Teşekkürler yorumunuz için. Bilememişim demek ki. Sinemaya bakışımın eski irtifasına kavuşması için oturup tanrıyla konuşmam lazım sanırım :)

  4. Teşekkürler yorumunuz için. Bilememişim demek ki. Sinemaya bakışımın eski irtifasına kavuşması için oturup tanrıyla konuşmam lazım sanırım :)

Leave a Reply